Van ve çevresinde binlerce yıl önce egemenlik kuran Urartu medeniyeti, kendine özgü dili, çivi yazısı ve bıraktığı görkemli eserlerle dünya tarihinin en dikkat çekici uygarlıklarından biri olarak biliniyor.

Ancak Urartu dili bugün yok olmanın eşiğinde. Yapılan araştırmalara göre dünyada Urartu dilini akıcı bir şekilde okuyup yorumlayabilen sadece 12 uzman bulunuyor.

Kars'ta 5 gündür haber alınamayan genç için arama çalışması başlatıldı
Kars'ta 5 gündür haber alınamayan genç için arama çalışması başlatıldı
İçeriği Görüntüle

Bu nadir uzmanlardan biri de Van’ın Gürpınar ilçesinde doğup büyüyen Mehmet Kuşman. 1940 doğumlu Kuşman, ilkokul mezunu bir köylü olarak başladığı yolculuğunda, büyük bir azim ve merakla Urartu alfabesini çözmeyi başardı. Hiçbir akademik eğitim almadan, tamamen kendi çabasıyla dil üzerinde çalışan Kuşman, 25 yıllık yoğun emek sonucunda Urartu dilini okuyup yazabilecek seviyeye ulaştı.

Kuşman’ın Hikâyesi Dünyada Örneği Olmayan Bir Başarı

Kuşman'ın Urartu diliyle tanışması, bölgedeki tarihi eserler üzerine duyduğu merakla başladı. Yıllar içinde çivi yazılı kitabeleri çözmek için defterler dolusu çalışma yapan Kuşman, hem yerli hem de yabancı birçok arkeolog tarafından “yaşayan kültürel hafıza” olarak tanımlanıyor.

Urartu dili üzerine çalışan akademisyenler, Kuşman’ın kendi imkânlarıyla ulaştığı seviyenin dünya tarihinde eşine az rastlanır bir başarı olduğunu belirtiyor.

Urartu Dilinin Yok Oluş Tehlikesi

Uzmanlar, Urartu dilini okuyabilen kişi sayısının her geçen yıl azaldığına dikkat çekerek, dilin ve kültürün gelecek nesillere aktarılması için çalışmalar yapılması gerektiğini vurguluyor. Özellikle Van, Gürpınar ve çevresindeki arkeolojik alanlarda bulunan yeni tablet ve yazıtların çözümlenmesi, bu bilgi birikiminin korunması açısından kritik önem taşıyor.

Urartu dilinin korunmasının, yalnızca arkeolojik değil, kültürel bir zorunluluk olduğunu belirten Kuşman, bu dilin, Doğu Anadolu’nun kadim tarihini, devlet yapısını, inançlarını ve günlük yaşamını doğrudan anlatan tek kaynak olduğunu söyledi.

“Urartu Dilini Oğluma Öğrettim”

Urartu dilini, şu ana kadar bir oğlunun öğrenebildiğini söyleyen Kuşman, “Urartu dilini nesilden nesile aktarabilmek adına, şu ana dek bir oğluma öğretebildim. Bunun dışında herhangi bir kişiye öğretebilmiş değilim. Görev yaptığım süre zarfında, ilimize teşrif eden valilerden birine konuyu o dönem bizzat arz ettim ve şu talebimi ilettim: ‘Sayın Valim, resmi statüde 15-20 öğrenci tahsis edilmesini rica ediyorum.’ Bu talebime karşılık olarak ‘İyi olur, faydalı olur’ şeklinde olumlu ifadeler kullanılsa da, bir gelişme olmadı maalesef.” dedi.

Bunun sağlanamaması nedeniyle, Urartu dilinin sistemli bir şekilde öğretilmesinin ve yaygınlaştırılmasının mümkün olmadığını belirten Kuşman, “Bu dilin öğrenimi, uzun çaba gerektiren bir süreç. Ne yazık ki, bu şartların sağlanamaması nedeniyle, Urartu dilinin sistemli bir şekilde öğretilmesi ve yaygınlaştırılması mümkün olmadı” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Wan Haber