Van’da mülk sahibi Aykut Dilmaç ve ailesi, dükkanlarını kiracı olarak kullanan Şok Market zinciriyle yaşadıkları hukuksuzluk iddiasını protesto ediyor.
3 yıl önce yapılan sözlü anlaşmanın ardından resmi kira sözleşmesi talep eden aile, karşılarına çıkan belgelerin sahte olduğunu öne sürdü. Jandarma Kriminal Kurumundan alınan raporla imza sahteciliğini belgelediklerini belirten Dilmaç, belediye mührünün kırıldığını iddia ederek, "Dükkanımı boşaltana kadar bu kaldırımdan ayrılmayacağım" dedi.
"Sözleşme mözleşme yok, geleceğimizi gasp ediyorsunuz"
Dükkanın önünde ailesiyle birlikte açıklama yapan Aykut Dilmaç, market yönetiminin kendilerini yıllardır oyaladığını ifade ederek şu ifadeleri kullandı:
"Şimdi huzurunuzda açık ve net bir şekilde sormak istiyorum Şok grubuna: Eğer gerçekten var diyorsanız lütfen sahte olmayan, gerçek ve geçerli bir sözleşmeyi ortaya koyun. Nerede bu sözleşme? Hepiniz biliyorsunuz ki ortada sözleşme, mözleşme yok! Gerçeğin yokluğunu örtmek için yıllardır süren bu haksız baskı artık dayanılmaz bir noktaya gelmiştir. Yeter artık! Yıllardır süren bu zulme, emeğimize, huzurumuza, geleceğimize gasp ediyorsunuz."

"Jandarma Kriminal Raporu sahteciliği tescilledi"
Resmî kurumlardan aldıkları raporlarla haklılıklarını kanıtladıklarını söyleyen Dilmaç, sahte belge iddiasını şu sözlerle detaylandırdı:
"Bize yaklaşık 23 ay boyunca bizi oyaladılar. Sonunda verdikleri imzanın bize ait olmadığını anlayınca hemen Jandarma Kriminal Kurumuna gittik. Bu sözleşmenin sahte olduğunu kanıtladık. Mahkemeye gittiğimizde ortaya başka bir sözleşme daha çıktı. Yalnız şöyle bir durum var; o sözleşmedeki tarihte biz dükkan sahibi bile değiliz, dükkan yok ortada! Yapılan sahte sözleşme bir tarafa, tarihler bile farklı; biz ortada yokuz!"

"Devletin mührünü kırıp içeri girdiler"
Belediye tarafından vurulan mührün usulsüzce söküldüğünü iddia eden mülk sahibi, tepkisini şu sert sözlerle dile getirdi:
"Belediyenin buraya mühür vurmasına rağmen, cuma günü mühür çalışanlar tarafından kırılarak içeri girildi. Biz geldik dedik ki: 'Burada mühür var, devletin mührünü nasıl kırarsınız? Siz kendinizi devletten daha mı üstün görüyorsunuz?' Biz bunları söylememize rağmen tekrar kırdılar. Şu an burayı 'mafyavari' gasp ediyorsunuz. Dört tane ortada sahte sözleşme var. Dün emniyette bölge müdürüne 'sözleşmeyi gösterin gidelim' dedik, verilen hiçbir cevap yok. Eğer haksızsam hepinizin huzurunda bunu kabul edeceğim; yeter ki o gerçek sözleşmeyi getirin."



