Türkiye’nin hayvancılık lokomotifi olan Van’da, Ramazan ayı öncesi beklenen o geleneksel hareketlilik bu yıl yerini derin bir sessizliğe bıraktı. İpekyolu ilçesine bağlı Tuşba Mahallesi’nde kurulan hayvan pazarına umutla gelen üreticiler, artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle evlerine siftah yapmadan dönüyor.
Anka'dan İshak Kara'nın haberine göre; geçmiş yıllarda iftar sofraları için haftalar öncesinden başlayan kurbanlık ve etlik hayvan telaşı, yerini çamur içinde müşteri bekleyen ama umduğunu bulamayan besicilerin isyanına bırakmış durumda. Besici İskan Yılmaz, pazarın ekonomik tablosunu şu çarpıcı sözlerle özetledi: "İnsanlar mağdur ve perişan. Bir altın fiyatı 50 bine dayandı ama koyun fiyatı yerinde sayıyor. Yem, arpa, saman alınmıyor. Bu şekilde devam ederse hayvancılığı bırakacağız."
Besiciden sert tepki: "Tarım Bakanı gelsin halimize baksın"
Pazarda satış yapmaya çalışan Salih Pala, sadece ekonomik verilerden değil, yetkililerin ilgisizliğinden de dert yanıyor. Pala, "Bize bakan yok, Tarım Bakanı yok. Hiç kimse hayvan almıyor, ortada para yok. İnsanlar parasını altına yatırıyor. Türkiye'de tarım ölmüş. Gelsin milletin haline baksın. Adam ayda 500-600 bin lira alıp geçinemiyorum diyor, biz burada çamurun içinde günde 1 lira kazanamıyoruz" diyerek tepkisini dile getirdi. Arpanın 18 bin, samanın 20 bin liraya dayandığı bir ortamda getirdiği iki hayvandan 100 bin lira zarar ettiğini belirten Pala, asgari ücretli bir vatandaşın 20 bin liralık bir koyunu almasının hayal olduğunu vurguladı.
"Üretici kazanamıyor, ortadakiler malı götürüyor"
Hayvan pazarındaki durgunluğun bir diğer sebebi ise bürokratik engeller ve aracı kârları. Besici Kazım Yacan, şehir dışına hayvan sevkiyatı yapmanın imkânsız hale geldiğini, küpe ve rapor zorunlulukları nedeniyle asker ve polisin sürekli ceza yazdığını belirtti. Etin kilosunun marketlerde 700 liraya dayandığını ancak bu paranın üreticinin cebine girmediğini söyleyen İbrahim Erbenzer ise, "20 seneden beri üretici kazanamıyor, ortadakiler malı götürüyor. Bizden 550 liraya alıyorlar, 800 liraya satıyorlar" dedi. Sabattin Adsız ve Fevzi Alan gibi diğer besiciler de yem fiyatlarının üçe dörde katlandığını, dört ay boyunca besledikleri hayvanları zararına elden çıkarmak zorunda kaldıklarını ifade etti.
Vatandaş et yerine tavuğa mahkûm kaldı
Pazara gelen ancak eli boş dönen vatandaşların durumu da besicilerin anlatımlarına yansıdı. Serkan Taşkın, fakir fukaranın artık et yiyemediğini, bir adağı olanın bile fiyatları görünce kesemeden çıktığını söyledi. Geçen yıl 8 lira olan samanın bu yıl 20 liraya çıkması, zincirleme bir zam etkisine yol açarken, besiciler "Siftah bile yapmadan gidiyoruz" diyerek durumun vahametini ortaya koydu. Vanlı üreticiler hem yüksek girdi maliyetleri hem de sevkiyat engelleri nedeniyle bölgedeki hayvancılığın bitme noktasına geldiği konusunda birleşiyor.




