25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, Van’da son yıllarda art arda yaşanan şiddet ve kadın cinayeti haberleri, kentteki kadınların günlük yaşam alışkanlıklarını da derinden etkiledi.

Sokağa çıkarken yollarını değiştiren, akşamları evden çıkmamaya çalışan, tenha sokaklardan uzak durarak ve sürekli dikkat hâlinde yaşayarak ya da çantasında biber gazı taşıyarak dolaşan kadınlar, artık ‘temel güvenlik’ ihtiyacının bile karşılanmadığını düşünüyor. Yetersiz güvenlik, etkisiz denetim, caydırıcı olmayan cezalar ve medyaya yansıyan ölüm haberleri buna neden oluyor.

Kentte yaşayan kadınlar, her gün artan kaygı ortamının yalnızca bireysel önlemlerle aşılmasının mümkün olmadığını vurguladı. Birçok kadın, resmî kurumların daha görünür ve erişilebilir olmasını, özellikle akşam saatlerinde devriye sayılarının artırılmasını ve şiddet ihbarlarının ciddiyetle ele alınmasını istedi.

Kadınlar, sadece kendileri için değil, çocukların ve hayvanların da daha güvenli bir hayat sürebilmesi adına daha etkin önlemler alınmasını talep etti. Öğrencilerden çalışanlara kadar birçok kadın benzer kaygıları dile getirdi.

“Kendimi yaşadığım şehirde güvende hissetmiyorum”

İsmini vermek istemeyen bir kadın, “İşe gidip gelirken tedirgin oluyorum. Hızlı adımlarla eve ulaşmaya çalışıyorum ve özellikle akşam saatlerinde dışarı çıkmamaya çalışıyorum. Çantamda biber gazı taşımaya başladım. Umudum kadınların ve çocukların özgürce yaşayabilmesi,” dedi.

“Her gün ölüm haberleri görüyoruz, nasıl güvende hissedelim?”

İsmini vermek istemeyen başka bir kadın, “Şehirde yaşanan olaylar nedeniyle artık herkese şüpheyle yaklaşıyorum. Tenha sokaklardan uzak duruyorum, biber gazı taşıyorum ve kampüsteki güvenliğin yetersiz olduğunu düşünüyorum. Güvenlik görevlileri var ama işlevleri yok,” ifadelerini kullandı.

İpekyolu Belediyesi'nden Sanat Sokağı'nda çevre temizliği farkındalığı
İpekyolu Belediyesi'nden Sanat Sokağı'nda çevre temizliği farkındalığı
İçeriği Görüntüle

“Olaylar psikolojimizi etkiliyor, daha tedirgin hissediyoruz”

İsmini vermek istemeyen kadın, “Haberleri takip ettikçe tedirginliğim artıyor, özellikle akşam saatlerinde daha dikkatli davranıyorum. Daha iyi aydınlatma, daha görünür güvenlik ve daha ağır cezaların getirilmesi şart,” diye belirtti.

“Ne fiziki ne hukuki ne psikolojik olarak güvende değiliz”

İsmini vermek istemeyen başka bir kadın, “Yaşanan olayların yeni değil, sadece görünürlüğünün arttı. Kendimi korumak için muşta taşımayı düşünüyorum. Güvenlik sorunlarının çok daha geniş bir çerçevede ele alınması lazım,” diye devam etti.

“Artık kendimi sürekli tetikte hissediyorum”

İsmini vermek istemeyen bir başka kadın ise son dönemde hissettiklerini şöyle anlattı: “Son aylarda yaşanan olaylar nedeniyle artık hiçbir yere rahatça gidip gelemiyorum. Gün içinde bile etrafımı sürekli kontrol ediyorum, kulaklığımı takmamaya başladım çünkü arkadan biri yaklaşır mı diye tedirgin oluyorum. Akşamları dışarı çıkmayı tamamen bıraktım. Sadece kadınların değil, toplumun tamamının güvenliği için daha kararlı adımlar atılması gerektiğini düşünüyorum. Herkesin kendini güvende hissedebileceği bir şehirde yaşamak istiyoruz.”

Muhabir: Büşra TAMAN