<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Van Haber - Van Haberleri | Son Dakika Van Haberleri</title>
    <link>https://www.vanhaber.tr</link>
    <description>Van haber ve Van son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, gündem haberleri anında Van Haber Gazetesi'nde. Van FK, spor, deprem, belediye ve tüm ilçelerden anlık gelişmeler, Van FK puan durumu, maç fikstürü, anlık Van hava durumu, namaz ve ezan vakitleri ile nöbetçi eczane listesi hakkında aradığınız her şey vanhaber.tr’de.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.vanhaber.tr/rss/yararli-bilgiler" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 06:09:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/rss/yararli-bilgiler"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim İnsanları inceledi: İlişkilerde boy farkı etkili mi?]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/bilim-insanlari-inceledi-iliskilerde-boy-farki-etkili-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/bilim-insanlari-inceledi-iliskilerde-boy-farki-etkili-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmalar, insan boyunun romantik ilişkilerde mutluluk ve başarı üzerinde etkili olduğunu, kadın ile erkeklerin boy tercihlerinin evrimsel nedenlere dayandığını gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Romantik ilişkilerin başarısı, sadakat ve uyum gibi soyut kavramların yanı sıra fiziksel özelliklerden de etkilenebiliyor. Bilim insanlarının uzun yıllara dayanan çalışmaları, çiftler arasındaki boy farkının ilişki dinamiklerinde ve kişisel mutlulukta gizli bir rol oynadığını ortaya koydu. Yapılan araştırmalar, hem kadınların hem de erkeklerin partner seçiminde biyolojik ve evrimsel kodlarla hareket ettiğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Kısa boylu kadınların ilişkileri daha istikrarlı</strong></p>

<p>Britanyalı bilim insanları tarafından yürütülen ve uzun vadeli verileri içeren bir araştırmaya göre, boyu 152 ile 161 santimetre arasında olan kadınların, daha uzun boylu hemcinslerine kıyasla ilişki hayatlarında dikkate değer bir avantaja sahip olduğu görüldü. Araştırma sonuçlarından öne çıkan başlıklar şunlar:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Uzun soluklu mutluluk:</strong> 42 yaşına gelen kısa boylu kadınların, daha istikrarlı, dengeli ve sevgi dolu ilişkiler yaşama ihtimalinin daha yüksek olduğu tespit edildi.</li>
 <li><strong>Yüksek çocuk sahibi olma oranı:</strong> Veriler, bu boy aralığındaki kadınların çocuk sahibi olma oranlarının da istatistiksel olarak daha yukarıda olduğunu gösteriyor.</li>
</ul>

<p>Britanya’da kadınların ortalama boyunun 164,5 santimetre olduğunu belirten uzmanlar, erkeklerin neden daha çok kısa boylu kadınlara yöneldiği konusunda kesin bir biyolojik kanıta ulaşamasalar da bu durumun ilişkilerde koruma içgüdüsünü tetikleyebileceğini öngörüyor.</p>

<p><strong>Kadınların gözünde ideal erkek boyu: 182 santimetre</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın diğer ayağında ise kadınların erkeklerdeki boy tercihi masaya yatırıldı. Katılımcı kadınların çok büyük bir bölümü uzun boylu erkekleri görsel ve duygusal olarak daha çekici bulduğunu ifade ederken, çoğunluğun birleştiği "ideal erkek boyu" 182 santimetre olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Uzmanlar, kadınların uzun boylu erkeklere olan bu yönelimini insan evrimiyle açıklıyor. 2015 yılında yapılan destekleyici bir çalışmaya göre, ilkel dönemlerdeki insanların zihninde "uzun boylu erkeklerin ailelerini, çocuklarını ve yaşam alanlarını vahşi doğadaki tehlikelere karşı daha iyi koruyabileceği" algısı yer alıyordu. Bu bilinçaltı kodunun günümüzde de modern genetik miras olarak varlığını sürdürdüğü ve kadınların eş seçiminde uzun boyu bir "güven ve güç" sembolü olarak algılamasına neden olduğu belirtiliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/bilim-insanlari-inceledi-iliskilerde-boy-farki-etkili-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 22:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/05/cift-gorseli.jpg" type="image/jpeg" length="28763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim kanıtlayamadı, efsane bitmedi: Van Gölü Canavarı]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/bilim-kanitlayamadi-efsane-bitmedi-van-golu-canavari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/bilim-kanitlayamadi-efsane-bitmedi-van-golu-canavari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Gölü’nde yaşadığı iddia edilen “Van Gölü Canavarı”, yıllardır hem bilim insanlarının hem de halkın ilgisini çekiyor. Ancak gizem hâlâ çözülebilmiş değil.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, sadece doğal güzelliğiyle değil, yıllardır dilden dile dolaşan “canavar” efsanesiyle de gündemdeki yerini koruyor. Özellikle 1990’lı yıllarda sıkça konuşulan bu iddia, günümüzde de merak uyandırmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>Tanıklar ne diyor?</strong></p>

