Türkiye, iş ve meslek hastalıkları sıralamasında Avrupa'da ilk, dünyada ise üçüncü sırada yer alırken, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verileri ülkedeki işçi ölümlerinin ciddiyetini ortaya koyuyor.
İSİG raporlarına göre, 2025 yılının ilk 10 ayında bin 566 işçi iş cinayetinde yaşamını yitirdi; bu kişilerin 72'si çocuktu. Hayatını kaybedenler arasında, ekonomik nedenlerle büyük şehirlere göç eden Van nüfusuna kayıtlı işçilerin sayısının yüksekliği ise bölgede büyük bir acıya neden oluyor.
İş Güvenliği Uzmanı Kadri Salaz, Van'ın yaşadığı bu trajik duruma dikkat çekerek, "Van'a neredeyse hafta bir cenaze geliyor. Derinleşen yoksulluk Van'a göç ve ölüm getiriyor," dedi.
2024 verilerine göre, kentten batıdaki kentlere çalışmak için giden 100’den fazla işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bölgede yaşanan son trajik olay ise Tekirdağ'da tuğla fabrikasında ısınmak için yaktığı tenekeye tiner döktüğü sırada patlama sonucu hayatını kaybeden 16 yaşındaki Mustafa Eti'nin ölümü oldu.
En riskli sektör inşaat, en önemli eksiklik tedbir
İş kazalarında en çok can kaybının yaşandığı sektörlerin başında inşaat geldiğini belirten Salaz, bu kazaların genellikle yukarıdan düşmeler şeklinde tezahür ettiğini söyledi. Kazaları önlemenin temel yollarını ise basit ama hayati tedbirlerde görüyor:
"Bu kazaların önlemenin iki yolu var: Baret takmak ve emniyet kemeri kullanmak. Yüksekte çalışan işçilerin emniyet kemeri, aşağıda çalışanların ise mutlaka baret takarak çelik burunlu ayakkabı giymesi gerekiyor. Gerekli kişisel koruyucu donanım malzemelerini kullanarak çalışma alanına girilmeli."
Salaz, iş güvenliği konusunda hem işverenin hem de işçinin sorumluluğunun altını çizdi. İşverenin kişisel koruyucu donanım malzemelerini temin etmediği sürece işçinin çalışmaması gerektiğini, temin edildiği halde kullanmayan işçinin ise tazminatsız işten çıkarılma hakkının bulunduğunu vurguladı.
"Batıya giden çocuklar 'Kahraman' davranıyor"
Doğu ve Batı illeri arasındaki denetim ve fiziksel tedbir farkına değinen Salaz, Vanlı gençlerin iş cinayetlerinde yüksek oranda yer almasının sosyolojik ve ekonomik nedenlerini şöyle açıkladı:
"Van'a neredeyse her hafta bir genç cenazesi gelmektedir. Bu artık değişmeyen bir kural gibi oldu. Büyük kentlerde çalışan Kürt çocukları, bölgelerinde okuma ve eğitim şansı bulamamış, iş bulamayanlar, batıdaki ücretlerin bir nebze yüksek olmasından kaynaklı batı kentlerinde çalışmaya giderler. Oralarda da kurallara uymama konusunda bizim bölgemizden giden çocukların bir kısmı daha 'kahraman' ve 'cesur' davranarak emniyet kemeri bile takmadan çalışmakta diretmektedir."
Salaz, işçilere eğitimlerde sıkça yönelttiği soruyu tekrarladı: "Siz hiç yüksekten düşüp ölen bir işveren gördünüz mü? Hayır, örneği yok çünkü. Emniyet kemeri, düşmeyi büyük oranda önleyen ve yaşama bağlayan bir mekanizmadır."
Sorun ekonomik ve sosyolojik
Salaz, Van'ın ekonomik göstergelerin tamamında neredeyse 81 ilin 81'incisi durumunda olduğunu belirterek, gençlerin batıya göç etmesinin temelinde bölgenin dezavantajlı ekonomik yapısının yattığını söyledi.
"Van, ekonomik olarak en fakir, eğitim açısından da en düşük eğitim yüzdesine sahip kenttir. Bu yüzden okuma şansı bulamayan çocuklar çalışmak zorunda kalıyorlar. Bulunabilen en kolay iş ise inşaat. Eğitim almamış, eğitime direnç gösteren bu işçiler, maalesef akranlarına oranla da fazla ölmektedirler."
Uzman Salaz, bu trajediyi önlemenin tek yolunun bölgeler arası kalkınmışlık farkının hızla giderilmesi ve Van'a pozitif ayrımcılık yapılması olduğunu söyledi. Vergi-sigorta indirimleri sağlanarak batılı yatırımcının bölgeye gelmesi ve yeni iş sahaları açması gerektiğini belirten Salaz, sorunların çözülmesinin Vanlı gençleri batıya göç etmek zorunda kalmaktan kurtaracağını ve böylece iş cinayetlerinde hayatlarını kaybetmelerinin önlenebileceğini dile getirdi.



