Genellikle genç yaşlarda başlayan; el, koltuk altı, ayak ve yüz bölgesinde kontrolsüz şekilde ortaya çıkan aşırı terleme, çoğu zaman masum bir kişisel yapı veya heyecan belirtisi olarak görülse de aslında tıbbi bir hastalık. Medicana Ataköy Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü'nden Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, yaşamı kabusa çeviren bu rahatsızlığın tedavisinde cerrahi seçeneklerin ulaştığı başarı oranlarını paylaştı.

Geçici yöntemler yetersiz kaldığında cerrahi devreye giriyor

Aşırı terleme tedavisinde ilk aşamada ter önleyici losyonlar, düşük akımlı elektrik tedavileri (iyontoforez), botoks enjeksiyonları ve bazı sistemik ilaçların kullanıldığını belirten Prof. Dr. Demirkaya, bu yöntemlerin sınırlarına dikkati çekti:

"İleri düzey el ve koltuk altı terlemesi yaşayan hastalarda medikal yöntemlerin etkisi maalesef sınırlı veya geçici kalabiliyor. Günlük yaşam konforunu ve iş performansını hiçbir şekilde sağlayamayan, yaşam kalitesi belirgin biçimde bozulan bu hastalarda cerrahi tedavi oldukça etkili ve kalıcı sonuçlar sağlıyor."

Türkiye'de obezite alarmı: Her 5 kişiden biri obez
Türkiye'de obezite alarmı: Her 5 kişiden biri obez
İçeriği Görüntüle

30 dakikalık kapalı ameliyatla (ETS) kesin çözüm

Hiperhidroz cerrahisinde dünyada en sık uygulanan güvenli yöntemin Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS) olduğunu ifade eden Prof. Dr. Demirkaya, operasyonun detaylarını şu şekilde aktardı:

  • Kapalı ve Hızlı Müdahale: Genel anestezi altında, göğüs boşluğundan açılan milimetrik küçük kesiler yardımıyla tamamen kapalı (endoskopik) yöntemle yapılır. Ameliyat ortalama 30 ila 45 dakika sürer.
  • Etki Anında Başlıyor: Aşırı terlemeye neden olan ve ter bezlerini kontrol eden sempatik sinir zincirine müdahale edilir. Şiddetli avuç içi, koltuk altı ve yüz terlemelerinde başarı oranı çok yüksektir. Birçok hastada ameliyat sonrası eller, daha hasta operasyon masasındayken saniyeler içinde kuru ve sıcak hale gelir.
  • Aynı Gün Taburcu: Minimal invaziv (küçük kesili) bir teknik olduğu için hastaların büyük kısmı ameliyatın yapıldığı gün taburcu edilerek günlük hayatına hızla dönebilir.

"Doğru hasta seçimi ve refleks terleme riski önemli"

Cerrahi planlamadan önce aşırı terlemenin altında yatan tiroit hastalıkları, enfeksiyonlar, menopoz veya metabolik rahatsızlıkların olup olmadığının kan testleriyle mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Demirkaya, hastaların ameliyat öncesi bilmesi gereken kritik bir detaya da değindi:

"ETS operasyonu sonrasında bazı hastalarda vücut, terleme dengesini kurmak adına sırt, karın veya bacak bölgelerinde 'kompansatuvar' (refleks) terleme geliştirebilir. Çoğu hastada bu durum hafif veya orta düzeyde seyreder, nadiren yaşamı etkiler. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastayla bu durumu detaylıca konuşarak gerçekçi beklenti yönetimi yapmak tedavi sürecinin en önemli parçasıdır."

Kaynak: AA