<p>Canavarı gördüğünü iddia edenlerin anlatımlarına göre söz konusu canlı; koyu renkli, sırtı tırtıklı ve oldukça hızlı hareket eden bir yapıya sahip. Ancak bu iddialar bugüne kadar bilimsel olarak kanıtlanabilmiş değil.</p>

<p><strong>1990’larda gündem oldu</strong></p>

<p>Van Gölü Canavarı efsanesi özellikle 1993 yılından sonra daha fazla gündeme gelmeye başladı. Görgü tanıklarının artmasıyla birlikte olay televizyon programlarına, gazete manşetlerine ve belgesellere konu oldu.</p>

<p>Hatta Cambridge Üniversitesi’nden bilim insanları da bir dönem iddiaları incelemeye aldı. Ancak yapılan araştırmalarda gölde olağandışı bir bulguya rastlanmadı.</p>

<p><strong>Bilimsel açıklamalar ne diyor?</strong></p>

<p>Uzmanlar, canavar olarak görülen görüntülerin:</p>

<p>            •          Dalgaların oluşturduğu yanılsamalar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>            •          Büyük balık sürüleri</p>

<p>            •          Tekne veya nesne hareketleri</p>

<p>olabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Bazı iddialarda ise canavarın, dinozorlar döneminde yaşamış Plesiosaurus benzeri bir canlı olabileceği öne sürülüyor. Ancak bu teoriye dair bilimsel bir kanıt bulunmuyor.</p>

<p><strong>Tarihi kaynaklarda da yer alıyor</strong></p>

<p>Van Gölü Canavarı efsanesinin kökeni oldukça eskiye dayanıyor. 17. yüzyılda Evliya Çelebi’nin kaleme aldığı Seyahatname adlı eserde de gölde yaşayan gizemli bir varlıktan söz ediliyor.</p>

<p>Halk arasında anlatılan menkıbelere göre ise bu varlıkla ilgili olaylar dini figürlerle ilişkilendirilerek farklı biçimlerde aktarılıyor.</p>

<p><strong>Efsane mi gerçek mi?</strong></p>

<p>Gelişen teknolojiye ve yapılan araştırmalara rağmen Van Gölü Canavarı’nın varlığı kesin olarak kanıtlanabilmiş değil. Bu nedenle bazıları için bu hikâye yalnızca bir efsane, bazıları için ise hâlâ çözülmemiş bir gizem olmayı sürdürüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>BAZİT EVREN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Van Haberleri, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/bilim-kanitlayamadi-efsane-bitmedi-van-golu-canavari</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 22:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/03/van-golu-canavari.jpg" type="image/jpeg" length="29614"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düzenli kolajen alımı cilt, kas ve eklem sağlığını olumlu etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/duzenli-kolajen-alimi-cilt-kas-ve-eklem-sagligina-olumlu-etkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/duzenli-kolajen-alimi-cilt-kas-ve-eklem-sagligina-olumlu-etkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası bir araştırma, düzenli kolajen alımının cilt elastikiyetini artırdığını, kas yapısını güçlendirdiğini ve eklem kireçlenmesine bağlı sorunlarda olumlu sonuçlar verdiğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası araştırmacılar tarafından yürütülen kapsamlı bir çalışmada, vücutta doğal olarak bulunan ve yaşla birlikte üretimi azalan kolajen proteininin günlük alımının sağlık üzerindeki etkileri ele alındı. Ölü cilt hücrelerinin yenilenmesinden organların korunmasına, kanın pıhtılaşmasından bağ dokularının güçlenmesine kadar birçok hayati işlevi bulunan kolajenin özellikle cilt sağlığı üzerindeki rolü mercek altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam 113 vakanın değerlendirildiği ve 7 bin 983 katılımcının yer aldığı araştırmada, düzenli kolajen takviyesinin ciltte elastikiyet artışı sağladığı, kas yapısını iyileştirdiği ve kas-iskelet sistemi üzerinde olumlu etkiler oluşturduğu tespit edildi. Çalışmada ayrıca, eklem kireçlenmesine bağlı sorunlarda ve romatizmal ağrılarda kolajen alımının ağrı ve sertliği hafifletici etkiler gösterdiği belirlendi.</p>

