Van'ın Tuşba ilçesi Kalecik Mahallesi'nde bulunan ve Urartuların eski başkenti Tuşba (Van Kalesi) yakınlarındaki en önemli miraslardan biri olan nekropol alanı, definecilerin hedefi hâline geldi. Urartular’a ait 25 mezar odası ve 2 bin 475 dikili taştan oluşan, yaklaşık 2800 yıllık bu eşsiz alanda, kaçak kazı yapanlar mezar odalarının taş kapaklarını kırarak ve alanda iş makineleriyle kazı izleri bırakarak tahribat yarattı.

Van Gölü çevresinde hüküm sürmüş güçlü bir medeniyet olan Urartu Krallığı'na (MÖ 9. – 6. yy.) ait değer biçilmez bir miras, define avcılarının yıkımıyla karşı karşıya. Van’ın 7000 yıllık kadim tarihine ışık tutan bu eşsiz nekropol (antik mezarlık) alanı, kaçak kazıcıların hedefi oldu; mezar odalarının taş kapakları kırılıp alanda iş makineleriyle devasa bir tahribat yaratıldı.

Kentte 25 yıldır tur rehberliği yapan Engin Pişkin, tehlikenin boyutunu vurgulayarak, "Urartu'nun en büyük mezarlığı gözümüzün önünde yok oluyor. Bu alan birinci derece sit ve dünyada benzeri yok. Göbeklitepe’deki sır taşlar nasıl tarihin akışını değiştirdiyse, burada da aynı derecede önemli bulguların olduğuna inanıyoruz," açıklamasını yaptı.

Kumbala'da anlamlı konser: Zehra Dilsiz Çakır ve Alkan Akıncı
Kumbala'da anlamlı konser: Zehra Dilsiz Çakır ve Alkan Akıncı
İçeriği Görüntüle

“Van’ın değeri tehlike altında”

Van'ın tarihi ve kültürel değerlerine dikkat çeken Tur Rehberi Engin Pişkin, Kalecik Kalesi'nin hemen yanındaki bu alanın önemini şu sözlerle anlattı: "Burası adeta Göbeklitepe gibi tarihin akışını değiştirecek bir değer. Tuşba Kalecik Kalesi’nin hemen yanındaki 3000 yıllık, yaklaşık 2500 mezar taşı içeren bu devasa nekropol, Urartu'nun iki başkentinin (Tuşba ve Toprakkale) kültür ve ekonomisini anlamamızı sağlayacak en büyük kaynaktır ve Van Gölü Havzası'nın ölü gömme kültürünün merkezi olmasına rağmen, tanıtıcı bir levha dahi yok. Tarlalar sürülmüş, mezar odalarının bir kısmı tarlanın kenarında kalmış; bu kripto taşları olabilecek devasa alanın mutlaka korunması, incelenmesi ve turizme kazandırılması gerekiyor," şeklinde konuştu.

Engin PişkinTur Rehberi Engin Pişkin

“Göz önünde çürüyen miras”

Bu nadir arkeolojik mirasın büyük bir tahribata uğradığını ortaya koyan ve kaçak kazı yapan definecilerin, mezar odalarının taş kapaklarını kırdığı ve bölgede iş makineleriyle kazı izleri bıraktığı aktaran Pişkin, "Maalesef bu çok değerli Urartu hazinesi günden güne çürüyor, gözlerimizin önünde bir tarih yok olup gidiyor. Buranın muhakkak turizme kazandırılması lazım. Defineciler tarafından talan ediliyor ve bu talan her gün devam ediyor. Yetkililerin bölgedeki bu tarihi yağmaya karşı acilen önlem alması bekleniyor," dedi.

"En büyük zenginliğimiz bize kalan mirastır"

Van'ın stratejik ve kültürel önemine vurgu yapan ve bu zenginliklerin korunması gerektiğini belirten Pişkin, "Van, 7000 yıllık tarihi olan, Kafkasya'yı, Ön Asya'yı ve Asya'yı Anadolu'ya bağlayan en önemli coğrafyalardan bir tanesidir. Bu medeniyetlerin devasa anıtları bizim için en önemli hazinedir. Maalesef, kulaktan duyma hikâyeler bu değerli medeniyetlerin kalıntılarını her gün hedef hâline getiriyor. En büyük zenginliğimiz, bize kalan mirastır," şeklinde konuştu.

Sözlerini yetkililere ve kamuoyuna yönelik bir çağrıyla noktalayan Pişkin, "Tüm yetkililerden, kadim medeniyetlerden kalan bu değerli miraslara sahip çıkmalarını, onları koruyup kollamalarını ve bizden sonraki nesillere aktarmalarını talep ediyoruz. Herkesi ve tüm yetkilileri bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz," dedi.

Muhabir: Semih SARMA