Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son verileri, bölgenin en büyük metropollerinden biri olan Van’ın ciddi bir demografik ve ekonomik dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koydu. 2019-2024 yılları arasında 308 bin 806 kişinin göç ettiği kentte, toplam nüfus 1 milyon 136 binden 1 milyon 118 bine gerileyerek net 18 bin 670 kişilik bir azalma yaşadı. Sanayi yatırımlarının yavaşlaması, tarımsal üretimin gerilemesi ve yükselen yaşam maliyetleri genç nüfusu İstanbul, Ankara ve Kocaeli gibi merkezlere yönlendirirken; uzmanlar kentin hızla "yaşlı bir kente" dönüştüğü ve bölgedeki ekonomik ağırlığını kaybetme riski taşıdığı konusunda uyarıyor.

Yaşanan bu süreci değerlendiren Sosyolog Mustafa Okur, göçün niteliğine dikkat çekerek eğitimli ve üretken gençlerin gitmesinin sosyal güvenlik sisteminde kapasite sorunları yaratacağını ve kültürel dokuyu bozacağını vurguladı. Öte yandan kentin bir "cazibe merkezi" olmaktan çıktığını belirten DEM Parti Van İl Eşbaşkanı Veysi Dilekçi de ekonomik çöküşün temelinde tarım ve hayvancılığın bitirilmesinin yattığını ifade etti. Bir dönem hayvan ihraç eden Van’ın bugün eti ithal eder hale geldiğini hatırlatan Dilekçi, kalıcı bir barış ve üretim odaklı projeler hayata geçirilmeden bu göç dalgasının durdurulamayacağının altını çizdi.

Sosyolog Mustafa OkurSosyolog Mustafa Okur

"Gençler gidince sistem yaşlanıyor"

Göçün niteliğine dikkat çeken Sosyolog Mustafa Okur, kentin üretken gücünün erimesini şu sözlerle aktardı: "Göç edenlerin genç, üretken ve eğitimli kesimden oluşması; demografik açıdan çalışmayanlara bağımlı yaşlı nüfusun artmasına yol açacaktır. Bu durum sağlık ve sosyal güvenlik sistemlerimizde kapasite sorunlarını, kamu hizmetlerinde ise aksamaları beraberinde getirecektir. Van’da doğum oranı yüksek olsa dahi, göçle birlikte aileler parçalanıyor; geleneksel sosyal, kültürel ve dilsel dokumuz aşınarak yok oluyor."

"Van artık cazibe merkezi değil"

Vanspor’dan, Osman Zeki Korkmaz’a teşekkür
Vanspor’dan, Osman Zeki Korkmaz’a teşekkür
İçeriği Görüntüle

Kentin bölgedeki eski gücünü kaybettiğini savunan ve rasyonel tercihlerin göçü tetiklediğini vurgulayan Okur, "Van, coğrafi yakınlık ve ulaşılabilir kamu hizmetleri nedeniyle çevre iller için bir cazibe merkeziydi. Ancak bugün iletişim olanaklarıyla insanlar daha rasyonel seçimler yapıyor. Batı illerine kıyasla istihdam yaratacak büyük ölçekli sanayi ve turizm işletmelerimiz yok. Bilgi teknolojileri odaklı girişimlerin yokluğu, bu alanlarda eğitim alan gençlerimizi ilgili sektörlerin yoğunlaştığı bölgelere yöneltiyor. Van, cazibe merkezi olmaktan hızla uzaklaşıyor," şeklinde konuştu.

"Gençler istikrar arıyor"

Gençlerin memleketlerini terk etme motivasyonunu "standart" eksikliğine bağlayan Okur, "İnsanlar artık sadece umutlarını kaybetmiyor, yeni bir umut yaratma gayesiyle hareket ediyorlar. Gençlerimizin Batı’da inşaat gibi ağır işleri kabul edip burada yapmamalarının temel nedeni 'standart' eksikliğidir. Gittikleri yerlerdeki kurumsal haklar ve ücret politikaları temel motivasyondur. Genç bireyler; istikrarlı ama az kazançlı bir geleceği, yüksek kazançlı fakat belirsiz bir geleceğe tercih ediyorlar," dedi.

"Sorun yerel değil, bölgesel bir kısır döngü"

Van ile birlikte Hakkâri, Ağrı ve Şırnak gibi illerin de aynı kaderi paylaştığını hatırlatan Okur, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu tablo sadece demografik bir darboğaz değil, ekonomik bir kısır döngüdür. Nitelikli iş gücü kaybı mevcut işletmelerin büyümesini engeller, yatırımların önünü tıkar ve iç pazarın daralması nedeniyle bölgeyi yatırımcı için cazip olmaktan çıkarır. Van’ın turizm, tarım ve enerji hedeflerinin kâğıt üzerinde kalmaması için durumu tersine çevirecek yapısal önlemler ivedilikle alınmalıdır."

Dem Parti Van İl Eş Başkanı Veysi Dilekçi

DEM Parti Van İl Eş Başkanı Veysi Dilekçi

“Eskiden ihraç ediyordu, şimdi eti ithal ediyor”

Van’ın bir dönem hayvancılığın başkenti olduğunu hatırlatan DEM Parti Van İl Eşbaşkanı Veysi Dilekçi, üretim süreçlerinin durdurulmasının göçü nasıl tetiklediğini şu sözlerle anlattı: "Eskiden Orta Doğu’ya hayvan ihraç eden Van, bugün eti ithal eder hale geldi. Mazotun 60 TL’yi aştığı, yem ve gübre maliyetlerinin karşılanamaz olduğu bir ortamda köylü toprağını işleyemiyor. Yayla yasakları ve kapatılan fabrikalarla üretim kapıları yüzümüze kapandı. İnsanlar burada geçinemeyince, Türkiye’nin inşaat odaklı ekonomisinin bir parçası olmak üzere batı illerine göç etmek zorunda kalıyor."

"Barış olmadan kalkınma olmaz"

Göçü durdurmanın yolunun sadece ekonomiden değil, siyasi iklimden de geçtiğini ifade eden Dilekçi, "Mutlak suretle barış sürecinin kalıcılaşması ve ayrımcı politikaların son bulması gerekiyor. Barış ve demokratik bir sistem gelişmeden, ekonomik yatırımların kalıcı olması mümkün değildir. Bu tarihi bir fırsattır; göçü durdurmak için kentin geleceğini hep birlikte inşa etmeliyiz," dedi.

"Göç kurtuluş değildir"

Batı illerine gitmenin sorunları çözmediğini, aksine derinleştirdiğini savunan Dilekçi, "Batı metropollerine göç bir kurtuluş değildir. Bizim çözümümüz kendi toprağımızda, kırsal kalkınmadadır. Başkale’den Saray’a kadar sınır ilçelerimiz yoksulluğa terk edilemez. Van’ın kurtuluşu; sınır kapısının aktifleşmesi, tarım projelerinin desteklenmesi ve fabrikalarımızın yeniden açılmasıdır," şeklinde konuştu.

Muhabir: SEMİH SARMA