Orta Doğu’da tırmanan İran merkezli savaş, sınır kentlerinden biri olan Van’da turizmi adeta durma noktasına getirdi. Kent ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturan İranlı turist hareketliliği kesilirken, otellerde doluluk oranları dramatik biçimde geriledi. Son verilere göre kentte doluluk oranları bazı işletmelerde yüzde 10-15 bandına kadar düşerken, geçmiş yıllarda yüzde 90’ları bulan kapasitenin büyük ölçüde eridiği görülüyor.
Sınır geçişlerindeki aksama, uçuşlardaki azalma ve artan yakıt maliyetleri turizm zincirini doğrudan etkilerken, yaşanan daralma sadece otel işletmelerini değil; taşımacılıktan esnafa, hizmet sektöründen istihdama kadar geniş bir alanı olumsuz etkiliyor. Van’ın yıllardır en önemli turizm kaynağı olan İranlı ziyaretçi akışının neredeyse durma noktasına gelmesiyle birlikte kentte yüz milyonlarca dolarlık ekonomik kayıp riski oluştuğu ifade edilirken, turizmde yaşanan bu daralmanın domino etkisi yaratarak tüm şehir ekonomisini sarstığı belirtiliyor.
Van’daki otel işletmecileri Ebru Yeşilağaç ve Barış Duman, doluluk oranlarının %15’lere kadar düştüğünü, Nevruz dönemi dışında hareketliliğin neredeyse tamamen durduğunu, birçok işletmenin kapanma ya da devredilme noktasına geldiğini ve turizmin tek bir pazara bağımlı kalmasının ciddi bir risk yarattığını vurguladı.
Nevroz hareketliliği kısa sürdü
Turizmde kısmi hareketliliğin sadece Nevroz döneminde yaşandığını belirten Yeşilağaç, “Nevrozun ilk haftası çok yoğundu, %70-80 doluluklara ulaştık. İkinci hafta da benzerdi. Ancak sonrasında ciddi bir düşüş yaşandı. Bu yıl genel anlamda geçen yıla göre çok daha kötü bir sezon geçiriyoruz,” ifadelerini kullandı.
Turizmdeki daralmanın yalnızca otelleri değil, kentteki tüm sektörleri etkilediğini vurgulayan Yeşilağaç, “Turist gelmeyince tüm sektörler etkileniyor. Yakıt fiyatlarının artması taşımayı, uçak seferlerini ve dolayısıyla turizmi doğrudan etkiledi,” diye konuştu.

Ebru Yeşilağaç
“Birçok otel satılık ya da kiralık”
Kentteki otel sayısının artmasının da sektörü zorladığını dile getiren Yeşilağaç, “Zaten çok fazla otel açılmıştı. Savaşla birlikte turizmin neredeyse yok olma noktasına gelmesiyle birçok otel satılık ya da kiralık duruma geldi,” dedi.
Turizmin tek bir pazara bağlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Yeşilağaç, “Sadece İran’a bağlı kalmak istemiyoruz. Farklı ülkelerden turistlerin de gelmesini istiyoruz. En büyük temennimiz savaşın bitmesi ve turizmin yeniden canlanması,” şeklinde konuştu.
Personel sayısı düşürüldü
Bir diğer otel işletmecisi Barış Duman ise yaşanan durgunluk nedeniyle personel sayısını azaltmak zorunda kaldıklarını söyledi. Duman, “Eskiden 6 kişi çalıştırıyorduk, şu an bir kişi çalışıyor. Çünkü iş yok. Günde en fazla 2 oda çıkışı oluyor,” dedi.
Duman, özellikle İranlı turist profilinde de değişim yaşandığını belirterek, “Gelenlerin büyük kısmı sadece bir gün konaklayıp İstanbul, Antalya gibi şehirlere geçiyor. Zengin kesim daha güvenli gördükleri yerlere gidiyor,” ifadelerini kullandı.
Barış Duman
“Nevrozda bile %30 doluluğu göremedik”
Beklentilerinin oldukça yüksek olduğunu ancak Nevroz döneminde bile istenilen doluluk oranına ulaşamadıklarını söyleyen Duman, “Beklentimiz %90 civarındaydı ama Nevrozda bile %30 doluluğu göremedik,” dedi.
Turizmdeki durgunluğun yan sektörleri de vurduğunu vurgulayan Duman, “Oteller çalışmayınca çamaşırcı da çalışmıyor. Birçok çamaşırhane iflas etti. Her şey birbirine bağlı,” diye konuştu.
“Van’ın tanıtımı yetersiz”
Van’ın turizm potansiyeline rağmen yeterince tanıtılmadığını savunan Duman, özellikle Nevroz gibi dönemlerde farklı şehirlerden gelen ziyaretçilere yönelik altyapı eksikliğine dikkat çekti. Duman, “Gelen insanlara sunulacak broşür yok, tanıtım yok. Çalışmalar yapılmalı, sahaya inilerek ihtiyaçlar belirlenmeli,” dedi.
Van’ın önemli turizm değerlerinden biri olan Akdamar Adası’nın daha etkin tanıtılması gerektiğini belirten Duman, “Burası harika bir yer. Sadece belli kesimler değil, Türkiye’nin dört bir yanından insanların gelip görmesi sağlanmalı,” ifadelerini kullandı.




