Türkiye'nin en önemli tahıl üretim merkezlerinden Van'da, 2026 yılının ilk çeyreğinde etkili olan yağışlar çiftçiye 'can suyu' oldu. Kuraklık endişesinin yerini sevince bıraktığını belirten Ziraat Mühendisi Yunus Haylaz, uygun nem dengesinin hem verimi hem de ürün kalitesini artıracağını vurguladı.
Kış boyunca etkili olan kar yağışının ardından, gübreleme dönemindeki buğdayın tam vaktinde yağmurla buluşması gelişimi hızlandırarak üreticiyi rahatlattı. Mart ve nisan aylarında aralıklarla devam eden yağışlar; buğdayda tane dolgunluğu ve bitki boyu gibi verim kriterlerinde net bir iyileşme sağladı. Kıştan bahara uzanan bu bereketli süreç, tarımsal geleceğe dair umutları yeniden canlandırdı.

(Tarım ve Orman Sen Van Şube Başkanı ve Ziraat Mühendisi Yunus Haylaz)
İlkbahar ayı itibarıyla yağışların geçen yıla oranla %82 arttığını vurgulayan Tarım ve Orman Sen Van Şube Başkanı ve Ziraat Mühendisi Yunus Haylaz, bu durumun Türkiye’nin genel buğday üretim tahminlerini yukarı çektiğini belirtti. Artan verimin bölgedeki tarımsal ticareti canlandırıp yerli üretimi sağlamlaştırması beklenirken; uygun sıcaklık ve nem dengesinin meyve kalitesini de en üst seviyeye taşıyacağı tahmin ediliyor.

Vanlı Çiftçinin Yüzü Yağışla Güldü
Geçmiş yıllarda yaşanan kuraklığın tarımsal üretim üzerinde zincirleme olumsuz etkiler yarattığını hatırlatan Yunus Haylaz, üreticinin zor bir sınavdan geçtiğini ifade etti.
Haylaz, "Daha önce yaşanan kuraklık son derece etkili olmuş, çiftçimizin tarımla uğraşmasını sekteye uğratmıştı. Ekilen ürünlerin çıkış yapamaması ciddi zararlara yol açmış, sulama maliyetlerinin artması üreticiyi daha az su isteyen ürünlere yönelmek zorunda bırakmıştı. Hatta Van ilinde alternatif ürün kısıtlılığı nedeniyle birçok çiftçimiz arazisini nadasa bırakarak boş tutmak durumunda kalmıştı. Ancak bu sene beklentilerin üzerindeki yağışlar çiftçimizi son derece memnun etti. Gelir düzeyinin artmasıyla birlikte çiftçimiz yeniden güçlü bir üretim evresine geçecektir" diye konuştu.

"Gübreye 'Can Suyu' Oldu"
Yağışın sadece miktarıyla değil, zamanlamasıyla da fayda yarattığını vurgulayan Haylaz, halk arasındaki tabirlerin bilimsel bir gerçekliğe dayandığını belirtti. Mart ve nisan aylarındaki yağışların buğdayın kritik gelişim dönemleriyle çakıştığını ifade eden Haylaz, teknik detayları şu sözlerle aktardı:
"Çiftçilerimiz 'Gübreyi attık, üzerine rahmet yağdı' derler. Bu çok doğru bir tespittir. Granül formdaki gübreler toprak yüzeyinde nemsiz kalırsa, özellikle üre gübresi güneşin etkisiyle amonyak gazına dönüşüp havaya uçar. Bitkinin bu besini alabilmesi için gübrenin suda çözünmesi şarttır. Bu yılki ideal yağışlar; azot ve fosfor gibi elementlerin kök bölgesine inmesini sağladı. Bu da doğrudan metrekaredeki başak sayısını ve bitki boyunu artırdı. Nisan ve mayıs yağışları ise tanelerin dolgun olmasını sağlayarak un sanayicisi için kritik olan protein oranını ve hektolitre ağırlığını yukarı çekecek."

“Meyve Ve Buğdayda Verim Artışı”
2026 yılının ilk aylarındaki verilerin son 30 yılın zirvesine işaret ettiğini belirten Haylaz, ulusal çaptaki beklentilerini de paylaştı. Nisan 2026 itibarıyla yağışların geçen yıla oranla %33 ile %82 arasında artış gösterdiğini kaydeden Haylaz, şu verileri paylaştı:
"Analizlerimize göre, elverişli yağışlar sayesinde Türkiye'nin buğday üretiminin 17 milyon tondan 20 milyon tona çıkmasını öngörüyoruz. Bu artış, yerli üretimi güçlendirirken ithalata olan bağımlılığımızı azaltacak ve dış ticaret dengemize olumlu yansıyacaktır. Ayrıca yağışlı sistemle gelen uygun sıcaklıklar, meyve ağaçlarının kış soğuklamasını almasını sağlayarak meyve kalitesini de artırmıştır."

“Su Kaynaklarında Kritik Beslenme”
Yağışların baraj ve gölet doluluk oranlarını artırmasının yaz ayları için büyük bir güvence olduğunu belirten Haylaz, "Yoğun yağışlar ve kar erimeleri yer altı su seviyelerini besliyor. Ancak bu kaynakların eski seviyesine gelmesi için bu yağış rejiminin yaklaşık 2-3 yıl daha devam etmesi gerekmektedir," ifadelerini kullandı.

"Tarım İklime Ve Politikalara Bağlıdır"
Tarımsal faaliyetlerin tamamen iklim ve politikalara bağlı olduğunu vurgulayan Haylaz, sözlerini şöyle noktaladı: "İklim insan elinde olmasa da, saha çalışmalarını takip ederek tedbir almak ve coğrafi konuma göre politikalar geliştirmek yöneticilerin elindedir. En önemli önceliğimiz, bu iklimsel avantajı doğru politikalarla kalıcı bir üretime dönüştürmektir. Bu yılki yağışların istikrarlı olmasını diliyorum."





