Van Milletvekili Gülderen Varlı, 2025 yılının iktidar tarafından “Aile Yılı” ilan edilmesine rağmen kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve çocuklara yönelik şiddetin arttığına dikkat çekerek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından yanıtlanmak üzere iki kapsamlı yazılı soru önergesi sundu.
Varlı, önergesinde kadın cinayetleri ve şiddet verilerinin resmî rakamlara yansıtılmadığını, bağımsız kadın örgütlerinin ve basının açıkladığı tabloya göre 2025 boyunca şiddetin sistematik biçimde sürdüğünü kaydetti.
Jinnews’in 2025 yılı verilerine göre en az 297 kadın ve 29 çocuk erkekler tarafından öldürüldü; 191 kadın ve 28 çocuk ise şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporuna göre ise en az 294 kadın öldürüldü, 297 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Veriler, şüpheli ölümlerin kadın cinayetlerinin sayısını dahi geçtiğini gösteriyor.
Varlı, bu tabloyu “etkin soruşturma eksikliği”, “cezasızlık politikaları” ve “kadınların yaşam hakkını korumada devletin pozitif yükümlülüğünü yerine getirmemesi” olarak değerlendirdi.
Koruma Kararına Rağmen Öldürülen Kadınlar Gündeme Taşındı
Varlı, 2025 içinde hakkında koruma kararı olmasına rağmen öldürülen en az 23 kadın olduğunu hatırlatarak, koruma kararlarını uygulamayan kamu görevlileri hakkında idari veya cezai bir işlem yapılıp yapılmadığını sordu.
Ayrıca, kolluk güçleri tarafından yaşamını yitiren 17 kadına ilişkin yürütülen soruşturmaların akıbetini de gündeme taşıdı.
“Şüpheli Ölümler İntihar/Kaza Olarak Kapatılıyor Mu?”
Soru önergelerinde özellikle şu başlıklar dikkat çekti:
• Şüpheli kadın ölümleri hakkında etkin soruşturma yürütülüp yürütülmediği
• Dosyaların “intihar” veya “kaza” olarak kapatıldığı iddiaları
• Son 5 yılda kayda geçen 1267 şüpheli ölümün neden aydınlatılamadığı
• Yeni infaz düzenlemesinin kadın cinayetleri üzerindeki etkisi
• Kadınların öldürülmesinde kamu personelinin ihmali olup olmadığı
Varlı, kadınların yaşam hakkına yönelik saldırıların ağırlaştığını ve İstanbul Sözleşmesi’nin feshiyle birlikte “cezasızlık” algısının daha da derinleştiğini vurguladı.
İki Ayrı Bakanlığa Yönelik Sorular
Milletvekili Varlı, hem Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na hem de İçişleri Bakanlığı’na aynı kapsamlı soruları yönelterek iki bakanlığın sorumluluk alanındaki eksikliklerin ortaya konulmasını talep etti.
Önergede yöneltilen bazı kritik sorular şöyle:
• 2025’te kadın cinayetleri neden arttı?
• Şüpheli kadın ölümlerinde neden etkin soruşturma yürütülmedi?
• Koruma kararına rağmen öldürülen kadınların sorumluları hakkında işlem yapıldı mı?
• Kolluk tarafından öldürülen kadınlara ilişkin dosyaların durumu ne?
• 2026 yılında şiddeti önlemeye yönelik somut planlar nelerdir?
“Devletin Yükümlülüklerini Yerine Getirmediği Ortada”
Varlı, Anayasa’nın 17’nci maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2’nci maddesi gereği devletin kadınları korumakla yükümlü olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi Meclis gündemine taşıdı:
“Bu tablo, cezasızlık ve kuralsızlığın yapısal biçimde beslediği bir devlet pratiğinin sonucudur. Devlet yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmemektedir.”




