Peyami Safa’nın 1933 yılında yayımlanan Bir Tereddüdün Romanı, yazarın bireyin iç dünyasına ve düşünsel bunalımlarına odaklanan önemli eserlerinden biridir.

Romanın ilk bölümü, Mualla’nın okuduğu ve yazara ait olan bir kitaptan alıntılar şeklinde kurgulanmıştır. Bu yönüyle eser, roman içinde roman tekniğini kullanır.

Metinlerarası göndermeler dikkat çeker; özellikle Luigi Pirandello’nun “Çıplakları Giydirmek” adlı oyunu romana düşünsel bir derinlik kazandırır. Eserde septisizm (şüphecilik) önemli bir felsefi arka plan olarak öne çıkar.

Diyarbakır ve Mardin bayramda turist akınına uğradı
Diyarbakır ve Mardin bayramda turist akınına uğradı
İçeriği Görüntüle

Konu, Mualla’nın bir arkadaşının önerisiyle bir kitap okumaya başlamasıyla açılır. Kitap, Mualla’da hem merak hem de tereddüt uyandırır. Zamanla Mualla, kitabın yazarıyla tanışır ve yazar ona evlenme teklif eder; ancak acele karar vermemesini ister.

Romanın ilerleyen bölümlerinde anlatı, yazarın geçmiş ilişkileri ve iç çatışmaları etrafında şekillenir. Yazarın Vildan adlı gizemli bir kadınla yaşadığı ilişki, şüphe, güvensizlik ve kararsızlık duygularını yoğunlaştırır.

Vildan’ın kimliği, söyledikleri ve davranışları yazarın zihninde sürekli bir kuşku yaratır; bu kuşku romanın temel gerilimini oluşturur.

Bir Tereddüdün Romanı, kesin cevaplar vermekten bilinçli olarak kaçınan yapısıyla, bireyin iç dünyasındaki gelgitleri ve aydın bunalımını yansıtır. Peyami Safa, bu romanında tereddüdü bir zayıflık değil, insanın düşünsel varoluşunun kaçınılmaz bir parçası olarak ele alır.

Kaynak: HABER MERKEZİ