On bir ayın sultanı Ramazan’ın gelişiyle birlikte Van’da iftar sofralarının bereketi evlere konuk olurken, değişen beslenme düzeni sağlık ve kilo kontrolü süreçlerini de beraberinde getirdi. Uzun süreli açlıkların ardından kurulan zengin sofralar, doğru tercihler yapılmadığında metabolizma üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor.
Yurttaşların bu kutsal ayı hem bedensel bir arınma hem de sağlıklı bir geçiş süreci olarak değerlendirmesi gerektiğini belirten Van Diyetisyenler Derneği Başkanı Rümeysa Altın, sahurdan iftara kadar dikkat edilmesi gereken hayati kuralları Vanhaber.tr’ye özel olarak değerlendirdi.
Kilo alımını engelleyen temel kural
Ramazan’da kilo alımını engelleyen en temel kurala değinen Altın, enerji dengesinin önemini şu sözlerle vurguladı: “Enerji dengesini korumaktır. Uzun süreli açlığı iftarda aşırı ve hızlı besin tüketimiyle telafi etmemek, porsiyon kontrolü sağlamak ve iftarı kademeli planlamak temel ilkedir.”
Metabolizmayı koruma stratejileri
Uzun süreli açlıkta metabolizmanın yavaşlamasını önlemek için yapılması gerekenleri açıklayan Altın, öğün planlaması hakkında şunları söyledi: “İftar ve sahurda yeterli protein alımı, kompleks karbonhidrat tercihleri ve düzenli hafif fiziksel aktivite metabolik hızı korumaya yardımcı olur. Öğün atlamak yerine dengeli iki ana öğün planlanmalıdır.”
Van Diyetisyenler Derneği Rümeysa Altın
Formu korumak için tatlı tercihi
Formu korumak adına tatlı tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirten Altın, tercih edilmesi gereken türleri şöyle sıraladı: “Şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve bazlı tatlılar tercih edilmeli; haftada 1–2 kez, küçük porsiyonlarla sınırlandırılmalıdır. Ama biz yine de mümkün olduğunca tüketmemenizi öneriyoruz.”
İftar sofralarındaki gizli tehlikeler
Farkında olmadan kilo aldıran besinlere ve çay saati kültürüne dikkat çeken Altın, yurttaşlara şu uyarılarda bulundu: “Kızartmalar, hamur işleri, şerbetli tatlılar, şekerli içecekler ve kontrolsüz kuruyemiş tüketimi yüksek enerji yoğunluğu nedeniyle fark edilmeden fazla kalori alımına yol açar. Özellikle kültürümüzde yaygın olan çayın yanındakiler maalesef göründüğü kadar masum değildir ve bu kültürü sağlıklı besinlerle değiştirmemiz gerektiğini özellikle belirtmek isterim; örneğin lokum, şeker yerine 1-2 adet hurma, 1 büyük kâse çekirdek yerine daha küçük porsiyonlu çekirdek tüketimi gibi bazı küçük görünen ama katkısı çok büyük olan değişimler düzenlenmelidir.”
Yağ yakımı ve risk grubu uyarıları
İftardan sonraki fiziksel aktivitenin önemini ve oruç tutarken dikkat etmesi gereken grupları belirten Altın, açıklamasını şu ifadelerle noktaladı: “İftardan 1–1,5 saat sonra yapılan 30–45 dakikalık tempolu yürüyüş glisemik kontrolü iyileştirir ve yağ oksidasyonunu destekler. Gebeler, emziren kadınlar, kronik hastalığı olanlar, ileri yaş grubu ve yeme bozukluğu öyküsü bulunan bireyler zayıflama odaklı diyet uygulamalarından kaçınmalıdır.”




