Çocukların sağlıklı gelişimi; yalnızca akademik başarıyla değil, duygusal, sosyal, bilişsel ve davranışsal alanların bir bütün olarak desteklenmesiyle mümkün oluyor. Ancak Van özelinde değerlendirildiğinde, çocuk gelişimi alanında çalışan uzman sayısının ve bu alana yönelik kliniklerin sınırlı olması, ailelerin profesyonel desteğe erişimini zorlaştırıyor.
Bu tablo içinde faaliyet yürüten merkezlerde; gelişimsel değerlendirmeden oyun terapisine, dikkat testlerinden ebeveyn danışmanlığına kadar pek çok alanda hizmet veriliyor.
Van’da hizmet veren MOMO Kliniği’nde çocuk gelişimciler Öznur Keleş ve Cafer Keleş birlikte çalışıyor. Öznur Keleş, kliniklerinde verdikleri eğitimleri ve Van’daki ihtiyaçları VanHaber.tr’ye anlattı.
Çocuk gelişimi alanında Van’da merkez açma motivasyonu
Çocuk gelişimi alanında çalışma motivasyonlarına ve Van’da klinik açma süreçlerine değinen MOMO Kliniği’nden çocuk gelişimci Öznur Keleş, “MOMO’da Cafer Keleş ile birlikte çalışıyoruz. İkimiz de Ankara Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü mezunuyuz. Farklı şehirlerde çeşitli alanlarda deneyim kazandıktan sonra Van’da bir merkez açmak üzere buraya taşındık. Doğup büyüdüğümüz bu topraklarda çocuk gelişimi alanında ciddi bir eksiklik olduğunu gördük. Bu hizmetlerin her çocuk ve aile için erişilebilir olması gerektiğine inanıyoruz. Temel motivasyonumuz da buydu,” dedi.
MOMO Kliniği - Çocuk Gelişimci Öznur Keleş
0–18 yaş grubuna yönelik bütüncül çalışmalar
Kliniğin hizmet alanlarına ve başvuru nedenlerine değinen Keleş, “Merkezimizde 0–18 yaş arası tüm çocuklara hizmet veriyoruz. Başvuru sürecinde çocuklara bütüncül bir gelişimsel değerlendirme yapıyoruz. Desteklenmesi gereken alanlar varsa buna uygun bireysel programlar hazırlıyor, gerektiğinde yönlendirmelerde bulunuyoruz,” ifadelerini kullandı.
Son dönemde öne çıkan başvuru nedenlerine de değinen Keleş, “En sık dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dikkat testleri, dil ve konuşma problemleri, okul uyum sorunları, akran ilişkilerinde güçlükler, kaygı, korkular ve sorumluluk alma konusunda zorlanan çocuklarla çalışıyoruz. Aynı zamanda ailelere ebeveynlik becerileri, doğru tutumlar, etkili sınır koyma ve ebeveyn-çocuk iletişimi konularında da destek sağlıyoruz,” diye konuştu.
Van’da çocuk gelişimi alanında öne çıkan ihtiyaçlar
Van’da çocuk gelişimi alanında daha fazla çalışılması gereken başlıklara dikkat çeken Keleş, “Kuruluşumuzdan bu yana gelişimsel değerlendirme ve takip, sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi, duygu düzenleme, davranış problemleri, dil ve konuşma bozuklukları, akran zorbalığı, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile doğru teknoloji kullanımı Van’da öne çıkan ihtiyaç alanları arasında yer alıyor,” dedi.
Oyun terapisi ve MOXO dikkat testine yoğun ilgi
Verdikleri hizmetlerin Van’daki karşılığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Keleş, “Oyun terapisi, MOXO Dikkat Testi ve dil ve konuşma terapisi en fazla ilgi gören hizmetlerimiz arasında yer alıyor,” ifadelerini kullandı.
Oyun terapisinin çocuklar üzerindeki etkisine değinen Keleş, “Oyun terapisi, çocukların iç dünyalarını en doğal ve güvenli şekilde ifade etmelerini sağlıyor. Çocukların terapiye istekli gelmesi öğrenmeyi kolaylaştırıyor, problemli davranışların değişimini destekliyor ve özgüveni artırıyor,” dedi.
MOXO Dikkat Testi’ne ilişkin bilgi veren Keleş, “Bu test 6–65 yaş arası bireylere uygulanabiliyor. Günlük hayattaki uyaranlar eşliğinde yapılan bilgisayar tabanlı bir değerlendirme olması, dikkatin gerçek koşullarda nasıl işlediğini ortaya koyuyor ve hem aileler hem de öğretmenler için yol gösterici oluyor,” diye konuştu.
Ailelerin beklentileri ve erken müdahalenin önemi
Ailelerin çocuklardan beklentilerine dikkat çeken Öznur Keleş, “Ailelerin beklentileri çoğu zaman çocukların mevcut potansiyellerinin üzerinde olabiliyor. Bu durum çocuklarda başarısızlık hissine ve duygusal sorunlara yol açabiliyor,” dedi.
Van özelinde farkındalık düzeyine de değinen Keleş, “Aileler genellikle çok ciddi bir sorun ortaya çıktığında destek almaya yöneliyor. Oysa erken müdahale süreci hem daha kısa hem de daha etkili oluyor. Düzenli gelişimsel değerlendirme ve takip, olası risklerin erken dönemde fark edilmesi açısından kritik öneme sahip,” ifadelerini kullandı.
Ailelere ve yetkililere çağrı: Gelişim bir bütündür
Son olarak ailelere ve yetkililere mesaj veren Keleş, “Gelişimin tüm alanları birbiriyle bağlantılıdır. Dil gelişimindeki bir gecikme, bilişsel ve sosyal-duygusal gelişimi de etkileyebilir. Bu nedenle basit gibi görülen durumlar göz ardı edilmemeli,” dedi.
Erken çocukluk döneminin önemine vurgu yapan Keleş, “Çocukların ileriki yaşamlarında daha sağlıklı bireyler olabilmesi için erken çocukluk döneminde gelişimsel değerlendirme ve takibin yaygınlaşması büyük önem taşıyor,” ifadelerini kullandı.




