2020 yılının Şubat ayında Van’ın Bahçesaray ilçesi merkezli çığ felaketi, Türkiye tarihinin en dramatik arama-kurtarma olaylarından biri olarak kayıtlara geçti. 4 Şubat 2020 Salı günü Van-Bahçesaray karayolunun 33’üncü kilometresinde meydana gelen ilk çığın ardından bir iş makinesi ve minibüs çığın altında kaldı. İlk müdahalede iş makinası operatörü ve minibüsteki 7 kişi kurtarılırken 5 kişi yaşamını yitirdi.

Olayın yarattığı paniğe rağmen kurtarma ekipleri hızla bölgeye sevk edildi. Yaklaşık 350 kişilik AFAD, UMKE ve JAK timinden oluşan geniş bir arama-kurtarma gücü seferber edildi. Ancak sabah saatlerinde kurtarma çalışmalarının sürdüğü noktaya ikinci bir çığ daha düştü. Bu ikinci çığ, içerisindeki güvenlik görevlileri ve kurtarma ekipleriyle birlikte 35 kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Böylece iki günde toplam 42 kişi yaşamını yitirdi.

Van Büyükşehir Belediyesi'nden yaşlılara doğa ve tarih gezisi
Van Büyükşehir Belediyesi'nden yaşlılara doğa ve tarih gezisi
İçeriği Görüntüle

Olay yerinde kara yolunun dar ve eğimli yapısı, bölgede kar yağışının devam etmesi ve çığ riski altındaki arazinin zorlukları kurtarma çalışmalarını başından itibaren zorlaştırdı. İlk açıklamalarda üç kişinin çığ altında kaldığı belirtilirken ertesi gün yoğun çabalar sonunda son cesetlere de ulaşıldı. Ancak kurtarma ekiplerinden bir itfaiye eri, Mehmet Can Daşdemir’in cenazesine ulaşmak 39 günü buldu; kötü hava koşulları ve bölgedeki ulaşım güçlükleri defin sürecini zorlaştırdı.

İhmal, Eleştiri ve Tartışmalar

Felaketin ardından kamuoyunda ve medyada tartışmalar da uzun süre gündemi meşgul etti. Habertürk Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir, olay hakkında konuşurken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan’ın “çığ riski konusunda uyarı alındığı halde iş makinelerinin bölgeye sevk edildiği” yönünde bir iddia ortaya attı. Orhan ise bu iddiaları yalanlayarak olay anında Ankara’da olduğunu ve böyle bir uyarı almadığını söyledi. Tartışmanın büyümesi üzerine Aydemir özür dilemek durumunda kaldı.

Teknik ve Yapısal Meseleler

Felaket, aynı zamanda Türkiye’nin yüksek riskli dağlık bölgelerde ulaşım altyapısı ve afet planlaması açısından ne kadar savunmasız olduğuna dikkat çekti:

Yol güvenliği: Van-Bahçesaray karayolu, sık sık çığ tehlikesi altındaki noktalarla kesişiyor. Yetersiz çığ bariyerleri ve önleyici risk analizleri eleştiri konusu oldu.

Erken uyarı sistemleri: Bölgede çığ riskine karşı etkili bir erken uyarı ve izleme altyapısının bulunmaması, kurtarma çalışmalarını riske attı. Birçok uzman, gelişmiş çığ izleme radarları ve sensörlerinin eksikliğine dikkat çekti.

Arama-kurtarma koordinasyonu: İlk çığın ardından doğru tahmin ve koordinasyonun yapılamaması, ekiplerin ikinci çığ riski altında kalmasına yol açtı. Bu husus, kurtarma stratejilerinin gözden geçirilmesi gerektiğini yeniden gündeme getirdi.

Bahçesaray çığ felaketi, yerel halk ve tüm Türkiye için kırılgan bir anı oldu. Felaketin hemen ardındaki bölgede yaşayanlar uzun süre psikolojik destek ve rehabilitasyon ihtiyacında kaldı. Kaybedilenlerin aileleri için adalet, etkili risk yönetimi ve benzer olayların tekrar yaşanmaması çağrısı hâlâ gündemde.

Muhabir: FESİH TORAN