Van’ın Edremit ilçesinde 15 yılı aşkın süredir çilek ve nar yetiştiriciliği yapan Celal Akar, çocukluğundan itibaren babasıyla birlikte çalışarak öğrendiği çiftçilik geleneğini bugün küçük bir bahçede yaşatmaya çalışıyor.
Çukurca’nın sıcak ve bereketli ikliminden gelip Edremit’te tarıma başlayan Akar, deneme amacıyla diktiği nar ağaçlarından verim alsa da esas geçimini milyonlarca köke ulaşan çilek üretiminden sağlıyor.
Ancak 2800 yıllık Şamran Kanalı’ndan yeterli su gelmemesi hem bahçedeki ürünlerin kurumasına hem de yıllardır devam eden emeğin tehdit altına girmesine neden oluyor.
“Ben bu bahçede 2009’dan beri tarımla uğraşıyorum”
Tarıma çok daha küçük yaşlarda başlayan ve çilek, nar yetiştiriciliği yapan Celal Akar, “Daha küçükken babam çiftçi olduğu için onunla Çukurca’da çalıştım. Oranın havası Akdeniz iklimini andırıyor, aşırı sıcak. Bizim köyde turunçgiller hariç her şey yetişir. Narı sadece ‘acaba burada olur mu’ diye deneme mahiyetiyle ektim ve verimini aldım. Çileğe ise 250 kökle başladım. Şimdi burada milyonlarca kök var. İki dönüme ektiğim çilekler kendiliğinden çoğaldı,” dedi.
Nar Yetiştiricisi Celal Akar
Su sorunu üretimi tehdit ediyor
Şamran Kanalı’nda yaşanan su sıkıntısının üretimi büyük ölçüde düşürdüğünü vurgulayan Akar, “Şamran Kanalı 2800 yıllık bir kanaldır. Bunu 30–33 yılda kürek kazmayla kazıp getirmişler. Devlet tarafından betonarme yapıldı ama kaç senedir bir sıkıntı var. Sular iyi gelmiyor. Şirketlere su verildiği için buraya fazla su verilmiyor. Su az geldiği için çilekler kuruyor ve verim alamadım,” ifadelerini kullandı.

“Nara su yetişmediği için çiçeğini döküyor”
Nar üretiminin suya aşırı ihtiyaç duyduğunu belirten Akar, “Narın mevsimi tam dönüştüğünde su gelmediği için çiçeğini döküyor. Hazirandan sonra olgunlaşmaya başlar, su gelmeyince kendi ürününü yok ediyor. Ağaç yaşasın diye meyveyi atıyor,” dedi.
“Ağaç diktim ki su ihtiyacı azalsın”
Çileğin güneş isteyen ama aşırı sıcak ve susuzluğa gelemeyen bir ürün olduğunu belirten Akar, “Burası güney olduğu için güneşi iyi görüyor. Su az geldiğinden çilekleri biraz gölgede tutmak için ağaç diktim. Gölge olunca suya daha az ihtiyaç duyuyorlar,” sözleriyle devam etti.

“Gençler tarımdan kaçtı, yaşlı kesim kalıyor”
Akar, “Gençler zaten tarımdan kaçtı. Yaşlı kesime kalmış. Birkaç sene sonra onlar da olmayınca tarım kökten biter,” dedi.
Bölgedeki potansiyele dikkat çeken Akar, “Eğer serbest olsaydı buraya Hint keneviri ekilebilirdi. Dünyanın ürünü çıkar ondan. Safran desen kilosu 600 bin lira. Suya da fazla ihtiyacı yok. İmkân sağlansa insanlar geçimini rahatça sağlar,” ifadelerini kullandı.

“Tek gayem buranın çölleşmemesi”
En büyük kaygısının bölgenin tamamen kuruması olduğunu belirten Akar, “Bu gidişle Şamran gelmezse bölgenin tarımı bitmiş sayılır. Asırlık ağaçlar kurur gider. Beni en mutlu eden şey yeşillik olması. Tek gayem buranın çölleşmemesi,” dedi.
“Haftada bir sulanması gerekirken 20–25 günde bir su veriliyor”
Sulama sıklığındaki düşüşü anlatan Akar, “Haftada bir buranın sulanması lazımken 20 günde, 25 günde bir su verildi. Edremit taşlık alandır. Yarısı su aldı, yarısı alamadı,” sözlerini kullandı.
Son olarak çağrıda bulunan Akar, “Devlet su işlerinin tekrar bu işe el atması gerekiyor. Çılpaşların bu suyla ilgilenmesi lazım. Eskiden bu işi bilen emekli insanlar vardı, gerekirse yeniden görevlendirilsinler,” dedi.