<p>Araştırmacılar, kolajen takviyesinin eklemler üzerindeki olumlu etkilerine karşın, ağız sağlığı ve kardiyometabolik etkiler açısından net ve tutarlı sonuçlar vermediğine dikkat çekti. Bu alanlarda elde edilen bulguların “karışık sonuçlar” içerdiği ifade edildi.</p>

<p>Cilt, tırnak, kemik, tendon ve kıkırdak gibi bağ dokularının güçlenmesinde önemli rol oynayan kolajen proteininin düzenli alımının, özellikle yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan bazı sağlık sorunlarının hafifletilmesinde destekleyici olabileceği vurgulandı. Araştırmanın sonuçları, “Aesthetic Surgery Journal Open Forum” adlı bilimsel dergide yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/duzenli-kolajen-alimi-cilt-kas-ve-eklem-sagligina-olumlu-etkisi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 21:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/02/kolajen-1.jpg" type="image/jpeg" length="45588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun süreli ekran kullanımı gözlerinizi ağrıtıyor mu?]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/uzun-sureli-ekran-kullanimi-gozlerinizi-agritiyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/uzun-sureli-ekran-kullanimi-gozlerinizi-agritiyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz kuruluğu, yanma, bulanık görme ve odaklanma sorunlarına yol açan dijital göz sendromu, artık her yaş grubunda daha sık görülmeye başladı. Uzmanlar, ekran karşısında geçirilen sürenin artmasıyla göz yorgunluğunun ve kuruluğun yükseldiğini belirtirken, basit ergonomik düzenlemeler ve doğru kullanım alışkanlıklarının sorunu azaltabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Telefon, tablet ve bilgisayar gibi dijital cihazların günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Uzaktan çalışma, çevrim içi eğitim ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla gözler sürekli yakın mesafeye odaklanmak zorunda kalıyor. Bu durum, göz kaslarının sürekli çalışmasına, göz yüzeyinin kurumasına ve batma, yanma, kızarıklık, bulanık görme ve odaklanma güçlüğü gibi şikayetlere yol açabiliyor.</p>

<p>Dijital göz sendromu özellikle masa başı çalışanlar, öğrenciler ve yoğun ekran kullanan kişilerde öne çıkıyor. Uzmanlar, ekran karşısında geçirilen sürenin artmasıyla göz kırpma sayısının yarıdan fazla azaldığını, bunun gözyaşı tabakasının hızlı buharlaşmasına ve göz yüzeyinde kuruluk oluşmasına neden olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Çocuklarda da dijital cihaz kullanım yaşının düşmesiyle benzer şikayetler artış gösteriyor. Gözlerin sürekli yakın mesafeye odaklanması, geçici bulanık görme ve uzak mesafeye bakarken netlik kaybı gibi sorunlara yol açıyor. Ayrıca klima, kuru hava ve düşük nem oranı da göz kuruluğunu artırarak şikayetlerin şiddetlenmesine neden olabiliyor. Uzmanlar, çocuklarda ekran süresinin sınırlandırılmasını ve düzenli aralar verilmesini tavsiye ediyor.</p>

<p>Medicana Kadıköy Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Mehmet Tayfur, dijital göz sendromu belirtilerine değinerek, “Göz kuruluğu ve batma hissi, yanma ve kızarıklık, gün sonunda artan bulanık görme, odaklanma güçlüğü, göz ve baş ağrısı ile ışığa karşı hassasiyet sık görülen belirtiler. Özellikle günün ilerleyen saatlerinde şikayetler belirginleşiyorsa, sorun ekran kullanımına bağlı olabilir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tayfur, dijital cihaz kullanımına bağlı göz sorunlarını azaltmak için alınabilecek önlemleri de şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li>20-20-20 kuralı: Her 20 dakikada bir, en az 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmak.</li>
 <li>Bilinçli göz kırpma: Ekran karşısında göz kırpma azalır; bilinçli kırpma göz yüzeyinin nemini korur.</li>
 <li>Ekran mesafesi ve yüksekliği: Bilgisayar ekranı gözden 50-70 cm uzaklıkta ve hafif aşağı seviyede olmalı.</li>
 <li>Ortam nemi: Kuru hava gözyaşının hızlı buharlaşmasına neden olur, nem dengesi sağlanmalı.</li>
 <li>Ekran parlaklığı: Çok parlak veya çok loş ekranlar göz yorgunluğunu artırabilir.</li>
</ul>

