Van Milletvekili Gülderen Varlı, kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri, koruyucu tedbirlerin uygulanması ve sosyal hizmet politikalarına ilişkin kapsamlı bir yazılı soru önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu.

Anayasanın 98’inci ve İç Tüzüğün 96’ncı ile 99’uncu maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından yazılı olarak yanıtlanması talep edilen önergede, kadınlara yönelik şiddetin artışı ve cezasızlık tartışmaları gündeme taşındı.

Önergede, 2025 yılında en az 294 kadının öldürüldüğü, 297 kadının ise şüpheli şekilde hayatını kaybettiği belirtilirken, 2026 yılının Ocak ayında en az 22 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü ve 14 kadının şüpheli ölümle yaşamını yitirdiği ifade edildi. Resmî ve bütünlüklü kamu verilerinin bulunmaması nedeniyle “en az” ifadesinin kullanıldığına dikkat çekildi.

Milletvekili Varlı’nın önergesinde Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma süreci, Güler Özkan cinayeti, Alev Koç cinayeti ve İstanbul’da iki göçmen kadının öldürülmesi gibi örnek olaylara da yer verildi. Ayrıca hakkında uzaklaştırma veya koruma kararı bulunan faillerin kadınlara ulaşabilmesi ve koruma mekanizmalarının etkinliği konusunda soru işaretleri dile getirildi.

Önergede, kadın cinayetleri sonucu ebeveynlerini kaybeden çocuklara yönelik sosyal destek politikaları, koruma kararlarının uygulanması, silah ruhsatlarının iptali, şüpheli kadın ölümlerinin soruşturulması, göçmen kadınlara yönelik şiddet ve 2026 yılına ilişkin planlanan politikalar dahil olmak üzere toplam 21 soru yer aldı.

Gülderen Varlı’nın TBMM’ye sunduğu önerge şöyle:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. (18.02.2026)

Türkiye’de uygulanan cezasızlık politikalarından güç alan erkekler tarafından katledilen kadın sayısı her geçen gün artmaktadır. Kadına yönelik şiddetle birlikte artan toplumsal şiddet ve nefret söylemleri, derin ve yapısal bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. 2025 yılında en az 294 kadın erkekler tarafından öldürülmüş, 297 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulunmuştur. 2026 yılının ocak ayında ise en az 22 kadın erkekler tarafından öldürülmüş, 14 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirmiştir. “En az” ifadesi, resmi ve bütünlüklü kamu verilerinin bulunmaması nedeniyle basına yansıyan ve kadına yönelik şiddetle mücadele eden platformlar tarafından derlenen veriler esas alınarak kullanılmaktadır.

Uzmanlar şüpheli kadın ölümlerinin artışının tesadüfi olmadığı belirtirken; üzerinden bir yıldan fazla süre geçmesine rağmen Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü hâlâ aydınlatılmamış; bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edilmesine rağmen soruşturmanın etkin ve titiz biçimde yürütülmediğine dair kamuoyunda ciddi kaygılar devam etmektedir. Bu durum, şüpheli kadın ölümlerinde adalet mekanizmalarının yeterince işletilmediği yönündeki eleştirileri güçlendirmektedir.

Ayrıca, hakkında uzaklaştırma veya koruma kararı bulunan faillerin kadınlara ulaşabilmesi, koruyucu ve önleyici tedbirlerin uygulanmasında zafiyet olup olmadığı sorusunu gündeme getirmektedir. İstanbul Sözleşmesi ile 6284 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, hakkında tedbir kararı verilen kişilerin silahlarının kolluğa teslim edilmesi ve ruhsat işlemlerinin durdurulması mümkün olmasına rağmen, bu hükümlerin etkin biçimde uygulanıp uygulanmadığı kamuoyu açısından açıklığa kavuşturulması gereken bir husustur.

