Van’da Kuçe Band grubunun, Geleneksel Halk Ezgileri temalı konseri, dinleyicilerden büyük ilgi gördü. Sabır Erdinç, Faruk Acar, Demhat Çelebioğlu, Farzam Abdollahi, Abdullah Aydoğan isimli beş kişilik grup, sahnede yalnızca müzik değil, bir ruh ve düşünce biçimi de paylaştı.
‘Kuçe’ yani ‘sokak’ anlamına gelen isimleri, onların müziğe ve hayata bakışını da simgeliyor. Müziği halkın arasından çıkaran, sokakta doğup sahneye taşınan bir anlayışla hareket eden Kuçe Band, dinleyicilerini Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının ezgisel yolculuğuna çıkardı.
“Tekelleşen, merkezleşen yapıya karşı bir duruşumuz oldu”
Kuçe Band’in kuruluş hikâyesini anlatan Grup üyesi Sabır Erdinç, “Tekelleşen, solistleşen, merkezleşen yapıya biraz karşı çıkıştı bizimkisi. Daha kolektif bir yapı inşa etme derdimiz vardı. Şu an elimizden geldiğince bunu hayata geçirmeye çalışıyoruz,” dedi.
Erdinç, Geleneksel halk ezgilerini modern tınılarla nasıl harmanladıklarıyla ilgili “Biz dünya müziğiyle alakadarız. Dünya müziğini elimizden geldiğince kendi sazlarımıza uyarlamaya çalışıyoruz. Özgün yapılarını bozmadan, kültürün özünü çok deforme etmeden bunları sahneye taşımaya özen gösteriyoruz,” ifadelerini kullandı.
Erdinç, sözlerine şöyle devam etti: “Kuçe Band’in repertuarı yalnızca Türkiye ve Kürdistan coğrafyasıyla sınırlı değil. Makedonya, Boşnak, Yunan ve Arap kültürlerinden ezgiler de seslendiriyoruz.”
Sabır Erdinç
“Van bizim için bir başlangıç noktası”
Van konserinin, grup için yalnızca bir sahne performansından ibaret olmadığını belirten Erdinç, “Van, müziğinin yelpazesinin geniş olduğu kentlerden bir tanesi. Özellikle tarz bakımından rock da dinleyebiliyorsunuz, pop da arabesk de halk ezgileri de. Bu anlamda Van kıymetli bizim için. O sosyokültürel yapı bize de zenginlik katıyor,” dedi.
Kuçe Band grubunun Van’da doğmasının tesadüf olmadığını belirten Erdinç, “Belki başka bir şehirde bunu gerçekleştirmiş olsak bu kadar karşılık bulmazdık. Serhat’ın göz bebeği Van’da bunun başlaması bizi motive ediyor,” sözleriyle devam etti.

“Önce biz yaşıyoruz, sonra insanlara aktarıyoruz”
Grubun bir diğer üyesi Abdullah Aydoğan, sahne enerjileri hakkında “Bu yöreye ait şarkıları hep anneden, kültürümüzden geldiği için önce biz yaşıyoruz. Daha sonra insanlara aktarırken tüm içtenliğimizle ve enerjimizle söylüyoruz. Gruptaki beş kişi de aynı frekansta olduğu için bu enerji dinleyiciye çok güzel geçiyor,” dedi.
Kuçe Band’in etnik müzikte kendine özgü tarzları olduğuna değinen Aydoğan, “Kürtçe müzik yapıyoruz ama aynı zamanda Makedonca, Balkanca, Ermenice eserler de seslendiriyoruz. Repertuar seçimlerimiz hep bu topraklardan, bu coğrafyanın ruhundan geliyor,” ifadelerini kullandı.
Abdullah Aydoğan
“Kuçe demek sokak demek, biz de sokaktan geldik”
Aydoğan, grup ismi hakkında “Öncesinde küçük küçük sahneler ve sokaklarda başladık. Zaten Kuçe sokak demek. Sokaklardan başlayıp mekanlara, oradan da büyük konserlere doğru adım adım ilerliyoruz,” sözlerini kullandı.
Aydoğan, grubun temel motivasyonu hakkında “Müziğimizi daha büyütebilmek, daha çok kitleye ulaşabilmek, toplumsal hassasiyeti artırabilmek istiyoruz. Derdimiz insana dokunmak, müziğe dokunmak,” diye belirtti.




