TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Demokratik standartların yükselmesi güvenliği aşağıya çekmeyecek, tam tersine demokrasi standartları ne kadar yükselirse güvenliğin de o kadar rahat sağlanabileceğini ifade etmek istiyorum. Devletin dini adalettir. Devletin adaleti sağlayacak her türlü çalışmayı en açık bir şekilde ortaya koyması lazım. Yeni dönemde mutlaka güvenlik ve demokrasi arasında adaletin ekseninde gelişen çok sağlıklı bir ilişkiyi tesis etmek ve bunu kurumsallaştırmak durumundayız" dedi.
Küresel dengelerin hızla değiştiği bir dönemden geçildiğini belirten Kurtulmuş, gıda ve enerji güvenliğinden iklim değişikliğine, göç hareketlerinden ekonomik kırılganlıklara kadar birçok alanın çok yönlü tehditlerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Bu süreçte Türkiye’nin “yalnız kalmayacak ender ülkelerden biri” olduğunu ifade etti.
“Türkiye, krizlerde taraflarla konuşabilen nadir ülkelerden”
Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin oynadığı arabulucu role değinen Kurtulmuş, 2022’de Dolmabahçe’de parafe edilen anlaşmanın bazı ülkelerin engeli nedeniyle hayata geçirilemediğini hatırlattı. Buna rağmen Türkiye’nin iki tarafla temaslarını sürdürerek esir takası ve tahıl koridoru gibi kritik süreçlerde önemli rol üstlendiğini söyledi.
Türkiye’nin küresel adalet çağrısının uluslararası alanda bir motto haline geldiğini belirten Kurtulmuş, geniş bir coğrafyada Türkiye’den beklentilerin yüksek olduğunun altını çizdi.
Savunma sanayisi ve kültürel diplomasi vurgusu
Türkiye’nin savunma sanayisindeki hızlı gelişimin önemine dikkat çeken Kurtulmuş, modern güvenlik anlayışının yalnızca silahlı güçten ibaret olmadığını, kültürel miras ve yumuşak güç unsurlarının da güvenlik politikasının parçası haline geldiğini söyledi.
Yeni güvenlik mimarisinin üç temel ayağı
Kurtulmuş, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yeni güvenlik mimarisinin üç unsurdan oluştuğunu belirtti:
Türkiye’nin geniş bir jeopolitik alanda etkili olduğunu, vekalet savaşlarının unsurlarının tasfiye edilmesinin şart olduğunu vurguladı. “Türkiye ikinci yüzyılında terörle birlikte yaşayamaz” dedi.
Güçlü demokrasinin güvenliği zayıflatmayacağını ifade eden Kurtulmuş, “Devletin dini adalettir” sözleriyle adaletin güvenlik-demokrasi dengesindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.
Türkiye’nin içe kapanmacı bir yaklaşım benimseyemeyeceğini söyleyen Kurtulmuş, “İçe kapanan herkes ne kadar haklı olursa olsun mutlaka kaybeder” diyerek bölgesel ve küresel adalet hedeflerinin önemini vurguladı.
“Türkiye Modeli” yolda
5 Ağustos’tan bu yana parlamentodaki geniş katılımla yürütülen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu belirten Kurtulmuş, ortaya çıkacak sonucun “Türkiye Modeli” adıyla dünya siyaset okullarında ders olarak okutulacağını söyledi.



