Sürgünün, inancın ve şifanın buluştuğu Dêr Meryem Manastırı, bugün çocuğu olmayan ailelerin adak yeri olarak ziyaret edilirken, tarihi yapı ciddi tahribat nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Bir dönem Ermenilerin sürgün edildiği Van’daki Der Meryem (Hokyats/Hokvots) Manastırı, bugün bambaşka bir hikâyenin mekânı. Yüzyıllar boyunca acıyı, sürgünü ve inancı içinde barındıran manastır, uzun yıllardır çocuğu olmayan çiftlerden çeşitli hastalıklarla mücadele edenlere kadar birçok kişinin şifa aradığı yer hâline geldi. Ancak manastır, ciddi tahribatlar nedeniyle yok olma tehlikesiyle de karşı karşıya.

Gürpınar ilçesinin güneyinde, Norduz Vadisi’nin Çatak’a döndüğü noktada yer alan Dêr Meryem Manastırı, üç vadinin birleştiği derin bir alana kurulmuş. Ermeni tarihsel anlatılarına göre, efsanevi Ermeni kralı IV. Dırtad ve eşinin mezarının burada olduğu kabul ediliyor. Manastırın, 4’üncü yüzyılda cüzzam hastanesi olarak da kullanıldığı belirtiliyor. Bir başka anlatıya göre ise Azize Hripsime kadınlar topluluğunun burada konakladığı ve manastırın bir dönem kadınlar manastırı olarak hizmet verdiği anlatılıyor.

Der Meryem Van Ahber

700’lü yıllara ait bir el yazmasında, Meryem Ana’nın ölümünde yanında olan havarilerin ona ait bir ikonayı havari Partuğimeos’a (Bartholomeos) teslim ettiği ve ikonanın Ermenistan’a getirildiği aktarılır. Bu bilgi, manastırın en geç 8–9’uncu yüzyıllara tarihlendiğini gösteriyor.

Tarihte Kudüs’e hac yolculuğuna çıkan Ermenilerin konaklama yerlerinden biri olan, 22 odalı görkemli yapı; yıllar içinde ilgisizlik ve tahribatlar nedeniyle büyük oranda yıkılmış durumda.

Meryem Ana’nın mezarı olduğuna İnanılan kaya oyuğu

Manastırın hemen yanında, bir kayanın oyuk kısmında bulunan alan “Merym Ana’nın mezarı” olarak biliniyor. Bugün hâlâ ayda onlarca kişi bu noktayı ziyaret ediyor. Özellikle çocuk sahibi olamayan aileler, burada adak adıyor, dilek diliyor.

Yöre geleneğine göre, çocuğu olmayan çiftler yanlarında getirdikleri horozu burada kesiyor. Dönüş yolunda karşılarına çıkan ilk kişiye de bu horozu hediye ederek adaklarını tamamlıyorlar. Manastır çevresine bırakılan çok sayıdaki beşik figürü ise bu geleneğin günümüzde de sürdüğünün en belirgin işaretlerinden.

Der Meryem Van Ahber 1

İpekyolu Belediyesi'nden mahallelerde yol ve asfalt mesaisi
İpekyolu Belediyesi'nden mahallelerde yol ve asfalt mesaisi
İçeriği Görüntüle

1915’in acısı ile bugünün umudu yan yana

Bölgedeki Ermeni kültür mirası üzerine araştırmalar yapan kişiler, manastırın bugün hâlâ çok şey anlattığını belirtiyor. 1915 yılında kimi insanların bölgeye “yaşamı yok etmek” için geldiğini hatırlatan araştırmacılar, bugün ise insanların aynı yere “yaşam bulmak” umuduyla geldiğine dikkat çekiyor.

Bir zamanlar sürgün ve ölümün sembolü hâline getirilen manastır, bugün hem inanç hem de şifa arayışlarının odak noktası. Ancak tüm bu ziyaretlere rağmen yapı, yok olma tehlikesiyle yüz yüze.

Manastırın tahrip edilen duvarları, çöken odaları ve bakımsızlıktan silinen tarihi, bölgedeki kültürel mirasın korunması için yapılması gerekenlerin aciliyetini hatırlatıyor.

Der Meryem Van Haber 2

Muhabir: Dıldar GÜLER