Yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan ile Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri, 23 Ekim Van depreminin yıl dönümünde, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu öncülüğünde İpekyolu Belediyesi Sanat Galerisi'nde toplandı.
Meclisin sekizinci toplantısında, 2011 Van depreminin acıları anılırken, kentteki toplumsal sorunlara çözüm üretme kararlılığı vurgulandı ve şüpheli ölümü gündemde olan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş cinayeti davasına dikkat çekildi.
Neslihan Şedal: Sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz
Yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Neslihan Şedal, toplantının açılışında, halkın iradesinin gasp edilmek istenmesine rağmen, seçilmiş temsilciler olarak kentteki sorunları gündeme alma ve çözüm üretme sorumluluğunu yerine getirdiklerini belirtti.
23 Ekim 2011 Van depreminin 14. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Şedal, 7.2 büyüklüğündeki depremde yaşanan can kayıpları ve büyük zararların acısının hâlâ taze olduğunu söyledi.
Doğal afetlerin önlenemez olduğunu ancak "beşerî müdahalelerle risklerin azaltılabileceğini" vurgulayan Şedal, afetlere dirençli kentler için yerel yönetimlerin hayati önem taşıdığını ifade etti.
Şedal, Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığı ve Meclisi olarak TMMOB ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte kentin en temel ihtiyacının Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) olduğunu ifade ettiklerini söyledi.
Abdullah Zeydan: Rojin’in ismini veremedik
Yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan ise, kayyım atamasının ilk gününden itibaren halkla birlikte olacaklarını ve kentin bütün sorunlarıyla ilgileneceklerini belirterek, "Kayyım gaspını asla kabul etmedik" dedi.
23 Ekim depreminde ve sonrasında 9 Kasım'da hayatını kaybeden 644 yurttaşı rahmetle anan Zeydan, depremlerin etkilerini azaltacak, bilimi esas alan politikaların ısrarla uygulanmadığını, 6 Şubat Maraş merkezli depremde de bu ülkeyi yöneten mekanizmaların felç olduğunu gördüklerini dile getirdi.
Zeydan, konuşmasının önemli bir bölümünü Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ayırdı. Kabaiş’in intihar etmediğini, ölümünün şüpheli olduğunu belirterek, olayın aydınlatılması için mücadele ettiklerini ifade etti. Zeydan, kayyım anlayışının ve erkek egemen şiddet yanlısı zihniyetin Rojin Kabaiş olayının da üstünün örtülmesinde büyük çaba içerisinde olduğuna şahit olduklarını öne sürdü.
Adli Tıp Kurumu raporunda bir yıl sonra Rojin'in bedeninde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edilmesinin şüpheleri artırdığını vurgulayan Zeydan, son olarak Büyükşehir Meclisi olarak oy birliğiyle aldıkları, Rojin Kabaiş’in anısını yaşatmak adına adını yaşam merkezine verme kararının kayyım tarafından reddedilmesine tepki gösterdi.



