24 Kasım 1976’da Van, tarihinin en acı günlerinden birini yaşadı. 7.5 büyüklüğündeki depremde yüzlerce kişi yaşamını yitirdi, köyler yerle bir oldu. Bu felaket, kentin modernleşme sürecini de başlattı. Deprem sonrası yapılan yeni yerleşim alanları, Van’ın bugünkü şehir planlamasının temelini oluşturdu.

1990’lar: Göç, Güvenlik ve Değişen Kimlik

1990’lı yıllar Van için zorlu geçti. Bölgedeki çatışmalar ve güvenlik politikaları, kırsal kesimden merkeze büyük bir göçü tetikledi. Bir yanda köylerinden ayrılmak zorunda kalan binlerce insan, diğer yanda hızla büyüyen ama altyapısı yetersiz bir kent…

Bu yıllar, Van’ın demografik yapısını kökten değiştirdi; yeni mahalleler kuruldu, şehir kültürü yeniden şekillendi.

Adalet Bakanlığı'ndan 140 yeni mahkeme kararı
Adalet Bakanlığı'ndan 140 yeni mahkeme kararı
İçeriği Görüntüle

2000’ler: Eğitim ve turizmle yeniden doğuş

Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin büyümesi, Van’a yeni bir soluk getirdi. Binlerce öğrenci, kente canlılık ve ekonomik hareketlilik kazandırdı. Aynı dönemde Akdamar Adası’ndaki kilisenin restorasyonu ve turizme açılması, Van’ı ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır hale getirdi. Van Gölü’nün mavisi, Akdamar’ın sessizliği ve Van kedisinin beyaz tüyleriyle kent, yeniden bir cazibe merkezi oldu.

2011: Yeniden ayağa kalkış

23 Ekim ve 9 Kasım 2011’de meydana gelen iki büyük deprem, Van’ı bir kez daha sarstı. 600’den fazla insan hayatını kaybetti, binlerce yapı yıkıldı. Ancak bu kez kent, dayanışmayla yeniden ayağa kalktı. Yeni TOKİ konutları, geniş caddeler ve altyapı yatırımlarıyla Van’ın kent yine eski görünümüne kavuştu.

2010’lar: Yerel yönetim ve kayyım dönemi

2014’te halkın iradesiyle şekillenen yerel yönetimler, 2016 sonrası kayyım atamalarıyla yerini merkezi idareye bıraktı. Bu süreç, Van’da demokrasinin ve yerel katılımın geleceğine dair önemli tartışmalar yarattı. Bir yanda belediye hizmetlerinde devam eden projeler, diğer yanda halkın yönetime katılım arayışı öne çıktı.

2020’ler: Krizler, çevre mücadelesi ve dayanışma

Ekonomik daralma, kuraklık, işsizlik ve göçmen sorunları son yıllarda kenti yeniden zorluyor. Van Gölü’nün çekilmesi, Erçek Gölü’nün kuruma tehlikesi ve madencilik projelerine karşı gelişen yerel direnişler, çevre bilincinin güçlendiğini gösteriyor. Aynı zamanda dayanışma ağları, kadın inisiyatifleri ve gençlik hareketleriyle Van yeniden toplumsal bir canlanma sürecine girdi.

Bir kentin belleği

Van, yarım asırda defalarca yıkıldı ama her defasında yeniden doğmayı başardı. Bugün hem geçmişin izlerini taşıyor hem de geleceğe umutla bakıyor. Dağlarıyla, gölüyle, insanıyla… Van hâlâ direncin ve yeniden doğuşun sembolü

Muhabir: Ebru Aslan