ABD’nin Türkiye büyükelçisi Tom Barrack, Suriye Hükümet Güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri arasında ilan edilen ateşkesin 15 gün süreyle uzatılmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, tüm taraflara ateşkese bağlı kalma ve itidal çağrısı yaptı. Barrack, dış aktörleri de barışın tesisi ve şiddetin azaltılması yönündeki çabalara katkı sunmaya davet etti.
Barrack, sivillerin ve sivil altyapının korunmasının tarafların temel sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, insani yardımın güvenli biçimde ulaştırılabilmesi için oluşturulan insani koridorların önemine dikkat çekti.
Özellikle Kobane’de temel hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini belirten Barrack, insani koridorların korunmasının hayati olduğunu ifade etti.
Açıklamada, Irak, Kürdistan Bölgesel Yönetimi, Suriye hükümeti ve Suriye Demokratik Güçleri’nin IŞİD’le mücadelede oynadığı rolün önemine değinildi. Barrack, IŞİD’e karşı mücadelenin kolektif çabalarla sürdürülmesi gerektiğini vurgulayarak, gözaltı merkezlerinde ve çevresinde güvenlik boşluğu oluşmaması konusunda uyarıda bulundu. Bu kapsamda, IŞİD’e Karşı Uluslararası Koalisyon’un derhal toplanmasının kabul edildiğini açıkladı.
Kalıcı ateşkesin sağlanması için tarafların hızla uzlaşmaya varması gerektiğini belirten Barrack, 18 Ocak 2026 tarihli Kuzeydoğu Suriye Anlaşması temelinde müzakerelerin yeniden başlatılması çağrısında bulundu. Bu sürecin, Suriye’de istikrara giden en etkili yol olarak, tüm vatandaşların haklarına saygı gösteren üniter ve egemen bir devlet yapısına barışçıl ve sürdürülebilir entegrasyonu hedeflemesi gerektiğini ifade etti.
Barrack, Suriye’de kapsayıcı bir siyasi geçişe olan desteğin sürdüğünü belirterek, Kuzeydoğu Suriye’nin barışçıl yollarla istikrara kavuşturulmasının hem terörizmin yeniden canlanmasının önlenmesi hem de bölgesel güvenliğin sağlanması açısından kritik önemde olduğunu kaydetti.
Barrac’ın açıklamasının öne çıkan kısımları şu şekilde:
Suriye Hükümet Güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri arasında 24 Ocak’ta ilan edilen ateşkesin 15 gün süreyle uzatılmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Tüm tarafları, ateşkese sıkı biçimde bağlı kalmaya ve azami itidal göstermeye davet ediyoruz. Aynı zamanda tüm dış aktörleri, barışın tesisi ve şiddetin azaltılması yönündeki çabalara katılmaya çağırıyoruz. Tüm tarafların sivilleri ve sivil altyapıyı koruma yükümlülüğünü bir kez daha vurguluyoruz.
İnsani yardımın güvenli ve engelsiz biçimde ulaştırılabilmesi amacıyla insani koridorların kurulmasını olumlu karşılıyoruz. Bu koridorların korunmasının hayati önemde olduğunu ve özellikle Kobane’de temel hizmetlerin kesintisiz şekilde sürdürülmesi gerektiğini vurguluyoruz.
Irak, Kürdistan Bölgesel Yönetimi, Suriye Hükümeti ve Suriye Demokratik Güçleri dâhil olmak üzere ortaklarımızın, IŞİD’in yarattığı zorluklarla mücadelede oynadığı hayati rolü de memnuniyetle karşılıyoruz. Tüm tarafları, kalıcı bir ateşkes konusunda süratle uzlaşmaya varmaya ve 18 Ocak 2026 tarihli Kuzeydoğu Suriye Anlaşması temelinde müzakerelere en kısa sürede yeniden başlamaya çağırıyoruz. Bu sürecin, Suriye’de istikrara giden en etkili yol olarak, tüm vatandaşlarının haklarına etkin biçimde saygı duyan ve bu hakları koruyan üniter ve egemen bir devlete barışçıl ve sürdürülebilir entegrasyonu hedeflemesi gerektiğini vurguluyoruz.
IŞİD’e karşı mücadelenin kolektif çabalarla sürdürülmesi ve bu çabalara odaklanılması gerekliliğini bir kez daha yineliyoruz. Tüm tarafları, IŞİD gözaltı merkezlerinde ve çevresinde herhangi bir güvenlik boşluğunun oluşmasından kaçınmaya davet ediyoruz. Bu endişelerin giderilmesi amacıyla, IŞİD’e Karşı Uluslararası Koalisyon’un derhal toplanmasını kabul etmiş bulunuyoruz. Suriye’de tüm Suriyelilerin haklarını koruyan kapsayıcı bir siyasi geçişe olan desteğimizi bir kez daha teyit ediyoruz. Kuzeydoğu Suriye’nin barışçıl yollarla istikrara kavuşturulmasının, terörizmin yeniden canlanmasının önlenmesi ve bölgesel güvenliğin sağlanması açısından merkezi bir öneme sahip olduğunun altını çiziyoruz. Bölgesel ve uluslararası ortaklarımızla birlikte, Kuzeydoğu Suriye’nin üniter, kapsayıcı ve egemen bir devlete barışçıl ve sürdürülebilir biçimde entegrasyonunu hedefleyen ve tüm vatandaşların haklarını etkin şekilde koruyan taraflar arası anlaşmaların uygulanmasını desteklemeye ve izlemeye hazır olduğumuzu vurguluyoruz.”




