Van’ın Başkale ilçesinde 1 Şubat “Dünya Rojava ile Dayanışma Günü” kapsamında bir basın açıklaması yapıldı.

Demokratik ulusal birlik ve Kuzey Doğu Suriye’deki gelişmelere dikkat çekilen ortak metin, yerel yöneticiler tarafından kamuoyuna okundu.

İlçede düzenlenen açıklamada, Kuzey Doğu Suriye’deki demokratik özerklik deneyimi ve bölgesel dayanışma vurgusu öne çıkarıldı. Metinde, halkların birlikte yaşamı, yerel demokrasi, kadın öncülüğü ve özgürlük taleplerine atıf yapılarak, 1 Şubat’ın “küresel dayanışma günü” olarak selamlandığı ifade edildi.

Açıklamayı DEM Parti İlçe Eş Başkanı İlknur Aydın okudu. Açıklamaya DEM Parti ve Demokratik Bölgeler Partisi ilçe yöneticileri ile belediye eş başkanları da katıldı.

Programa DBP İlçe Eşbaşkanları Mehtap Bozkurt ve Şahin Yağızer ile Belediye Eşbaşkanı Şengül Polat de eşlik etti.

Metinde, Kuzey Doğu Suriye’deki ortaya çıkan yönetim modelinin “demokratik bir alternatif” olarak görüldüğü belirtilirken, bölge halkları arasında dayanışma çağrısı yapıldı. Açıklama, “1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü’nü selamlıyoruz” ifadeleriyle sona erdi.

Yetkililer, bildirinin kamuoyuna açık şekilde okunmasının ardından programın olaysız tamamlandığını bildirdi.

Baskale3-1

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

“Demokratik ulusal birlik ruhuyla 1 Şubat Dünya Rojava Günü’nü selamlıyoruz.

Bugün, yalnızca bir coğrafyanın kaderinin değiştiği bir gün değil; Ortadoğu’nun karanlığında halkların demokratik öz yönetim iradesiyle filizlenen ‘Üçüncü Yol’un tüm dünyaya umut olduğu bir süreci selamlıyoruz.

Van Büyükşehir Belediyesi'nden yaşlılara doğa ve tarih gezisi
Van Büyükşehir Belediyesi'nden yaşlılara doğa ve tarih gezisi
İçeriği Görüntüle

Kapitalist modernitenin ulus-devlet kıskacına karşı, Önder Abdullah Öcalan’ın yıllar ilmek ilmek ördüğü Demokratik Modernite kuramının somutlaştığı Rojava, sömürgeci ve tekçi zihniyete karşı en güçlü alternatiflerden biri haline gelmiştir. Rojava’da açığa çıkan irade; tekçiliğe karşı çoğulculuğu, baskıya karşı özgür ve eş yaşamı esas alan yeni bir toplumsal sözleşmeyi temsil etmektedir.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın da ifade ettiği gibi, ‘Rojava yalnızca bir halkın değil; halkların, inançların ve özellikle kadınların özgürlük manifestosudur.’ 19 Temmuz 2012 tarihinde atılan tohumlar, bugün 1 Şubat’ın küresel dayanışma ruhuyla birleşerek, merkeziyetçi ve iktidar sistemlere karşı demokratik bir alternatifin mümkün olduğunu ortaya koymuştur.

Kadın öncülüğünde gelişen bu devrim, statüsüzlüğe mahkûm edilmek istenen bir halkın kendi öz gücüyle var oluşunun ifadesi olduğu kadar, kadın özgürlükçü paradigmanın toplumsallaştığı bir aydınlanma sürecidir. Rojava’da somutlaşan bu deneyim, parçalanmışlığa karşı demokratik ulusal birliğin önemini ve gerekliliğini de en açık biçimde göstermektedir.

Ancak bugün ulus-devletler, kirli plan ve ittifaklarla Rojava kazanımlarına yönelik yeni bir komplo sürecini hayata geçirmiştir. Kuşkusuz; insanlık düşmanı IŞİD ve HTŞ çeteler eliyle yürütülen bu sürecin hedefinde ise, Rojava şahsında halkların demokrasi ve özgürlük talebi, özellikle de Kürt halkının statü arayışı yer alıyor.

Bu nedenle Rojava’da açığa çıkan iradeyi ve kazanımları savunmak, yalnızca bir dayanışma görevi değil; Ortadoğu ve dünya halkları açısından tarihsel ve toplumsal bir sorumluluktur. Bu duruş, aynı zamanda savaş ve kaosun derinleştirildiği bir coğrafyada barışı ve demokratik bir geleceği inşa etme kararlılığının ifadesidir.

Unutmamak gerekir ki; Kürt halkının ve bölge halklarının geleceği, yapay sınırlarla birbirinden koparılmak istenen toplumların, demokratik ulus zemininde ortak bir ruhla buluşmasından geçmektedir. Demokratik ulusal birlik, bu açıdan yalnızca bir hedef değil, aynı zamanda tarihsel bir zorunluluktur.

Bizler; demokratik ulusal birlik ruhuyla, sömürgeci siyasetin dayattığı yapay sınırları aşarak halkların bir arada, özgür ve eşit yaşam iradesini savunan bu onurlu direnişi selamlıyor; tüm demokrasi güçlerini bu evrensel mirası korumaya ve büyütmeye çağırıyoruz.

Rojava’da parlayan özgürlük meşalesi, Önder Abdullah Öcalan’ın ‘Üçüncü Yol’ stratejisiyle bütünleşerek, bölge halklarına demokratik ve özgür bir yaşamın yolunu göstermeye devam edecektir.

Bu inanç ve kararlılıkla, 1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü’nü selamlıyoruz.

Muhabir: BAZİT EVREN