Van’da resmi işsizlik rakamları kâğıt üzerinde düşüş gösterirken, sahadaki gerçek tablo giderek ağırlaşıyor. Kentte son bir yılda yaklaşık 80 bin kişinin iş gücü piyasasından çekildiğine dikkat çeken İstihdam Uzmanı Sinan Ok, üretimden kopan genç nüfusun gurbette güvencesiz bir geleceğe itildiğini söyledi.
TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye genelinde işsizlik oranı yüzde 8,3 seviyesine gerilerken, Van’da bu oran yüzde 12,7 ile ülke ortalamasının neredeyse iki katına ulaştı. Özellikle genç nüfus arasında işsizliğin yüzde 15,3 gibi kritik bir seviyeye dayandığı kentte, sanayi yatırımlarının yetersizliği ve tarımsal kapasitenin zayıflaması yapısal daralmayı sosyal risk boyutuna taşıdı.
Son bir yıl içerisinde tarım sektöründe 35 bin, sanayi sektöründe ise 25 bin kişinin üretim alanından kopması, tabloyu çok daha ağır hale getirdi. Kentte istihdam alanı bulamayan binlerce genç için batı illerindeki inşaat iskeleleri artık ekonomik bir tercih değil, hayati riskler barındıran zorunlu bir göç rotasına dönüştü.
Van ekonomisinde yapısal daralma
Van ve çevresini kapsayan TRB2 bölgesindeki sosyo-ekonomik durumu değerlendiren İstihdam Uzmanı Sinan Ok, bölgenin Türkiye ortalamasından giderek uzaklaştığını ve işsizlik sorununun derinleştiğini vurguladı.
Ok, “Türkiye genelindeki işsizlik oranının yaklaşık iki katı olan yüksek bir oran, Van’ın bulunduğu bölgede görülmektedir. Türkiye genelinde oran yüzde 8 ise Van bölgesinde yüzde 10-15 arası bir oranla karşı karşıyayız. Bu yıl da Türkiye genelinde yüzde 8 bandında olan işsizlik oranı, Van için yüzde 15 bandında açıklanmıştır. Yani oransal olarak baktığımızda yaklaşık iki katı bir işsizlik oranı var diyebiliriz. Mevcut istihdam yapısı tarım, sanayi ve hizmetler sektöründe yoğunlaşsa da burada yaşayan nüfusun geneline hitap edecek bir ekonomi altyapısı maalesef yoktur” dedi.
“Umutsuzluk işsizlik verilerini düşürüyor”
Resmi verilerde görülen iyileşme algısının arkasında iş bulma umudunu kaybeden insanların iş gücü piyasasından tamamen çekilmesinin yattığını belirten Ok, dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Ok, “Son bir yıl içerisinde bu bölgede iş gücü dışına çıkan nüfus sayısı 80 bindir. İşsizlik, TÜİK’in açıkladığına göre görece azalmış görünmektedir; fakat Türkiye genelindeki azalışın yüzde 25’i bu bölgede yaşanmıştır. Bunun tek bir sebebi var: İnsanlar iş aramaktan bıktığı için iş gücü piyasasının dışına çıkıyorlar” ifadelerini kullandı.
Özellikle genç erkek nüfusun kentte iş bulamadığı için il dışına gitmek zorunda kaldığını belirten Ok, şunları söyledi: “Doğum oranları yüksek olmasına rağmen Van’ın nüfusu yaklaşık on yıldır stabil durumdadır. Gençler gittikleri yerlerde güvencesiz yaşamlar, düşük ücretler ve iş sağlığı güvenliği olmayan iş yerlerinde çalışırken, çoğu zaman iş cinayetlerinde yaşamını yitiren bir nüfus olarak karşımıza çıkıyorlar.”
“Teşvikler var deniyor, ancak üretim ve istihdam yok”
Bölgede uygulandığı belirtilen teşvik politikalarının sahada karşılık bulmadığını ifade eden Ok, üretim sektörlerindeki istihdam kaybının bunun en açık göstergesi olduğunu söyledi. Ok, “Mevcutta bazı destek ve teşviklerin olduğu iddia ediliyor ancak etkileri negatiftir. Eğer teşvikler varsa, son bir yıl içerisinde tarımdan kopan 35 bin kişiyi nereye koyacağız? Tarım alanında çalışan her 4 kişiden biri piyasadan ayrılmış durumdadır” dedi.
Sanayi sektöründeki kaybın da benzer ölçekte olduğunu belirten Ok, şöyle devam etti: “Sadece tarım değil, sanayi alanında da son bir yılda yaklaşık 25 bin insan işini bırakmıştır. Bölgedeki sanayi zaten düşük ölçekli; buna rağmen tarımdan her 4 kişiden biri, sanayide ise her 5 kişiden biri bu yıl içerisinde işini kaybetmiş ya da bırakmak durumunda kalmıştır. Dolayısıyla bir teşvik politikanız varsa bile bunun başarısız olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.”

“Kayyım pratiği ve bölgesel gerilim ekonomiyi kilitledi”
Sinan Ok, sınır ticaretindeki durgunluk ile yerel yönetimlerdeki idari tıkanıklığın ekonomik krizi daha da derinleştirdiğini belirterek, Van’ın geleceğine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.
“Şu an bölgede ekonomik kararlar ve yatırımlar askıya alınmış durumda. İran, İsrail ve ABD eksenli gerilimler sonucunda Van, Hakkâri ve Ağrı hattında büyük bir ekonomik durgunluk yaşanmaktadır. Buna bir de on yıldır süren kayyım pratiğini eklemek gerekiyor” diyen Ok, kayyım uygulamalarının kent altyapısını olumsuz etkilediğini söyledi.
Ok, “Kayyım pratiği kentin altyapısını kilitlemiş durumdadır; işletmeler basit bir su hizmeti alma konusunda bile sorun yaşıyor. Bu politika devam ettiği sürece bölge ekonomik açıdan geri bırakılacaktır” ifadelerini kullandı.
Buna karşın, barış ve demokratik toplum sürecinin yeniden canlanmasının Van için ekonomik bir çıkış kapısı olabileceğini belirten Ok, “Eğer bu süreç bir sonuca ulaştırılırsa; tersine göç ve yatırımların yeniden buraya akmasıyla uzun vadede Van’daki derin yoksulluk bile azalabilir” dedi.



