Türkiye genelinde yaşanan ekonomik, sosyal ve toplumsal sorunlar bireylerin ruh sağlığını doğrudan etkilerken, bu durum Van’da da belirgin biçimde hissediliyor. Ekonomik geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı, adalet duygusunun zedelenmesi ve toplumsal şiddet olayları; bireylerin psikolojik dayanıklılığını zayıflatıyor.

Van’da yaşayan bireyler en çok depresyon, kaygı bozukluğu ve ilişki problemleri nedeniyle destek ararken, ruh sağlığı hizmetlerine erişimde hem kamu hem de özel alanda çeşitli yetersizlikler dikkat çekiyor. Kentte ruh sağlığının mevcut durumunu, başvuru nedenlerini ve hizmetlere erişimi Klinik Psikolog Hüseyin Erol ile konuştuk.

Ekonomik kriz ve belirsizlik ruh sağlığını zorluyor

Van’daki ruh sağlığı sorunlarının Türkiye genelindeki tabloyla benzerlik gösterdiğini belirten Klinik Psikolog Hüseyin Erol, “Türkiye’de yaşanan herhangi bir toplumsal olay Van’ı da doğrudan etkiliyor. Son yıllarda yaşanan ekonomik buhranlar, adalet sistemine dair tutarsızlıklar ve bireylerin var olma mücadelesinin karşılık bulmaması ruh sağlığını derinden sarsıyor,” dedi.

Ekonomik sorunların tek başına ruhsal bozukluklara neden olmadığını ancak önemli bir tetikleyici olduğunu vurgulayan Erol, “Aynı koşullara maruz kalan her birey aynı psikolojik sorunları yaşamıyor. Kişisel dinamikler, sosyal destek ağları ve olayları anlamlandırma biçimi bu süreci belirliyor,” diye konuştu.

Psikolog Hüseyin ErollKlinik Psikolog Hüseyin Erol

Antidepresan kullanımı oldukça yaygın

Son yıllarda toplum genelinde ruhsal sorunların arttığını belirten Erol, “Türkiye, Avrupa’da antidepresan kullanımının en yaygın olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Günümüzde neredeyse her iki-üç kişiden biri bu ilaçları kullanacak düzeyde ruhsal sorun yaşıyor,” ifadelerini kullandı.

Van’da psikolojik destek alma konusundaki algının geçmişe kıyasla olumlu yönde değiştiğini belirten Erol, “Yıllar önce psikoloğa gitmek ciddi bir önyargıyla karşılanıyordu. Son dönemde bu algı büyük ölçüde kırıldı. Psikolojik destek almak artık daha normal görülüyor,” dedi.

Kadınlar destek arayışında daha görünür

Erciş Belediyesi muhtarlarla mahallelerin sorunlarını masaya yatırdı
Erciş Belediyesi muhtarlarla mahallelerin sorunlarını masaya yatırdı
İçeriği Görüntüle

Başvuruların cinsiyet dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erol, “Kadınlar yaşadıkları sorunları ifade etme ve çözüm arama konusunda erkeklere göre daha istekli. Bu nedenle başvuruların büyük bir kısmını kadınlar oluşturuyor,” sözleriyle devam etti.

Yaş gruplarına göre başvuruların değiştiğini ifade eden Erol, “20–35 yaş aralığında hayata tutunma, gelecek kurma ve belirsizlikle baş etme sorunları daha yoğun yaşanıyor. Bu yaş grubunda depresyon ve kaygı problemleri öne çıkıyor,” dedi.

Ruh sağlığı hizmetlerine erişim yetersiz

İlişkisel problemlerin son yıllarda belirgin biçimde arttığını vurgulayan Erol, “Sadece evli bireylerde değil, partner ilişkilerinde de ciddi sorunlar yaşanıyor. Boşanma öncesi ve sonrası destek talepleri ile gençlerde yuva kuramama ve yalnız yaşama eğilimi giderek artıyor,” ifadelerini kullandı.

Van’da ruh sağlığı hizmetlerinin kapasite açısından yetersiz olduğunu belirten Erol, “Kentte iki büyük hastane var ancak psikiyatrist ve deneyimli psikolog sayısı yetersiz. Özel sektörde psikoloğa ulaşmak daha kolay fakat ekonomik koşullar ciddi bir engel oluşturuyor,” dedi.

Ruh sağlığı hizmetleri herkes için erişilebilir olmalı

Ruh sağlığının temel bir ihtiyaç olduğunun altını çizen Hüseyin Erol, “Psikolojik destek hizmetlerinin SGK kapsamına alınması ve özel sigortaların bu alanda ödeme yapması, bireylerin ekonomik kaygı duymadan destek almasını sağlar,” diyerek Van’ın uzman sayısı açısından dezavantajlı bir konumda olduğunu sözlerine ekledi.

Muhabir: TÜLAY GÜVEN