Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Tuşba olan 4.6 büyüklüğündeki deprem, kentte hissedilse de herhangi bir olumsuzluğa yol açmadı. YYÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, depremin teknik özelliklerinin bölgenin tektonik yapısı açısından önemli işaretler taşıdığını belirtti.
Depremin mekanizması birden fazla fayı işaret ediyor
Doç. Dr. Alkan, Van Gölü’nün doğusunda, kent merkezinin kuzeydoğusunda yaklaşık 30-35 kilometre mesafede gerçekleşen bu orta büyüklükteki depremin dikkat çekici teknik özelliklere sahip olduğunu söyledi:
"İlk verilerde sığ görünen deprem, detay çözümlerde derin bir deprem olarak karşımıza çıktı. Depremin hem doğrultu atımlı hem de bindirme mekanizması özellikleri taşıması, bölgede birden fazla tektonik unsurun aynı anda çalıştığını gösteriyor."
Alkan, depremin konumunun Van Fay Zonu’nun kuzeyindeki bindirme ile 2015 yılında tanımlanan Çolpan Fayı’nın bulunduğu bölgede gerçekleşmiş olmasının da önemli bir işaret olduğunu vurguladı.
Zemin koşulları ve yapı güvenliği uyarısı
Doç. Dr. Alkan, depremin büyüklüğünün küçük olmasına rağmen özellikle Tuşba ve İpekyolu ilçelerinde daha şiddetli hissedilmesinin ana nedeninin zayıf zemin koşulları olduğunu belirtti.
"Zemin özellikleri nedeniyle küçük depremler bile büyütülerek hissediliyor. Bu nedenle yapı-zemin uyumu büyük önem taşıyor."
Alkan, vatandaşlara özellikle 2019 öncesi inşa edilmiş binaların yapı güvenliği konusunda uyarılarda bulunarak, olası risklerin tespiti için belediyelere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerine veya Jeofizik Mühendisleri Odası’na başvurularak teknik inceleme yaptırılmasının hayati öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.
Bölgedeki gerilme birikimi ve yüksek deprem riski
Uzun süredir Van Gölü’nün doğusundaki fay zonlarına (Erciş, Çaldıran, Van Fay zonları ve Gevaş bindirmesi) dikkat çektiklerini belirten Doç. Dr. Alkan, mevcut gerilme birikiminin bölgede önemli bir sismik aktivite beklentisini desteklediğini kaydetti.
Doç. Dr. Alkan, kısa ve orta vadeli deprem beklentisini şu çarpıcı ifadelerle dile getirdi:
"Yaptığımız çalışmalara göre kısa ve orta vadede, özellikle gelecek 10 yıl içinde büyüklüğü 5’in üzerinde, hatta 5.5’in üzerinde bir depremin oluşma ihtimali oldukça yüksek. Bölgedeki gerilme birikimi, durgunluk ve aletsel veriler bu beklentiyi destekliyor."
Doğu Anadolu ve Kuzey Anadolu fay zonlarının etkileşimi, Anadolu levhasının hareketi ve İran üzerinden gelen tektonik kuşağın, Van çevresini deprem açısından kritik bir bölge haline getirdiği belirtildi.




