Van’da kronikleşen otopark yetersizliği kent genelinde trafiği kilitlerken, iş dünyası temsilcileri plansız yatırımlar ile cadde ve kaldırımların kontrolsüz işgal edilmesinin sürücüleri park yeri aramaya zorladığını, bunun da yoğunluğu artırdığını belirtiyor. Kentin nefes alabilmesi için otopark sorununun geçici değil, kalıcı çözümlerle ele alınması gerektiği vurgulanırken; hızla artan araç sayısı ve yetersiz altyapının merkezi arterlerdeki tıkanıklığı derinleştirdiği ifade ediliyor.

Kent merkezindeki büyük kamu yatırımlarında otopark ihtiyacının göz ardı edilmesi, bölgedeki trafik yükünü ciddi ölçüde artırıyor. Özellikle yenilenen Kültür Sarayı ve Hazreti Ömer Camisi gibi kritik yapıların altının otopark olarak tasarlanması durumunda trafiğin rahatlayacağı belirtiliyor. Uzmanlar, kalıcı çözüm için projelerin öngörülü bir şehir planlamasıyla ele alınması ve kamu ile vatandaşın ortak hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyor.

“Van’da makro trafik planı şart”

Van’ın yaşanabilir bir kent olabilmesi için öncelikle trafik ve otopark sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirten DOĞUSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Erbay, “Van’ın gerçekten yaşanılabilir bir kent olabilmesi için öncelikle trafik sorununun ve cadde üzerindeki park işgallerinin çözülmesi gerekiyor. Bazı esnaflar kaldırımları işgal ediyor; caddeye eşya ve masalarını koyuyor, bu da trafiği felç ediyor. Kentin makro trafik planı ivedilikle hazırlanmalı. Gereksiz trafik ışıkları ve plansız kavşaklar araçların kilitlenmesine yol açıyor. Yeni yollar açalım, trafiğe kapalı yolları gözden geçirelim ve parkomat sistemini düzenleyelim; aksi halde vatandaş mağdur oluyor,” ifadelerini kullandı.

Müslüm Erbay

"Hazreti Ömer Camisi'nin ve Kültür Sarayı'nın altı otopark olmalıydı"

Kent merkezinde devam eden büyük kamu yatırımlarında otopark sorununun göz ardı edilmesini eleştiren Erbay, “Kentteki kamu yatırımlarının çok öngörülü olmadığını söyleyebilirim. Van’ın merkezinde Kültür Sarayı binası yenileniyor. Burası 20 bin metrekarelik bir alan ve kentin göbeği. Trafiğin felç olduğu bir bölgede bu yatırımı yapıyorsunuz. Binanın altına iki katlı bir otopark yapsaydınız 40 bin metrekarelik bir alan kazanırdınız. Bu bölgenin trafiğini rahatlatmış olsaydınız daha iyi olmaz mıydı? Ben yatırıma değil, öngörüsüz yatırıma karşıyım,” dedi.

İpekyolu Belediyesi'nden Sanat Sokağı'nda çevre temizliği farkındalığı
İpekyolu Belediyesi'nden Sanat Sokağı'nda çevre temizliği farkındalığı
İçeriği Görüntüle

Benzer şekilde Hazreti Ömer Camisi inşaatına da dikkat çeken Erbay, bu tür büyük yapıların altına acilen otopark yapılması gerektiğini savunarak, “Hazreti Ömer Camisi’nin altı iki katlı otopark olmalıydı. Siz bu yatırımları yaparken kaç tane toplantı yaptınız? Küçük bir sağlık ocağı yapılırken bile halk toplantıları yapılır, halka danışılır. Sorunları en iyi bilen ve yaşayanlar o kentin vatandaşlarıdır,” şeklinde konuştu.

“Otogar ve Sebze Hali konumu trafiği çözmüyor, aksine kilitleyecek”

Yıllardır beklenen otogar ve sebze hali gibi devasa yatırımların konumunun trafik sorununu artıracağı uyarısında bulunan Erbay, “Bu yatırımları Erciş yolu tarafına götürürken, otogara ve sebze haline her gün gelen araçlar hangi yolu kullanacak? Tuşba, İpekyolu ve Van’ın merkezi Cumhuriyet Caddesi dahil herkes üniversite yolunu kullanacak. Trafiği çözdünüz mü? Hayır. Yatırımı değil, konumunu eleştiriyorum ve doğru bulmuyorum,” dedi.

Erbay’a göre bu iki yatırımın ideal konumu, trafik dağılımını sağlayacak farklı bir noktada olmalıydı: “Şehirlerarası terminal binası ve sebze hali binası Erciş yolunda değil, Hacıbekir Mahallesi’nin yukarısındaki çevre yolunun üstünde, Şuşanis düzlüğü dediğimiz Erek Dağı’nın eteklerinde olmalıydı. Böyle olsaydı sabah akşam gelen araçlar her yöne dağılabilirdi ve şehrin trafiği en az yüzde 15 oranında rahatlardı.”

Erbay sözlerini; sadece günü kurtaran değil geleceği de düşünen, teknik şartlara uygun ve halka danışılarak yürütülen şeffaf bir yatırım süreci çağrısıyla noktaladı.

Muhabir: SEMİH SARMA