Edirne Cezaevinden gönderdiği mesajda konferans katılımcılarını selamlayan Demirtaş, insanlık tarihinin en derin krizlerinden birinden geçilirken barış, adalet ve demokratik toplum arayışının her zamankinden daha hayati olduğunu belirtti. Savaşların, eşitsizliğin ve otoriter politikaların yarattığı tahribatın sadece coğrafyaları değil, toplumların vicdanını da yaraladığını ifade eden Demirtaş, bu konferansta atılacak her adımın gelecek kuşakların kaderini etkileyeceğini söyledi.

Demirtaş, gerçek barışın yalnızca çatışmaların durmasından ibaret olmadığını vurgulayarak, “Adalet, eşitlik, özgürlük ve onurlu yaşam sağlanmadan kalıcı bir barış mümkün değildir” dedi. Türkiye’de tüm kimliklerin ve inançların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamasının barışın ön koşulu olduğunu kaydetti.

Demokratik toplumun güven, katılım ve çoğulculukla inşa edileceğini belirten Demirtaş, tek kimlik dayatmasına karşı tüm farklılıkların özgürce var olabildiği bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Bu bağlamda Abdullah Öcalan’ın rolüne de değinen Demirtaş, “Sayın Öcalan’ın cesur ve kararlı duruşu çok değerlidir” diyerek, toplumla doğrudan iletişim kurmasının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini savundu.

Ortadoğu’nun uzun yıllardır bir savaş coğrafyasına dönüştüğünü hatırlatan Demirtaş, halklar arasındaki düşmanlığın derinleştirildiği bu ortamda demokratik çözüm ve barışçıl diyalog çabalarının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Silahlardan ve baskılardan beslenen düzenlerin karşısına diyaloğu, müzakereyi ve halkların kardeşliğini koyma zamanının geldiğini belirtti.

Türkiye’de de inkar, ötekileştirme ve ayrımcılık yerine demokrasi, hukuk ve toplumsal barışın hakim olması gerektiğini ifade eden Demirtaş, bunun yolunun geçmişle yüzleşmekten ve halkların ortak geleceğini birlikte kurma iradesi göstermekten geçtiğini söyledi.

Türkiye'de barajlar doldu ancak su krizi sona ermedi
Türkiye'de barajlar doldu ancak su krizi sona ermedi
İçeriği Görüntüle

Mesajının sonunda, “Barış mümkündür. Demokrasi mümkündür. Birlikte, eşit ve özgür bir yaşam mümkündür” diyen Demirtaş, bu sürecin bir bölünme değil, “paramparça olmuş halkların onurlu birliğini yeniden inşa etme süreci” olduğunu belirtti. Konferansın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Semih SARMA