Van'da nöbetçi eczaneler belli oldu (01 Haziran 2026)
Van'da nöbetçi eczaneler belli oldu (01 Haziran 2026)
İçeriği Görüntüle

Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı, üstün yetenekli çocuklara ilişkin toplumda yerleşmiş yanlış inanışların, çocukların gelişimini ciddi şekilde olumsuz etkilediğini belirterek, “Doğru anlaşılmadıklarında bu çocuklar potansiyellerinin çok altında kalabiliyor” dedi.

Üniversiteden yapılan açıklamada değerlendirmelerde bulunan Sayı, en yaygın mitin “üstün yetenekli çocuklar okulda zaten başarılıdır” düşüncesi olduğunu vurguladı.

Ancak gerçek tablonun farklı olduğuna dikkat çeken Sayı, üstün yetenekli çocukların yaklaşık yüzde 66’sının okul hayatında potansiyelinin altında başarı gösterdiğini ifade etti.

Bu durumun en önemli nedeninin, çocukların özelliklerine uygun eğitim ortamlarından yoksun kalmaları olduğunu belirten Sayı, bu öğrenciler için zorlayıcı, esnek ve bireysel öğrenme hızına uygun eğitim modellerinin şart olduğunu söyledi.

“Notla Değil Anlamla Motive Oluyorlar”

Üstün yetenekli çocukların klasik başarı anlayışıyla motive olmadığını dile getiren Sayı, şu ifadeleri kullandı:

“Bu çocuklar yüksek notlar ya da ödüller için değil, kendi iç standartlarına göre başarılı olmak isterler. Tekrarlayan ve anlamsız ödevlere karşı direnç gösterebilirler. Zamanlarını verimli kullanmak isterler. Bu nedenle onları anlayan bir okul ve öğretmen sistemi gereklidir.”

“Yardıma İhtiyaçları Yok” Düşüncesi En Tehlikelisi

Toplumdaki ikinci büyük yanılgının ise “üstün yetenekli çocukların desteğe ihtiyacı yoktur” algısı olduğunu belirten Sayı, bunun en riskli mitlerden biri olduğunu söyledi.

“En iyi sporcuların bile koça ihtiyacı vardır” diyen Sayı, üstün yetenekli çocukların da alan bilgisi güçlü, pedagojik donanıma sahip ve mentörlük yapabilen öğretmenlere ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Bu çocukların yalnızca akademik değil, duygusal olarak da desteklenmeleri gerektiğini kaydeden Sayı, rehberlik eksikliğinin ciddi kayıplara yol açabileceğini ifade etti.

“Başarı Garanti Değil”

Sayı, üçüncü yanlış inanışın ise “üstün yetenekli çocuklar hayatta mutlaka başarılı olur” düşüncesi olduğunu belirtti.

Başarının yalnızca yetenekle açıklanamayacağını dile getiren Sayı, şu değerlendirmede bulundu:

“Başarı; uygun eğitim, fırsat, ilgi, motivasyon ve duygusal destekle şekillenir. Araştırmalar, üstün yetenekli çocuklarla diğer çocuklar arasında yaşam memnuniyeti ve psikolojik iyi oluş açısından belirgin bir fark olmadığını gösteriyor.”

“Daha Kırılgan Olabiliyorlar”

Yüksek duyarlılık, güçlü adalet duygusu ve sıra dışı düşünme becerileri nedeniyle üstün yetenekli çocukların duygusal olarak daha hassas olabildiğini belirten Sayı, bu çocukların çoğu zaman anlaşılmakta zorlandığını söyledi.

“Üstün yetenekli çocuklar ideal öğrenci değildir. Doğru anlaşılmazlarsa potansiyellerini kullanamazlar. Onları desteklemek hepimizin sorumluluğu” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: AA