Van’da yaşayan 84 yaşındaki Mehmet Kuşman, Urartu medeniyetinin izlerini ve kadim Urartuca dilini yaşatmak için yarım asrı aşkın süredir çalışmalarını sürdürüyor.

Dünyada Urartucayı okuyup konuşabilen sayılı kişilerden biri olan Kuşman, Türkiye’de bu dili bilen 7 kişiden biri olduğunu belirtti. Kuşman, dünya genelinde ise Urartucayı bilen kişi sayısının 12 olduğunu söyledi.

Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Çavuştepe köyünde 1940 yılında dünyaya gelen Mehmet Kuşman, Urartu diliyle tanışmasının 1960’lı yıllarda bölgede yapılan arkeolojik kazılar sırasında başladığını anlattı.

Askerlik görevinin ardından köyüne döndüğünü belirten Kuşman, Çavuştepe’de kazı çalışması yapan arkeologlarla karşılaştığını ve burada işçi olarak çalışmaya başladığını söyledi. Kazılarda ortaya çıkan kitabelerin kendisinde büyük merak uyandırdığını ifade eden Kuşman, Urartuca yazıları öğrenmek için büyük çaba harcadığını dile getirdi.

“Üç yılda alfabe tamamlandı”

Kuşman, ilk olarak Van Kalesi’ndeki yazıtları incelemeye başladığını belirterek, çizgili bir defter ve kurşun kalem alarak yazıtları tek tek not ettiğini anlattı.

Van Kalesi’nde Asurca ve Urartuca yazılarla karşılaştığını söyleyen Kuşman, daha sonra İran, Türkiye’nin farklı bölgeleri ve Suriye’nin Halep kentine kadar giderek yazıtları incelediğini ifade etti.

Topladığı yazıtlar sayesinde üç yıl içinde Urartu alfabesini oluşturduğunu belirten Kuşman, daha sonra Ankara’da düzenlenen sempozyuma davet edildiğini ve çalışmalarını burada anlattığını kaydetti.

22 yıl emek verdi, 650 kelime öğrendi

Mehmet Kuşman, Urartuca öğrenmenin uzun ve zahmetli bir süreç olduğunu belirterek, bu dile 22 yılını verdiğini söyledi. Bu süreçte yaklaşık 650 kelime öğrendiğini ifade eden Kuşman, Urartuca cümle yapısının günümüz dillerinden farklı olduğunu dile getirdi.

Kuşman, 40 yıl 9 ay çalıştıktan sonra emekli olduğunu, ancak Urartu dili ve tarihiyle ilgili çalışmalarına gönüllü olarak devam ettiğini söyledi.

Urartucayı bilen kişilerin sayısının giderek azaldığını vurgulayan Kuşman, bu dilin unutulma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Kuşman, “Bu dil unutulur. Çok zahmet çektik. Ben çok emek vererek öğrendim” diyerek genç kuşakların bu alana ilgi göstermesi gerektiğini ifade etti.

“Taşlarla, ağaçlarla konuşursun”

Urartuca öğrenmenin sadece yazı ve kelimelerden ibaret olmadığını söyleyen Kuşman, bu dili öğrenmek için büyük bir sevgi ve bağlılık gerektiğini belirtti.

Kuşman, “Bu yazı öyle bir yazı, bu lisan öyle bir lisan ki devamlı kalbinde olacak. Kendi kendine konuşursun, taşları görür taşlarla konuşursun, ağaçları görür ağaçlarla konuşursun” sözleriyle Urartucaya duyduğu bağlılığı anlattı.

Ziyaretçilerden Kuşman’a ilgi

Urartu tarihi hakkında bilgi edinmek için bölgeye gelen ziyaretçiler de Mehmet Kuşman’ın anlatımlarından etkilendiklerini söyledi.

Bölgeyi ziyaret eden Hakan Tekkaya, Van’ın tarihi ve doğal zenginlikleriyle önemli bir kültür merkezi olduğunu belirterek, Urartulardan kalan eserlerin, yazıtların ve yapıların etkileyici olduğunu ifade etti.

Geceye kitap önerisi | Herman Melville'in son başyapıtı: "Billy Budd"
Geceye kitap önerisi | Herman Melville'in son başyapıtı: "Billy Budd"
İçeriği Görüntüle

Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Münevver Üçer ise Mehmet Kuşman’ın Urartu kültürünün yaşatılmasında önemli bir değer olduğunu belirtti. Üçer, bu tür dillerin yaşatılması ve bilen kişilerin çoğalması gerektiğini vurguladı.

Van’ın kültür turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirten ziyaretçiler, Urartu mirasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti.

Kaynak: VANEKSPRES