<p>Uzmanlar, hafif şikayetlerin göz ardı edilmemesi, ekran kullanım alışkanlıklarının düzenlenmesi ve düzenli molalar verilmesinin uzun vadede kalıcı göz problemlerini önlemede kritik olduğunu vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/uzun-sureli-ekran-kullanimi-gozlerinizi-agritiyor-mu</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/02/ekran-sosyal-medya.jpg" type="image/jpeg" length="72883"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kış çayları masum mu? Uzmanından doğru bilinen yanlışlara uyarı]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/kis-caylari-masum-mu-uzmanindan-dogru-bilinen-yanlislara-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/kis-caylari-masum-mu-uzmanindan-dogru-bilinen-yanlislara-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soğuk havalarla birlikte tüketimi artan kış çayları bağışıklığı destekleyebilir ancak gelişigüzel hazırlanması ve aşırı tüketimi faydadan çok zarar getirebilir. Uzmanlar, özellikle risk grubundakilerin dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarında artan gribal enfeksiyonlar ve soğuk hava nedeniyle birçok kişi bağışıklık sistemini desteklemek için bitki çaylarına yöneliyor. Ihlamur, nane, limon, elma, tarçın, zerdeçal ve ekinezya gibi ürünlerle hazırlanan “kış çayları”, hem iç ısıtan hem de rahatlatıcı etkileri nedeniyle sıkça tercih ediliyor. Ancak uzmanlara göre bu çaylara “her derde deva” gözüyle bakmak doğru değil.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Fatih Özbey, kış çaylarının bağışıklığı destekleyici etkileri bulunduğunu ancak tek başına hastalıklardan korunmak ya da tedavi amacıyla yeterli olmadığını belirtiyor. İçerik kadar saklama koşullarının da hayati önem taşıdığına dikkat çeken Özbey, kullanılan bitkilerin temiz ve güvenilir yerlerden temin edilmesi, küf ve zararlı maddeler içermemesi, uygun koşullarda saklanması gerektiğini bildiriyor.</p>

<p><img alt="Bitki Çayı" class=" detail-photo img-fluid" height="500" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/bitki-cayi.jpg" width="900" /></p>

<blockquote>
<p>“Kış çayı için aldığımız meyve kuruları veya evde kuruttuğumuz bitkilerin sağlıklı bitkiler olması gerekiyor. İçeriğinde çeşitli küf ve benzeri bileşenlerin olmaması, dolayısıyla temiz yerlerde üretilmiş olması, uygun koşullarda saklanması, ondan sonra da demleme aşamalarında da uygun şartlarda demlenmesi gerekiyor”</p>
</blockquote>

<p><strong>Kış çaylarını tüketirken kimler dikkatli olmalı?</strong></p>

<p>Özellikle hamileler, emziren anneler, küçük çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı nedeniyle düzenli ilaç kullanan kişilerin bitki çayı tüketmeden önce mutlaka doktora danışması öneriliyor. Doğal olmalarının zararsız oldukları anlamına gelmediğini vurgulayan Prof. Dr. Özbey, kontrolsüz tüketimin beklenmedik yan etkilere yol açabileceğini belirtiyor.</p>

<blockquote>
<p>“Çünkü bunlar doğal maddeler… Tabiat eczanesinin bize lütfu olarak bakabiliriz ama vücut içerisindeki fonksiyonları açısından hiç ummadığımız zararlar da verebilir. Dolayısıyla kontrolsüz tüketmek, umduğumuz yararın aksine çeşitli zararlar da verebilir.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Bitki Çayı 2" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/02/bitki-cayi-2.jpg" width="900" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Günde kaç fincan tüketilmeli?</strong></p>

