Resmî Gazete’nin 27 Şubat 2026 tarihli sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, Bitlis’in Ahlat, Tatvan ve Güroymak ilçeleri sınırları içerisindeki Nemrut Kalderası ve Çevresi Doğal Sit Alanı’nın kesin korunacak hassas alan sınırlarının değiştirildiği duyuruldu.
Kararın ardından Van Gölü Aktivistleri Derneği ile Nemrut Jeopark Derneği kamuoyuna ortak bir açıklama yaptı.
Dernekler açıklamalarında, uzun süredir Nemrut Krater Gölü’nün korunması için sivil toplum olarak yoğun çaba gösterdiklerini belirterek, süreçte ilgili kurumların desteğinin son derece kıymetli olduğunu vurguladı. Nemrut Kalderası’nın Milli Park ilan edilme aşamasına gelmiş olmasının ise önemli ve sevindirici bir gelişme olduğu ifade edildi.
Açıklamada, yıllardır Bitlis Valiliği, siyasetçiler, Bitlis Eren Üniversitesi ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun Nemrut Kalderası’nın UNESCO Jeopark ağına dahil edilmesi için değerli çalışmalar yürüttüğü hatırlatıldı. Bu süreçte kamuoyunun ilgisi ve desteğinin de yüksek olduğuna dikkat çekilerek, Nemrut’un korunmasının toplumsal bir hassasiyet haline geldiği belirtildi.
Dernekler, ancak kendileri açısından asıl önemli başlığın ilan sonrasında alanın nasıl korunacağı ve yönetileceği olduğunu vurguladı.
Nemrut’un hassas ve dengeli bir ekosisteme sahip olduğu belirtilen açıklamada, yapılaşma ve kontrolsüz turizm baskısının uzun vadede alanı olumsuz etkileyebileceği uyarısı yapıldı.
Milli Park statüsünün; bilimsel taşıma kapasitesi belirlenerek, araç girişleri kontrollü biçimde düzenlenerek, doğal dokuya zarar vermeyecek net sınırlar çizilerek ve mutlak koruma alanları netleştirilerek uygulanmasının koruma amacını güçlendireceğine inandıklarını ifade ettiler.
Açıklamada ayrıca, 2021 yılında kaldera içerisinde ziyaretçi ihtiyaçları gerekçesiyle betonarme yapılar inşa edildiği, daha sonra bu yapıların kaldırılmasına karar verildiği hatırlatıldı. Aradan yaklaşık beş yıl geçmesine rağmen henüz somut bir kaldırma çalışmasının yapılmamış olmasının, sürecin bundan sonraki aşamalarına dair hassasiyet doğurduğu kaydedildi.
Türkiye’de bazı milli park örneklerinde özellikle Kaçkar Dağları Milli Parkı çevresinde yaşanan yoğun yapılaşma deneyimlerine atıf yapılarakkoruma ile kullanım dengesinin dikkatle yönetilmesi gerektiği vurgulandı ve Nemrut Kalderası’nda benzer bir durum yaşanmaması temennisinde bulunuldu.
Dernekler önerilerini de kamuoyuyla paylaştı. Buna göre kaldera içinde betonarme yapılar yerine doğayla uyumlu mobil lavaboların tercih edilmesi, zemine minimum müdahale içeren ahşap yürüyüş yollarının yapılması ve bireysel araç girişleri yerine çevreye duyarlı toplu taşıma ring sistemi modelinin değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Ayrıca Van Gölü Aktivistleri Derneği ve Nemrut Jeopark Derneği başta olmak üzere ilgili sivil toplum kuruluşlarının, kaldera ile ilgili planlama ve uygulama süreçlerine dahil edilmesi çağrısı yapıldı. Katılımcı, şeffaf ve bilim temelli bir yönetim anlayışının benimsenmesinin önemine dikkat çekildi.
Açıklamanın sonunda, “Nemrut’un; daha fazla betonla değil, daha güçlü koruma ve sürdürülebilir yönetim anlayışıyla anılmasını diliyoruz. Bu eşsiz doğal mirasın tam koruma önceliğiyle yönetilmesinin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.” ifadelerine yer verildi.



