Van, coğrafi konumu ve sosyo-ekonomik yapısı nedeniyle uzun süredir uyuşturucu ticaretinin geçiş güzergâhlarından biri olarak öne çıkıyor. Son aylarda Van Emniyet Müdürlüğü ve jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonlarda eroin, metamfetamin, skunk, sentetik uyuşturucu ve esrar türü maddelerin kilogramlarca ele geçirilmesi, sorunun sahadaki ciddiyetini ortaya koydu. Özellikle İran sınır hattına yakın ilçelerde yoğunlaşan yakalamalar, uyuşturucuya erişimin kolaylaştığını gösterirken, uzmanlar kullanım yaşının giderek düştüğüne dikkat çekiyor.

Bu tabloyu sahadan değerlendiren Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, Van’da uyuşturucu kullanımına ilişkin önemli tespitlerde bulundu.

“Uyuşturucu olayları güvenlik ve huzur kaygısını artırıyor”

Van’da son yıllarda uyuşturucu kullanımına ilişkin sahadan nasıl bir tablo gözlemledikleri sorusuna değinen Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, “Son yıllarda uyuşturucu bağlantılı olayların Van ilimizde güvenlik ve huzur kaygılarını ciddi biçimde artırdığını gözlemliyoruz. Bu meseleye yalnızca fail odaklı bakmak eksik kalır; mağdurların ve ailelerinin yaşadığı psikolojik ve sosyal yıkım da mutlaka dikkate alınmalıdır. Bağımlılık bireysel bir tercih değil, halk sağlığı ve toplumsal güvenlik sorunudur,” dedi.

“Van’da en yaygın maddeler sentetik uyuşturucular ve metamfetamin”

Van’da en sık karşılaşılan maddelere değinen Turğut, “Van’da sentetik uyuşturucular, eroin, metamfetamin ve esrar türleri yaygın olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle 15-30 yaş arası gençler risk altında. Erkek kullanıcılar daha görünür olsa da bu durum kadın kullanıcıların olmadığı anlamına gelmiyor; kadınlar çoğu zaman bağımlılıklarını gizliyor ve tedaviye başvurmuyor,” diye konuştu.

Madde kullanımın yaygınlığının sebeblerine değinen Turğut, "Van’da madde kullanımı ve bağımlılığının birinci derecede bölgenin coğrafi yapısından (İran’la sınır olunması, kaçakçılık,), ikincisi, bölgenin sosyo-ekonomik yapısından (Göç, yoksulluk, işsizlik, eğitimsizlik vb, üçüncüsü de bölgenin demografik yapısından (çok çocuklu ailelerin olması ve bu ailelerin çocuklarıyla yeterince ilgilenmemesi vb kaynaklandığını söylemek mümkündür,” dedi.

Kullanım yaşı düşüyor, sigara kritik eşik

Gençler ve çocuklar açısından riskli maddelere dikkat çeken Turğut, “Bağımlılıkla mücadelede sigara hafife alınmamalı. Diğer maddelere geçişin büyük kısmı sigara ile başlıyor. Kullanım yaşı düştü ancak asıl odaklanmamız gereken, bağımlılığın bir halk sorunu olarak ele alınması ve mücadele yöntemlerinin güçlendirilmesidir,” ifadelerini kullandı.

Vanspor’dan, Osman Zeki Korkmaz’a teşekkür
Vanspor’dan, Osman Zeki Korkmaz’a teşekkür
İçeriği Görüntüle

Osman TurgutHayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut

Van, uyuşturucu ticaretinde geçiş merkezi konumunda

Van’ın coğrafi konumunun uyuşturucuya erişimi doğrudan etkilediğini belirten Turğut, “İran’a yakınlık, yüksek işsizlik, göç ve düşük üretim kapasitesi yasadışı madde ticaretini artırıyor. Türkiye’ye giren uyuşturucunun önemli bir kısmı Van üzerinden İstanbul’a, oradan da Avrupa’ya sevk ediliyor. Başkale ve Gürpınar gibi sınır ilçeleri bu geçişte kritik noktalardır,” dedi.

Aile yapısı bağımlılıkta belirleyici rol oynuyor

Derneğe başvuran ailelerin yaşadığı sorunlara değinen Turğut, “Bağımlılığa giden yolda aile içi ilişkiler çok belirleyici. Baskıcı, otoriter tutumlar, yoksulluk ve aile içinde madde kullanan bireylerin varlığı, gençleri bağımlılığa sürükleyen temel etkenler arasında yer alıyor,” dedi.

“Van’da rehabilitasyon merkezi yok”

Tedavi ve rehabilitasyon imkânlarının yetersizliğine dikkat çeken Turğut, “AMATEM ve ÇEMATEM yalnızca arındırma sürecini kapsıyor. Oysa asıl tedavi rehabilitasyondur ve bu süreç 6 ay ile 1 yıl arasında sürmelidir. Ne yazık ki Van’da rehabilitasyon merkezi yok. Bu eksiklik tekrar kullanım riskini artırıyor,” ifadelerini kullandı.

Kurumsal iş birliği yeterli değil

Kurumlar arası koordinasyon eksikliğine de değinen Turğut, “Bağımlılıkla mücadele toplantıları yapılıyor ancak kalıcı ve bağlayıcı protokoller yok. Her kurum kendi başına hareket ediyor. Van’ın acilen kapsamlı bir veri envanterine ve ortak mücadele planına ihtiyacı var,” dedi.

“Bağımlılık bir aile hastalığıdır”

Son olarak yetkililere ve Van halkına çağrıda bulunan Turğut, “Bağımlılık sadece bireyin değil, ailenin de hastalığıdır. Van’da danışmanlık, rehabilitasyon ve sosyal uyum merkezleri acilen açılmalıdır. Mücadele ancak birlikte ve koordineli yürütülürse başarıya ulaşır. En önemlisi, çocukların yanlışları görmezden gelinmemelidir,” diye konuştu.

Muhabir: TÜLAY GÜVEN