Van Milletvekili Mahmut Dindar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda milli parklar ve korunan alanlara ilişkin düzenlemeler üzerinden hükümeti eleştirdi. Dindar, söz konusu teklifin doğa koruma anlayışını değiştireceğini savundu.

Konuşmasına 27 Şubat barış ve demokrasi manifestosunun yıl dönümünü anarak başlayan Dindar, “Halkımızın onurlu barış hakkını savunan, çatışmalı süreci sonlandırıp hukuk ve siyaset zeminine çekmeye çalışan, eşit yurttaşlık temelinde özgür bir gelecek fırsatı sunan bu süreci başlatan tüm aktörlere halkımız adına teşekkür ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin ağır bir ekonomik kriz içinde olduğunu belirten Dindar, yüz binlerce hanede geçim sıkıntısı yaşandığını ifade ederek, Meclis’in emekli, memur, esnaf ve öğrencilerin sorunlarına çözüm üretmesi gerektiğini söyledi. Dindar, buna karşın iktidarın doğa koruma alanlarını işletme ve gelir üretme anlayışına açtığını öne sürdü.

Teklif ile milli parklar ve tabiat alanlarında turizmle sınırlı izinlerin enerji, maden, ulaşım ve altyapı projelerini kapsayacak şekilde genişletildiğini belirten Dindar, döner sermaye, vergi muafiyetleri ve idari takdir yetkileriyle korunan alanların rant alanına dönüşme riski taşıdığını savundu.

Van özelinde de değerlendirmelerde bulunan Dindar, “Vekili olduğum Van’da Van Gölü sahilinin nasıl talan edildiğini görmemiz gerekir. Sahilde yandaşlara otel inşaatları izni verilmesi, kamu kurumlarının misafirhaneleri dâhil kanalizasyon ve çöplerin göle ve kaynak sularına karışması gibi birçok ekolojik suç işlenmektedir” ifadelerini kullandı.

Munzur Vadisi Milli Parkı, Kazdağı Milli Parkı ve Marmaris’teki projeleri örnek gösteren Dindar, teklifin 10’uncu maddesinin ilk bakışta teknik bir düzenleme gibi görünse de Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü’nün yapısını değiştirdiğini söyledi.

Dindar, düzenlemeyle kurumun yalnızca merkezi bütçeden pay alan bir yapı olmaktan çıkarılıp kendi gelirini toplayan özel bütçeli bir yapıya dönüştürüldüğünü belirterek, milli parklardan elde edilen gelirlerin kurum bütçesine aktarılmasının “ticarethane mantığı” oluşturacağını ifade etti.

IPARD III kapsamında 30 milyon avroluk yeni destek çağrısı
IPARD III kapsamında 30 milyon avroluk yeni destek çağrısı
İçeriği Görüntüle

“Parası olanlar tüm halkın hakkı olan bu yerlerden yararlanacak ama parası olmayanlar uzaktan bakacak” diyen Dindar, doğayı korumakla görevli bir kurumun gelir artırma hedefiyle çalıştırılmasının ekolojik riskleri büyüteceğini savundu.

Küresel iklim krizine dikkat çeken Dindar, korunan alanların gelecek kuşaklar için hayati önemde olduğunu belirterek, düzenlemenin daha fazla kiralama, izin ve yapılaşmanın önünü açabileceği uyarısında bulundu.

Dindar, konuşmasını “Millî parklar para kazanmak için değil doğayı yaşatmak için vardır. Uluslararası şirketlerin, rantın ve sermayenin çıkarlarının değil yaşamın tarafındayız. Halkın yararına günü ve geleceği savunuyoruz” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