KESK Van Kadın Meclisi tarafından düzenlenen “Savaş-Barış ve Kadın” panelinde, özel savaş politikaları ve barış süreçlerinde kadınların rolü ele alındı. Panelde konuşan akademisyenler, kalıcı barışın toplumsal dönüşümle mümkün olabileceğini ifade etti.
KESK Van Kadın Meclisi, “Yoksulluğa, şiddete, güvencesizliğe karşı; barış, laiklik ve özgürlük mücadelesini büyütüyoruz” şiarıyla Van’da bir panel düzenledi. Aziz Yural Konferans Salonu’nda gerçekleşen panelin moderatörlüğünü Sema Aktaş yaptı. Panele Barış Akademisyenleri Doç. Dr. Yasemin Özgün ve Doç. Dr. Elçin Aktoprak konuşmacı olarak katıldı.

“Savaş sadece cephede yürütülmüyor”
Panelin ilk bölümünde konuşan Doç. Dr. Yasemin Özgün, savaşın yalnızca cephede yürütülen bir süreç olmadığını belirterek özel savaş politikalarının toplumsal iradeyi hedef aldığını söyledi.
Özgün, özel savaş stratejilerinin yalnızca askeri yöntemlerle sınırlı olmadığını belirterek şunları kaydetti:
“Sadece silahla yetinmeyen, aynı zamanda çok farklı alanlarda pek çok stratejiyi birlikte kullanan bir politikalar zincirinden bahsediyoruz. Başarı çoğu zaman askeri zaferden çok hedef kitlenin iradesinin ne ölçüde kırıldığıyla ölçülüyor.”
Türkiye’de özel savaş politikalarının tarihsel sürecine de değinen Özgün, Soğuk Savaş döneminde kurulan yapıların zamanla iç siyasette müdahale ve toplumsal muhalefetin bastırılması gibi iddialarla anıldığını ifade etti.
“Barış masasında kadın temsili dönüştürücü olur”
Panelin ikinci konuşmacısı Doç. Dr. Elçin Aktoprak ise barış süreçlerinde kadınların ve LGBTİ+ bireylerin deneyimlerinin dikkate alınmasının önemine dikkat çekti.
Kadınların gündelik hayatta çok katmanlı şiddetle karşı karşıya kaldığını belirten Aktoprak, bu deneyimlerin barış süreçlerine farklı bir perspektif kazandırdığını söyledi.
“Barış masasında kadın temsili dönüştürücü bir şekilde yer alırsa mesele sadece silahların susmasına indirgenmez. Kadınlar barış sürecine toplumsal iyileşme ve dönüşüm başlıklarını da taşır.

Uluslararası örnekler paylaşıldı
Konuşmasında Kuzey İrlanda ve Guatemala örneklerini paylaşan Aktoprak, kadınların barış süreçlerinde önemli roller üstlendiğini belirtti. Kuzey İrlanda’da kadınların barış görüşmelerine katılabilmek için siyasi bir oluşum kurduğunu hatırlatan Aktoprak, kadınların barışın toplumsal boyutunu gündeme taşıdığını ifade etti.
Guatemala’da ise Maya kadınlarının mücadeleleriyle uluslararası hukuka “çifte ayrımcılık” kavramının kazandırıldığını belirten Aktoprak, kadınların hem etnik kimlikleri hem de cinsiyetleri nedeniyle ayrımcılığa maruz kaldıklarını vurguladıklarını söyledi.
Panel, katılımcıların soruları ve değerlendirmeleriyle sona erdi.





