Van’ın Gürpınar ilçesinde bulunan tarihi Der Meryem Ana Manastırı’nda yaşandığı belirtilen tahribat ve koruma eksiklikleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. Van Milletvekili Gülderen Varli, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Van’ın tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerine dikkat çeken Varli, kentteki birçok tarihi ve doğal alanın bakımsızlık, kaçak kazılar, definecilik faaliyetleri, doğal afetler ve insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle ciddi zarar gördüğünü belirtti.
Önergede, Van’ın Gürpınar ilçesinde bulunan Norduz Yaylası’nın da tahribatın önemli örneklerinden biri olduğu ifade edildi. Zengin florası, endemik türleri ve tarihi yapılarıyla öne çıkan yayladaki kültürel miras alanlarının uzun yıllardır korumasız bırakıldığı ve ciddi biçimde zarar gördüğü dile getirildi.

“365 odadan yalnızca 17’sinin ayakta kaldığı iddia ediliyor”
Varli’nin önergesinde, Norduz Yaylası’nda bulunan Der Meryem Ana Manastırı’nın bölgenin önemli tarihi ve kültürel miras alanlarından biri olduğu vurgulandı. Tarihi kaynaklara göre yaklaşık 365 odadan oluştuğu belirtilen manastırın, kaçak kazılar, definecilik faaliyetleri, doğal koşullar ve bakımsızlık nedeniyle yalnızca 17 odasının ayakta kaldığı iddialarına yer verildi.
Manastırın geçmişte Ermeni hacıların Kudüs yolculuğundaki önemli duraklarından biri olduğu, farklı inanç topluluklarının ortak yaşam alanı olarak kullanıldığı ve halk arasında şifa ile umut merkezi olarak görüldüğü de önergede aktarıldı.
2014’te tescillendi, koruma çalışması yapılmadığı iddia ediliyor
Önergede, Der Meryem Ana Manastırı’nın Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından 2014 yılında “korunması gereken kültür varlığı” olarak tescillendiği hatırlatıldı. Aradan geçen yaklaşık 12 yıllık süreçte yapının korunması, restorasyonu ve güvenliğinin sağlanmasına ilişkin somut bir çalışma yürütülmediği iddialarına dikkat çeken Varli, Bakanlığın bu konuda hangi adımları attığını sordu.
Bakan Ersoy’a 12 soru
Van Milletvekili Gülderen Varli, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan Der Meryem Ana Manastırı’na ilişkin yürütülen çalışmalar, restorasyon projeleri, kaçak kazılarla ilgili adli ve idari işlemler, güvenlik önlemleri ve denetim faaliyetleri hakkında bilgi istedi.
Varli ayrıca, Norduz Yaylası ve çevresindeki tarihi-kültürel miras alanları için özel bir eylem planı olup olmadığını, Van genelinde tarihi eserlerin korunması için son 10 yılda ayrılan bütçeyi ve yerel halkın bilinçlendirilmesine yönelik çalışmaların yapılıp yapılmadığını sordu.
Önergede, definecilik faaliyetlerine karşı cezaların caydırıcılığının artırılmasına yönelik yasal düzenleme hazırlığı olup olmadığı da gündeme getirildi.
GES, RES ve HES projelerinin etkileri de soruldu
Varli, önergesinde yalnızca tarihi eserleri değil, Van’ın doğal alanlarını da gündeme taşıdı. GES, RES ve HES projelerinin yaylalar, su kaynakları, mera alanları ve tarihi-kültürel miras üzerindeki etkilerine ilişkin herhangi bir inceleme, denetim veya koruma çalışması yürütülüp yürütülmediğini sordu.
Türkiye genelinde son 5 yılda tarihi yapılar, sit alanları ve kültürel mirasa yönelik kaç kaçak kazı ve definecilik vakasının tespit edildiğini de soran Varli, bu vakaların kaçında etkin soruşturma yürütüldüğünün ve kaç kişiye ceza verildiğinin açıklanmasını istedi.
Der Meryem Manastırı
Van’ın Gürpınar ilçesi sınırlarında, Norduz Vadisi’nde yer alan Hokyats ya da Hokvots adıyla da bilinen Der Meryem Manastırı, bölgedeki Ermeni kültür mirasının önemli yapılarından biri olarak kabul ediliyor. Ermeni geleneksel tarih anlatılarına göre, efsanevi Ermeni kralı IV. Dırtad ve eşinin mezarlarının burada bulunduğuna inanılırken, yapının 4. yüzyılda cüzzam hastanesi olarak kullanıldığı da aktarılmaktadır. Bir başka anlatıya göre ise Azize Hripsime ve beraberindeki kadınlar topluluğu bu manastırda konaklamış, yapı bir dönem kadınlar manastırı olarak kullanılmıştır. Somut verilerle en erken 8-9. yüzyıllara tarihlendirilen manastırın, geçmişte Kudüs’e hacca giden Ermeniler için önemli bir konaklama ve inanç merkezi olduğu belirtilmektedir. Günümüzde büyük ölçüde yıkılmış ve tahrip edilmiş durumda olan Der Meryem Manastırı, bölgede halen halk arasında adak ve şifa inancıyla anılmaya devam etmektedir.



