Eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar, uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alan Gülistan Doku dosyasına ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı.
Tayyar, soruşturmada “kısıtlılık” kararı bulunduğunu belirterek normalde detay paylaşmayı düşünmediğini, ancak dosyaya ilişkin farklı kaynaklardan yapılan açıklamalar üzerine kamuoyunu bilgilendirme gereği duyduğunu ifade etti.
Paylaşımında, soruşturmanın kayıp vaka olarak değil cinayet şüphesiyle yürütüldüğünü öne süren Tayyar, olayın failiyle ilgili farklı bir isim üzerinde durulduğunu iddia etti. Ayrıca “Şubat” kod adlı gizli tanığın ifadelerinde ciddi iddiaların yer aldığını ileri sürdü.
Tayyar’ın aktardığı iddialar arasında, olay öncesinde tehdit, gençler arasında düzenlenen uyuşturucu partileri, delillerin karartıldığına yönelik şüpheler ve bazı kamu görevlileriyle ilgili bağlantılar da yer aldı. Paylaşımda, HTS kayıtları, MASAK raporları ve bazı para transferlerine ilişkin tespitlerin dosyada bulunduğu öne sürüldü.
Öte yandan, kayıp olayına ilişkin çeşitli bölgelerde arama çalışmaları yapıldığı ancak henüz somut bir sonuca ulaşılamadığı ifade edildi. Dosya kapsamında yüzlerce saatlik kamera kaydının incelendiği de iddialar arasında yer aldı.
Söz konusu açıklamalarda yer alan bilgilerin iddia niteliğinde olduğu, soruşturmanın ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından sürdürüldüğü ve resmi makamlarca yapılacak açıklamaların esas alınması gerektiği belirtiliyor.
Tayyar’ın X hesabından yaptığı paylaşım şöyle:
-Soruşturma, kayıp vaka olarak değil cinayet şüphesiyle yürütülüyor. -Cinayetin, sevgilisi Zeynel Abakarov’un aksine valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından işlendiği düşünülüyor. -Şubat kod isimli gizli tanığın ifadesinde vahim iddialar var.
-Gizli tanık, gençler arasında uyuşturucu partilerinin yapıldığını, bu partilerden birinde Sonel’in Gülistan’a tecavüz ederek hamile bıraktığını anlatıyor. -Gülistan, kaybolmadan bir gün önce çalıştığı kafede Sonel tarafından tehdit ediliyor.
-Olay sırasında Gülistan ve Zeynel sevgili değillerdi, ayrılmışlardı.
-Gülistan, tehdit sonrası eski sevgilisi Zeynel’le irtibat kurarak korktuğunu söylüyor.
–Gülistan’ın kaybolduğu gece aracıyla dışarı çıkan Sonel’in şehre dönüşünde yanında Umut Altaş var. -Şimdi ABD’de bulunan Altaş’ın en önemli tanık olduğu değerlendiriliyor.
-Kayıptan hemen sonra vali koruması Şükrü Eroğlu devreye giriyor, deliller yok ediliyor.
-Gülistan’ın sim kartını kayıptan sonra kullandığı ve bilgileri sildiği saptanan, o dönem Ankara’da görevli polis memuru Gökhan Ertok’un Şubat ve Mart 2020’de hesabına, valinin koruması Eroğlu tarafından her defasında 5’er bin lira olmak olmak üzere toplam 10 bin lira yatırıldığı MASAK tarafından tespit ediliyor.
-Gökhan Ertok’un 10 Ocak 2020’den itibaren Vali Tuncay Sonel ve koruması Şükrü Eroğlu’yla çok sık görüşmeler yaptığı tespit ediliyor.
-Ertok, Gülistan’a ait cep telefonunun sim kartını cihazına taktığı 18 Ocak 2020 sabahı 06.27’den sonra Vali Sonel ve koruması Eroğlu’yla 09.30 gibi görüşüyor.
-Kısıtlılık kararı da bu tespitten sonra alınıyor.
-Daha sonra hamile olduğu düşünülen Gülistan’ın kaybolmadan 6 gün önce 31 Ocak 2019 günü gittiği hastane kayıtlarının silindiği anlaşılıyor.
-Aynı şekilde olayı aydınlatabilecek mevzilerdeki kamera kayıtlarının dosyaya eklenmediği veya silindiği tespit ediliyor.
-Dosyaya sadece Gülistan’ın kaybolduğu 5 Ocak 2020 günü saat 11.00/19.00 arası mobesa kayıtlarının konulduğu belirleniyor.
-Müşteki vekiline 9 Kasım 2025 tarihinde gelen bir mailde de olayla ilgili ayrıntılar veriliyor, Mehmet Hanoğlu’na ulaşıldığında önemli bilgilere ulaşılacağı yazılıyor.
-Tüm ihbarlar değerlendiriliyor, yeraltı görüntüle cihazıyla 2025 yılı içinde toplam 12 bölgede cesedi bulmak için arama yapılıyor ama bulunamıyor.
-Şimdi şehrin farklı noktalarından alınan olay gününe ait 700 saatlik kayıtlar inceleniyor.
-Gizli tanık ifadesi, HTS kayıtları ve MASAK raporları arasındaki paralellik, Vali Tuncay Sonel’in de ifadesine başvurulma ihtimalini arttırıyor.




