Türkiye genelinde yaşanan ekonomik daralma ve artan maliyetler, Van’daki tüketim alışkanlıklarını da temelden değiştirdi. Vatandaşlar artık yeni bir ayakkabı almak yerine mevcut olanı onarmayı tercih ediyor. Bu durum, ayakkabı tamirciliği gibi geleneksel zanaatları geçici olarak canlandırsa da yeni neslin ilgisizliği nedeniyle mesleğin geleceği tehlike altında. Van’da yaklaşık 30 yıldır bu mesleği sürdüren Emrah Şen, sektörün mevcut durumunu ve yaşadıkları zorlukları paylaştı.
“Alım gücü düştükçe işlerimiz yoğunlaşıyor”
Yaklaşık 30 yıldır mesleğin içinde olan Emrah Şen, ekonomik koşulların iş yoğunluğu üzerindeki doğrudan etkisine değinerek: “Kriz oldukça bizim işler daha iyi oluyor. Alım gücü zorlandıkça bizim işler daha yoğun oluyor. 5–6 bin liralık bir ayakkabının 300–400 liralık bir tamirle kurtarılması, vatandaş için zorunlu bir tercih haline gelmiş durumda,” dedi.

“Yurttaşlar mecburen tamire yöneliyor”
Son yıllarda talebin daha da arttığını belirten Şen, bunu doğrudan ekonomik koşullarla ilişkilendirerek şu ifadeleri kullandı: “En düşük bir ayakkabı bugün 2 milyar. İnsanlar alamıyor. Asgari ücretle geçinen bir bireyin ailesine ayakkabı alması neredeyse imkânsız hale geldi. Yurttaşlar mecburen tamire yöneliyor.”
Ayakkabı tamirine başvuranların yaş skalasının geniş olduğunu dile getiren Şen, “7 yaşındaki çocuk bile gelip ayakkabıyı diktirebiliyor. 80 yaşındaki adam da diktiriyor,” dedi.

“Meslek kayboluyor: Çırak yok”
Şen, zanaatın en büyük sorununu çırak eksikliği olarak tanımlayarak, “Çırak bulamıyoruz. Şu anki gençler masa başı iş istiyor. Sadece ayakkabı tamirciliğinde değil tüm sektörlerde eleman sıkıntısı yaşanıyor. Yakında istemediğimiz Afgan ya da Suriyeli insanları çırak olarak almak zorunda kalacağız,” şeklinde konuştu.
“Meslek zengin yapmaz ama aç da bırakmaz”
Mesleğin ne çok zenginlik vadettiğini ne de aç bıraktığını söyleyen Şen, gençlere seslenerek, “Meslek asla insanı aç bırakmaz. Tavsiyem mesleklere dönsünler. Üniversite okumak artık garanti iş sağlamıyor. Zanaatın değeri bilinmeli,” dedi.

“Ailemde devam ettirecek kimse yok”
Kendi ailesine mesleği aktaramadığını söyleyen Şen, mesleğin getirisinin sınırlı olduğunu ancak geçim sağladığını da belirtip sözlerini şöyle tamamladı: “İki kardeşime de iş öğrettim, bıraktılar. Oğlumun da yapacağını zannetmiyorum. Ailemde devam ettirecek kimse yok.”




