Yaklaşık 3 bin yıllık geçmişe sahip olan ve Urartulardan Osmanlı dönemine kadar uzanan savat sanatı, Van Olgunlaşma Enstitüsü'nde yürütülen çalışmalarla yeniden hayat buluyor. Enstitü tarafından geliştirilen ve tescillenen “Sim Sedef” tekniği sayesinde geleneksel savat işçiliği, sedef sanatıyla buluşturularak özgün tasarımlara dönüştürülüyor.

Antik çağın en önemli maden işleme tekniklerinden biri olarak kabul edilen savat, gümüşün bakır, kurşun ve kükürtten oluşan özel bir alaşımla işlenmesine dayanıyor. Günümüzde sayıları oldukça azalan ustalar tarafından sürdürülen bu sanat, Van Olgunlaşma Enstitüsünde hem korunuyor hem de çağdaş tasarımlarla yeniden yorumlanıyor.

Enstitü bünyesinde geliştirilen “Sim Sedef” tekniğiyle Urartu motifleri sedef işçiliğiyle bir araya getiriliyor. Kolye, küpe, bilezik ve yaka iğnesi gibi ürünlerde kullanılan bu yöntem, geleneksel el sanatını modern tasarımlarla buluşturarak kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlıyor.

Van Olgunlaşma Enstitüsü'nde Geliştirilen Patentli “Sim Sedef” Tekniği (10)

“Savatın geçmişi 3 bin yıl öncesine dayanıyor”

Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Sanatçısı unvanına sahip Usta Öğretici Sedat Ertaş, yaklaşık 25 yıldır sürdürdüğü savat sanatının yapım sürecini anlattı.

Van Olgunlaşma Enstitüsü'nde Geliştirilen Patentli “Sim Sedef” Tekniği (1)

Erciş Dalan Caddesi'nde asfalt çalışması: Ulaşım daha güvenli ve konforlu olacak
Erciş Dalan Caddesi'nde asfalt çalışması: Ulaşım daha güvenli ve konforlu olacak
İçeriği Görüntüle

Ertaş, “Savat, günümüzden 3 bin yıl önce Urartulardan Osmanlılara kadar dayanan köklü bir geçmişe sahiptir. İçinde bakır, gümüş, kurşun ve kükürt bulunuyor. Bu bileşenleri karıştırdıktan sonra eriterek savat çubuğunu elde ediyoruz. Proje kapsamında düz bir gümüş levhanın üzerine genellikle ters lale, Selçuklu ve Osmanlı gibi motifleri çiziyoruz. Çelik uçlu kalemle metal yüzey üzerine bir mikron derinliğinde oyuklar açıyoruz. Ardından 350 derece sıcaklıkta hazırladığımız alaşımı bu oyukların üzerine sürüyoruz. Zımpara aşamasından geçirip cilasını yapıyoruz ve açtığımız oyukların hepsi bu koyu renkli karışımla doluyor.” dedi.

Van Olgunlaşma Enstitüsü'nde Geliştirilen Patentli “Sim Sedef” Tekniği (7)

“Van’da bu işi yapan iki üç usta kaldı”

Savat sanatının emek isteyen bir zanaat olduğunu belirten Ertaş, yeni ustaların yetişmesinin önemine dikkat çekti.

Ertaş, “Zor ama bir o kadar da zevkli ve keyifli bir iş. Gönül ister ki herkes öğrensin. Şu an Van’da bu zanaatı icra eden sadece iki üç usta var; ben de onlardan biriyim. Gelecek yıl Van Olgunlaşma Enstitüsünde yeni bir kurs açmayı düşünüyor, gençlerimizi bu sanatı öğrenmeye davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Van Olgunlaşma Enstitüsü'nde Geliştirilen Patentli “Sim Sedef” Tekniği (6)

“Savatı sedefle buluşturduk”

Usta Öğretici Büşranur Esaf ise enstitüde unutulmaya yüz tutmuş sanat dallarını yaşatmak için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Van Olgunlaşma Enstitüsü'nde Geliştirilen Patentli “Sim Sedef” Tekniği (8)

Esaf, “Enstitümüzde unutulmaya yüz tutmuş birçok sanat dalını yaşatıp gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz. Gümüş işlemesinde sunduğumuz geleneksel savat ve kendi patentli markamız olan ‘Sim Sedef’ bunlardan biri. Sedef kabuklarını inceltip kestikten sonra savatla birleştiriyoruz. Savat, Türkiye’de usta sayısı bir ikiye düşmüş, çok nadir icra edilen bir işçilik; bunun sedefle harmanlanması ise sadece bizim uyguladığımız bir yöntem. Tasarımlarımızı her geçen gün farklı desenlerle ilerletiyoruz. Genelde AR-GE birimimizin hazırladığı yıllık projelerden yola çıkıyoruz. Tasarımcı hocalarımız belirlenen figürlerin kolye, küpe ya da bileziğe uygunluğunu kâğıda aktarıyor; bizler de onları gümüşe işliyoruz.” diye konuştu.

Van Olgunlaşma Enstitüsü'nde Geliştirilen Patentli “Sim Sedef” Tekniği (4)

Kadın ustalar da savat sanatına katkı sunuyor

Üretilen eserlerin tamamının el emeğiyle hazırlandığını belirten Esaf, Selçuklu motifleri, baklava desenleri ve Urartu figürlerinin yer aldığı tasarımların yoğun ilgi gördüğünü ifade etti.

Van Olgunlaşma Enstitüsü'nde Geliştirilen Patentli “Sim Sedef” Tekniği (5)

Atölyede kadın usta olarak çalışmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Esaf, “Selçuklu motifli sim sedef bileziğimiz; abalon kabukları tek tek kesilip yerleştirilerek, etrafına savat sürülüp bakır işlenerek hazırlandı. Baklava desenli bilezik, gerdanlık ve yaka iğnemizde de geleneksel çizgileri kullandık. Kurslarımızda, çocukluğundan beri bu işin içinde olan Sedat Hocam gibi tecrübeli isimlerden öğrenerek kendimizi geliştiriyoruz. Kuyumculuk erkek sanatı olarak bilindiği için atölyede kadın görenler şaşırıyor; bu şaşkınlık bizi mutlu ediyor. Ben kuyumculuğu hiçbir zaman sadece bir iş olarak görmedim; bu masaya oturduğumda kendimi bir terapide, adeta meditasyondaymışım gibi huzurlu hissediyorum.” dedi.

Van Olgunlaşma Enstitüsü'nde Geliştirilen Patentli “Sim Sedef” Tekniği (3)

Muhabir: SEMİH SARMA - SİNAN IŞIK