Basına yansıyan bilgilere göre;

• Ağrı’nın Patnos ilçesine bağlı Özdemir köyünde, 35 yaşındaki Güler Özkan, evli olduğu Servet Özkan tarafından ateşli silahla 28 Ocak tarihinde katledilmiş. Olayın, Güler Özkan’ın 20 günlük bebeği kucağındayken ve yaşları 2 ile 17 arasında değişen 7 çocuğunun gözü önünde gerçekleştiği belirtilmektedir. Servet Özkan “kasten öldürme”, babası Nurullah Özkan ise “yardım etme” suçlamasıyla çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır. Ayrıca Güler Özkan’ın uzun yıllar sistematik şiddete maruz kaldığı, defalarca karakola başvurduğu ve buna rağmen etkin bir koruma mekanizmasının işletilmediği iddia edilmektedir. Çocukların tanıklıkları, bu cinayetin münferit değil; süreklilik arz eden erkek şiddetinin ve cezasızlık politikalarının sonucu olduğunu göstermektedir.

• Maraş'ın Pazarcık ilçesi Narlı Mahallesi'nde 2 çocuk annesi Alev Koç, ayrılmak istediği Hasan Hüseyin Subaşı tarafından otomobilinde boğularak öldürülmüştür.

• İstanbul Ümraniye’deki bir evde Özbekistanlı Durdona Khakımova’nın ve Ergashalieva Sayyora’nın D.A.U.T. ve G.A.K. tarafından vahşice katledilmiştir.

Yaşanan bu cinayetlerle beraber her gün katledilen ve şiddete maruz kalan kadınların yaşam hakları ile beraber tüm hakları ellerinden alınmaktadır. Katledilen kadınlardan sonra da işlenmeyen adalet sistemi de mağduriyet yaratmaya devam etmektedir.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun 7 Şubat 2026 tarihli açıklamasına göre; hakkında uzaklaştırma kararı bulunan ve boşanma süreci devam eden Baki Kaya, 2022 yılında eşi G.K.’yi üç çocuğunun gözü önünde öldürmüştür. Yargılama sonucunda faile ağırlaştırılmış müebbet, failin annesine ise müebbet hapis cezası verilmiş ve karar Yargıtay tarafından onanmıştır. Olay sonrası G.K’nin babası Arif Kaplan, yalnızca emekli aylığı ile üç torununun bakımını üstlenmiş; ancak ekonomik ve sosyal imkânsızlıklar nedeniyle çocuklardan ikisi hakkında sosyal hizmet tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümlerine dayanarak, sosyal hizmetler bünyesinde bakım altına alınan iki çocuk için Arif Kaplan aleyhine aylık toplam 10.000 TL nafaka talebiyle dava açmış; Samsun 3. Aile Mahkemesi söz konusu talebi kabul etmiştir.

Anayasa’nın 2’nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin “sosyal bir hukuk devleti” olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı şekilde, devletin kadınları şiddete karşı koruma yükümlülüğü ve çocukların üstün yararını gözetme sorumluluğu hem ulusal hem de uluslararası mevzuatla güvence altındadır.

Bu bağlamda;

Kamuoyu ve kadın platformlarının açıklamalarına göre cezasızlık politikalarının sonucunda kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet artmaktadır. Bakanlığınıza göre kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin son yıllarda bu denli artmasının temel nedenleri nelerdir? Mevcut önleyici ve koruyucu tedbirler nelerdir? Bu tedbirlerin yetersiz kalmasının sebepleri nelerdir? Kadınların yaşam hakkını korumak ve şiddeti önlemek amacıyla alınan önlemlerin eksiklikleri hangi noktalarda ortaya çıkmakta ve bu eksikliklerin giderilmesi için Bakanlığınız hangi somut adımları planlamaktadır?

2025 yılı ve 2026 yılının ilk ayı itibarıyla resmi kayıtlara göre kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümü sayısı kaçtır? Bu veriler neden düzenli ve şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmamaktadır?

