Sudan Ordusu (SAF) ile RSF arasındaki çatışmalar, ülkenin birçok bölgesinde sivillerin hedef alındığı, kitlesel yerinden edilmelerin ve insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir savaşa dönüştü.
Kriz nasıl başladı?
1989’da askeri darbe ile iktidara gelen Sudan’ın eski Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir, 2003’te Darfur bölgesinde çıkan isyanı, Cancavid milislerini kullanarak kanlı bir şekilde bastırmıştı. Cancavid milislerinin oluşturduğu bugünkü HDK, iktidara yönelik olası tehditleri önleme adına, orduya paralel bir güç olarak tasarlandı.
2018’de El Beşir aleyhine başlayan sokak gösterileri sırasında cumhurbaşkanını korumaya devam eden HDK, sonrasında Sudan ordusuyla iş birliği yaparak 2019’da El Beşir’in devrilmesinde rol oynadı.
Geçici Askeri Konseyin başkan yardımcılığına getirilen HDK lideri “Hımidti” lakaplı Muhammed Hamdan Dagalu, Ağustos 2019’da asker-sivil ortaklığındaki yeni yönetimde ikinci adam haline geldi. 2021’de dönemin Geçici Askeri Konsey Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve Dagalu, darbeyle yönetimdeki sivilleri tasfiye etti.
Savaşı tetikleyen durumlar
Ordu ve HDK’nin güç paylaşımı konusunda anlaşmaya varamamasının ardından Nisan 2023’te başlayan çatışmalar, kısa sürede iç savaşa dönüştü. Öte yandan El Beşir döneminden bu yana Darfur ve Kurdufan’daki zengin altın madenlerini de kontrol eden HDK, zamanla mali kaynaklarının da etkisiyle önemli bir aktör haline geldi.
12 milyon kişi göçebe
Ülke genelinde 12 milyonu aşkın kişi yerinden edildi. Gıda ve sağlık krizi ciddi boyutlara ulaştı; El Fasher ve Kadugli bölgeleri açlık (famine) tehlikesiyle karşı karşıya. Hastaneler bombalanıyor, sağlık sistemi çöküyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), El Fasher’deki iddia edilen toplu katliamlar ve tecavüz vakaları için soruşturma başlattı. BM Genel Sekreteri, çatışmanın kontrolden çıktığını duyurdu.
Siviller, özellikle çocuklar açlık, hastalık, bombardıman ve yerinden edilme gibi çoklu risklerle karşı karşıya. Kamp koşulları çok kötü; su, gıda ve sanitasyon yetersiz. Yardım ulaştırılması güvenlik sorunları ve lojistik engeller nedeniyle ciddi şekilde kısıtlı.
Sudan’daki kriz sadece ülke içi kalmıyor; komşu ülkelerde sığınmacı akını, bölgesel istikrarsızlık ve silah akışı riski doğuyor. Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu’na kadar uzanan jeopolitik etkiler görülüyor.





