Van Demokratik Kurumlar Platformu’nun çağrısıyla Van AVM önünde toplanan binlerce kişi, Erek Dağı Caddesi üzerinden Musa Anter Parkı’na doğru sloganlar eşliğinde kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirdi.
Yürüyüşe Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Van Milletvekilleri Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Gülderen Varlı, Mahmut Dindar, Zülküf Uçar, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç, yerlerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan, her iki partinin il ve ilçe eş başkanları ile Barış Anneleri İnisiyatifi katıldı.
Gülşen Kurt: "Bu kirli savaş insanlıktan uzaktır"
Musa Anter Parkı’nda özgür basını ve kitleyi selamlayan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Van İl Eş Başkanı Gülşen Kurt, "Rojava halkı üzerinde uluslararası devletlerin eliyle yürütülen kirli ve ahlaksız bir savaş var. Bu zihniyeti iyi tanıyoruz. Rojava halkı 2014 yılında IŞİD’i nasıl bitirip toprak altına gömdüyse, bugün de aynı inançla bu kuvvetleri yok edecektir. Dünya bu haksızlığa gözlerini yumuyor ama herkes bu onurlu yaşamın yanında olmalı çünkü Rojava halkı bugüne kadar kimsenin toprağına, kimliğine veya sınırlarına el uzatmadı" dedi.
Neslihan Şedal: "Hedef kadın özgürlükçü paradigmadır"
Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Neslihan Şedal ise kadın kimliğine yönelik saldırılara dikkat çekerek şunları söyledi:
"Kürt düşmanları görsün ki Kürt kadınları ayaktadır ve mücadeleyi büyütüyorlar. Saldırılarını özellikle kadın özgürlükçü paradigmamızı, 'Jin Jiyan Azadi' (Kadın, yaşam, özgürlük) felsefemizi hedef alarak gerçekleştiriyorlar. Kadın arkadaşlarımızın bedenlerini yüksek katlardan aşağı atan bu çetelerin hedefi bizim örgülerimizdir; çünkü o örgülerde kadınların özgür kimliği var. Onlar talimatlarını çetelerden alıyor, biz ise halkımızdan alıyoruz. Eğer kültürümüzde saç örmek varsa onu savunacağız. Bir damla kanımız kalana dek Orta Doğu’yu bu felsefeyle süsleyeceğiz; örgülerimiz bu çetelerin korkusu olmaya devam edecek."

Keskin Bayındır: "Rojava Kürtleri birleştiren tesbih imamesidir"
Kürsüde geniş bir değerlendirme yapan Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Suriye (Rojava) bölgesinin Kürt halkı için hayati önemini şu sözlerle ifade etti:
"Rojava sadece Rojava değildir; Serhat’tır, Botan’dır, Dersim’dir, Kürdistan’dır. Kürtleri paramparça etmişlerdi ama Rojava bir tesbih imamesi gibi bütün Kürtleri birleştirdi. HTŞ zihniyetini de tıpkı IŞİD’i Kobanê’de yıktığımız gibi yerle bir edeceğiz. Kürt kadınının örgüsü HTŞ'yi ve onlara destek verenlerin tahtını da devirecek. Ankara’da her gün televizyona çıkıp onları takdir edip savunanlar bilsin ki; biz vatanımızdayız ve hesap şaşarsa son kan damlamıza kadar direneceğiz. HTŞ, Türkiye'nin kayyımıdır, IŞİD'in zihniyetidir."
"Münafıkça bir siyaset yürütülüyor"
Hükümetin politikalarını ve inanç üzerinden yürütülen söylemleri sert bir dille eleştiren Bayındır, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Televizyona çıkıp 'Kürtler kardeşimizdir' diyorlar. Eğer sizin kardeşliğiniz bizi yok etmek üzerineyse biz bu iki yüzlü kardeşliği kabul etmiyoruz. Münafıkça bir siyaset yürütüyorlar; araçlarında uyuşturucu yakalanıyor, ceplerinde devletin kimliği var, evleri camiinin önünde. Bunlar insan değil, münafıktırlar. İslam adı altında bizi yok etmek isteyenlere karşı Kürt alimlerine çağrımızdır; onlara cevap verin. Eğer sizin dininiz Kürtleri öldürmekse bizim dinimiz bir değildir."
"Talimatımızı halkımızdan alıyoruz"
Bayındır, baskılara boyun eğmeyeceklerini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan'ın size çok selamı var; kendisi defalarca uyardı, Kürtlerin birliğini bozamazlar. Belediye başkanlarımızı, Suriye (Rojava) halkına destek afişleri astıkları için gözaltına alıyorlar. Bu zihniyet IŞİD ve HTŞ zihniyetidir. Bize şiddet uygulayanlara, işkence edenlere söylüyorum; niyetiniz birini yakalamaksa bizim öldürülmemiz için talimat verenleri gidin tutuklayın. 7'den 70'e bu alanlara çıkanlara teşekkür ediyoruz; haklarımıza kavuşana kadar Van’da ve dünyanın her yerinde sokaklarda olacağız."




