Van Kadın Platformu, Halep’teki çatışmalara ilişkin Van Sanat Sokağı’nda bir araya gelerek çatışmalara sırasında sivil halkın maruz kaldığı hak ihlallerine dikkat çekmek için önce basın açıklaması yaptı ardından oturma eylemine geçti.
Açıklamaya, DBP Van İl Eşbaşkanı Gönül Uzunay, DEM Parti Van İl Eşbaşkanı Gülşen Kurt, Star Kadın Derneği ve Tevgera Jinên Azad (TJA), Barış Anneleri, siyasi parti temsilcileri ve kadınlar katıldı. Ellerinde dövizler taşıyan kadınlar Şeyh Maksut ve Eşrefiye Mahallelerinde yaşanan sivil kayıplara ve kadınları hedef alan şiddet politikalarına dikkat çekti.
Kadın platformu adına açıklama metnini Avukat Jiyan Özkaplan okudu.
"Tanık olduğumuz tablo planlı bir imha politikasıdır"
Açıklama metnini okuyan Avukat Jiyan Özkaplan, bölgedeki durumun sadece askeri bir çatışma değil, sistematik bir şiddet dalgası olduğunu söyleyerek söze başladı. Özkaplan şunları kaydetti: "Rojava ve Halep’te tanık olduğumuz tablo; Kürt halkının varlığına, iradesine ve geleceğine yönelmiş planlı bir imha politikasıdır. Halep’te Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri başta olmak üzere yerleşim alanları ağır silahlarla hedef alınmakta; sağlık, gıda ve temiz suya erişim bilinçli bir şekilde engellenmektedir. Binlerce insan zorla yerinden edilmekte, halk kendi topraklarından koparılmaktadır."
"Kadın bedeni bir kez daha savaş ganimeti haline getirildi"
Özkaplan, kadınların hedef alınmasının tesadüf olmadığını belirterek şöyle devam etti: "Bu saldırıların vahşeti artık kameralar önünde sergilenmektedir. Bir kadın savaşçının binanın tepesinden atılarak katledilmesi, yalnızca bir infaz değil; kadın iradesine ve bedenine yönelik açık bir gözdağıdır. Yine bir çocuğun evinde dövülerek öldürülmesi, bu savaşın karakterini ortaya koymaktadır. Ortadoğu’da yürütülen bu kirli savaşlarda kadın bedeni bir kez daha savaş ganimeti ve iktidar gösterisi haline getirilmiştir. Bizler bu şiddet rejimine karşı susmuyoruz; çünkü bugün suskunluk ölüm demektir."

"Uluslararası toplumun sessizliği suçlara fiili ortaklıktır"
Özkaplan, "Uluslararası toplumun sessizliği yalnızca bir ihmal değil, süren suçlara fiili ortaklıktır. Cezasızlık politikası, bu vahşeti kalıcı hale getirmektedir. Katliamlar derhal durdurulmalı, işkence ve zorla kaybetmelere son verilmelidir. Bağımsız uluslararası gözlemciler bölgeye girmeli ve failler yargılanmalıdır. Kadın bedeninin savaş ganimeti haline getirilmesine, çocukların öldürülmesine karşı ses çıkarmak tarihsel bir sorumluluktur," dedi.
"Oturarak direniyoruz çünkü bir halkın sesini duyuruyoruz"
Metnin okunmasının ardından kadınlar oturma eylemine geçti. Eylemin amacını özetleyen Özkaplan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bugün başlattığımız oturma eylemi, yalnızca bir protesto değil; katledilen kadınların, öldürülen çocukların ve yok sayılan bir halkın adına yükseltilmiş bir adalet çağrısıdır. Oturarak direniyoruz; çünkü ayakta kalmaya çalışan bir halkın sesini duyuruyoruz. Kürt halkının yaşamı pazarlık konusu değildir."




