Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 15 Haziran'ın "Dünya Yaşlı İstismarı Farkındalık Günü" ilan edilmesiyle, yaşlı bireylerin maruz kaldığı istismar, ihmal ve kötü muameleye karşı toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Uzmanlar, dünya nüfusunun hızla yaşlanmasıyla birlikte yaşlı istismarının önümüzdeki yıllarda daha büyük bir küresel sorun haline gelebileceğine dikkat çekiyor.

2030'da yaşlı nüfus gençleri geçecek

BM'nin 2026 yılı teması "Farkındalığın ötesinde: Yaşlı istismarının önlenmesini işler hale getirmek" olarak belirlenirken, dünya genelinde 60 yaş ve üzerindeki nüfusun 2019-2030 döneminde 1 milyardan 1,4 milyara ulaşarak ilk kez genç nüfusu geride bırakması bekleniyor. Yaşlı nüfustaki en hızlı artışın ise gelişmekte olan ülkelerde yaşanacağı öngörülüyor.

Her 6 yaşlıdan biri istismara uğruyor

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ), 28 ülkede gerçekleştirilen 52 araştırmayı kapsayan verilerine göre, 60 yaş ve üzerindeki her 6 kişiden biri yaşamının bir döneminde istismara maruz kalıyor.

Fiziksel, psikolojik ve ekonomik istismarın yanı sıra ihmal de yaşlılara yönelik en yaygın kötü muamele biçimleri arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar, birçok vakanın bildirilememesi nedeniyle gerçek rakamların açıklanan verilerin üzerinde olabileceğini belirtiyor.

2050'de mağdur sayısı 320 milyona çıkabilir

Dünya genelinde yaşlı nüfusun hızla artması nedeniyle, mevcut istismar oranları değişmese bile mağdur sayısının ciddi şekilde yükseleceği tahmin ediliyor.

Yaylalarda göçer hareketliliği başladı
Yaylalarda göçer hareketliliği başladı
İçeriği Görüntüle

DSÖ verilerine göre, 2050 yılında 60 yaş ve üzerindeki nüfusun 2 milyara ulaşmasıyla birlikte yaşlı istismarı mağdurlarının sayısının yaklaşık 320 milyona çıkabileceği öngörülüyor.

Fiziksel ve psikolojik etkileri ağır oluyor

Uzmanlara göre yaşlı istismarı; fiziksel yaralanmaların yanı sıra depresyon, bilişsel gerileme, ekonomik kayıplar, sosyal izolasyon ve erken ölüm gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor.

İstismara maruz kalan yaşlı bireylerin yaşadığı travmaların etkileri uzun yıllar devam edebiliyor ve iyileşme süreçleri oldukça zor ilerliyor.

Önleyici çalışmaların güçlendirilmesi gerekiyor

BM ve DSÖ, yaşlı istismarının önlenebilmesi için bakım veren kişilere yönelik destek programlarının yaygınlaştırılması, mali istismara karşı koruyucu uygulamaların geliştirilmesi, yardım hatlarının güçlendirilmesi ve acil barınma hizmetlerinin artırılması gerektiğini vurguluyor.

Özellikle sağlık ve sosyal hizmet kurumlarının koordineli çalışmasının önemine dikkat çekilirken, yaşlanan nüfusla birlikte engellilik oranlarının da artması nedeniyle yaşlanma ve engellilik alanlarında yürütülen çalışmaların birlikte ele alınmasının kritik olduğu ifade ediliyor.

Kaynak: AA