İstanbul merkezli yürütülen soruşturma kapsamında, depremde zarar gören araçların kimlik bilgilerini kullanarak lüks BMW otomobilleri “ÇENÇ” yöntemiyle piyasaya süren organize suç örgütüne operasyon düzenlendi. 11 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda 40 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, “Çenç” yöntemiyle lüks otomobilleri piyasaya süren organize suç şebekesine yönelik geniş çaplı bir operasyon düzenlendi.
Aylardır süren teknik ve fiziki takip sonucunda harekete geçen ekipler, örgütün özellikle yüksek değere sahip BMW marka “M” serisi otomobiller üzerinde yoğunlaştığını belirledi. Liderliğini “M3” kod adlı F.M.’nin yaptığı suç örgütünün, hiyerarşik bir yapı içinde hareket ettiği tespit edildi.
Yürütülen soruşturmada, örgüt üyelerinin depremde hasar gören veya kazada hurdaya ayrılan araçların şasi ve motor numaralarını yurt dışından getirilen araçlara uyarlayarak “Çenç” işlemi yaptığı belirlendi. Bu araçlar için “proje araç” adı altında sahte uygunluk belgeleri düzenlendiği, sonrasında ise orijinalmiş gibi satışa sunularak vatandaşların dolandırıldığı ortaya çıktı.
Yapılan incelemelerde, örgütün şimdiye kadar 50 aracı çençlediği, bunlardan 43’ünün ele geçirilerek bilirkişi raporlarında tamamının sahte olduğu tespit edildi. Toplam 72 şüphelinin 50 ayrı eyleme karıştığı öğrenildi.
Başsavcılığın talimatıyla 21 Ekim 2025 Salı günü İstanbul merkezli olmak üzere Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Batman, Düzce, Kayseri, Kocaeli, Rize, Şırnak ve Van’da eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonlarda 40 şüpheli gözaltına alınırken, firari durumdaki bazı zanlılar için arama ve yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
‘Çenç Yöntemi’ hakkında
“Çenç yöntemi” (ya da halk arasında “change” olarak da söylenir), araç sahteciliğinde kullanılan yasa dışı bir yöntemdir. Bu yöntemle bir aracın kimlik bilgileri (şasi numarası, motor numarası gibi) başka bir araca geçirilir.
Kaza, yangın, sel veya deprem nedeniyle hurda olmuş bir aracın ruhsatı, plaka ve şasi numarası ele geçirilir. Ardından yurt dışından ya da başka bir kaynaktan aynı marka ve modele ait ama kaçak veya çalıntı bir araç getirilir. Bu aracın şasi ve motor numaraları, hurda aracın kimlik bilgileriyle değiştirilir (kazınır, yeniden işlenir veya kaydedilir).
Sonuçta, yasa dışı bir araç resmi belgelerde yasal ve orijinalmiş gibi görünür. Bu yöntemle suç örgütleri, kaçak veya çalıntı lüks araçları “temiz” gibi göstererek yüksek fiyata satarlar.
Türk Ceza Kanunu’na göre bu işlem resmî belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık kapsamına girer.