Son beş yıl içerisinde 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma ve uzaklaştırma kararlarının sayısı nedir? Hakkında uzaklaştırma veya koruma kararı bulunduğu hâlde kadın cinayeti işleyen faillerin sayısı kaçtır? Bu kararların ihlal oranı nedir?

6284 sayılı Kanun kapsamında hakkında tedbir kararı verilen kişilerden kaçının silah ruhsatı iptal edilmiş, kaçının silahına el konulmuştur?

Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada gelinen aşama nedir? DNA tespitlerine rağmen dosyada yaşanan gecikmelerin gerekçesi nedir? Yurtdışına gönderilen telefona dair son gelişmeler nelerdir?

Güler Özkan’ın kolluk kuvvetlerine yaptığı başvurulara rağmen etkin koruma sağlanamamasına ilişkin idari bir soruşturma başlatılmış mıdır?

Güler Özkan’ın kolluk kuvvetlerine yaptığı başvurulara ilişkin kayıt sayısı kaçtır? Bu başvurular sonucunda hangi koruyucu ve önleyici tedbirler uygulanmıştır?

Olay öncesinde 6284 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir koruma veya uzaklaştırma kararı alınmış mıdır? Alındıysa neden etkili biçimde uygulanmamıştır?

Söz konusu olayla ilgili olarak idari bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?

Olaydan etkilenen çocuklara yönelik psikososyal destek ve koruma tedbirleri nelerdir?

Adalet Bakanlığı'ndan 140 yeni mahkeme kararı
Adalet Bakanlığı'ndan 140 yeni mahkeme kararı
İçeriği Görüntüle

Alev Koç’un olay öncesinde Bakanlığınıza bağlı herhangi bir sosyal hizmet birimine başvurusu var mıdır? Varsa alınan tedbirler nelerdir?

Son beş yılda ve özellikle depremden sonra Maraş’ta kadına yönelik şiddet nedeniyle Bakanlığınıza yapılan başvuru ve şikâyet sayısı kaçtır? Yapılan başvurulara dair alınan önlemler nelerdir?

Kadın cinayeti sonucu ebeveynini kaybeden çocuklara yönelik ekonomik ve psikososyal destek mekanizmaları nelerdir? Arif Kaplan örneğinde olduğu gibi nafaka talebi uygulaması sosyal devlet ilkesiyle nasıl bağdaştırılmaktadır?

Son 5 yılda Türkiye’de katledilen Göçmen kadın sayısı kaçtır? Yaşanan bu cinayetlere ilişkin açılan soruşturmaların kaçı sonuçlanmıştır?

Göçmen kadın katliamlarının artmasını önlemeye yönelik alınan önlemler nelerdir?

Kadınların boşanma, ayrılma veya ilişkiyi sonlandırma talepleri nedeniyle hedef alındığı vakalara ilişkin Bakanlığınızın özel bir izleme ve önleme çalışması bulunmakta mıdır?

Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin önlenmesi amacıyla 2026 yılı için planlanan somut politika ve tedbirler nelerdir?

Hakkında uzaklaştırma veya koruma kararı bulunan failler tarafından işlenen kadın cinayetlerinin sayısı kaçtır?

Şüpheli kadın ölümlerinin etkin soruşturulması ve delillerin karartılmasının önlenmesi amacıyla Bakanlığınızın ilgili kurumlarla yürüttüğü özel bir izleme veya koordinasyon mekanizması bulunmakta mıdır?

Kadın cinayeti sonucu ebeveynini kaybeden çocuklara yönelik psikososyal destek, ekonomik destek ve bakım politikaları nelerdir? Bu çocukların üstün yararının korunması için özel bir program uygulanmakta mıdır?

Kadına yönelik şiddet ve nefret söylemiyle mücadele kapsamında 2026 yılı için planlanan somut politika ve eylem adımları nelerdir?

Muhabir: KADİR CESUR