<p>Özbey, sağlıklı bir yetişkin için kış çaylarında günlük tüketim miktarı 1 ila 3 fincan arasında sınırlandırılmalı ve demlenen çayların uzun süre bekletilmeden tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<blockquote>
<p>“Çayların niteliğine göre biz bunu 1 fincanla 3 fincan arasında sınırlayalım diyoruz. Çünkü bunların etkinliği bakımından baktığınızda vücuda birçok faydaları olduğu gibi çok fazla tüketirseniz de istenmeyen zararlar oluşabiliyor. O yüzden sınırlı tüketmekte fayda var.”</p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TRT HABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/kis-caylari-masum-mu-uzmanindan-dogru-bilinen-yanlislara-uyari</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/02/bitki-cayi-1.jpg" type="image/jpeg" length="76890"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Analizler belirledi: Sofranıza eklenmesi gereken 7 güçlü besin!]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/analizler-belirledi-sofraniza-eklenmesi-gereken-7-guclu-besin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/analizler-belirledi-sofraniza-eklenmesi-gereken-7-guclu-besin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1.000’den fazla gıdanın çiğ olarak analiz edildiği araştırmada, bademden karahindiba yapraklarına kadar yedi besin; kalp, bağırsak ve beyin sağlığına katkılarıyla öne çıktı. Uzmanlar, dengeli ve çeşitli bir beslenme için bu güçlü besinlerin sofralarda daha fazla yer alması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlık tarihinde hiç olmadığı kadar çok besin seçeneğine sahibiz. Ancak bolluk, çoğu zaman kafa karışıklığını da beraberinde getiriyor: Proteine mi ağırlık vermeli, lifli gıdalara mı yönelmeli, yoksa vitamin deposu ürünleri mi tercih etmeli?</p>

<p>Bu soruya yanıt arayan araştırmacılar, 1.000’den fazla gıdayı çiğ olarak analiz ederek günlük besin gereksinimlerini en iyi dengeleyen seçenekleri sıraladı. Sonuçta öne çıkan yedi besin, kalp sağlığından bağırsak dengesine, beyin fonksiyonlarından bağışıklığa kadar geniş bir etki alanı sunuyor.</p>

<p><img alt="Badem" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/02/badem.jpeg" width="700" /></p>

<ul>
 <li><strong>Badem</strong></li>
</ul>

<p>Tekli doymamış yağ asitleri ve E vitamini bakımından zengin olan badem, düzenli tüketildiğinde “kötü” kolesterolü düşürüp “iyi” kolesterolü artırabiliyor. Yapılan çalışmalarda, her gün badem tüketen bireylerde LDL seviyesinin gerilediği, bağırsak sağlığının iyileştiği ve ödemin azaldığı gözlendi. Ayrıca bütirat üretimini destekleyerek kolon hücrelerinin beslenmesine katkı sağlıyor.</p>

<p><img alt="Pazı" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/02/pazi.jpeg" width="700" /></p>

<ul>
 <li><strong>Pazı</strong></li>
</ul>

<p>Türkiye’de özellikle Ege ve Akdeniz mutfağında sıkça yer bulan pazı, güçlü antioksidanlar ve nitratlar içeriyor. Bu bileşenler kan basıncının dengelenmesine ve dolaşımın iyileşmesine yardımcı olabilir. Magnezyum, K vitamini ve lutein yönünden zengin olması, onu hem kemik hem göz sağlığı açısından değerli kılıyor. Besin değerini korumak için fazla pişirilmemesi öneriliyor.</p>

<p><img alt="Su Teresi" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/02/su-teresi.jpeg" width="700" /></p>

<ul>
 <li><strong>Su Teresi</strong></li>
</ul>

<p>B vitaminleri, C vitamini ve demir açısından dikkat çeken su teresi, aynı zamanda fenetil izotiyosiyanat adlı doğal bir bileşik barındırıyor. Bu bileşik, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatma potansiyeliyle araştırmalarda öne çıkıyor. Düzenli tüketiminin kolesterol seviyelerini dengelemeye ve ödemi azaltmaya yardımcı olabileceği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Pancar" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/02/pancar.jpeg" width="700" /></p>

<ul>
 <li><strong>Pancar ve Yaprakları</strong></li>
</ul>

<p>Çoğu zaman yalnızca kökü tüketilen pancarın yaprakları da en az kendisi kadar besleyici. Kalsiyum, demir ve K vitamini bakımından zengin olan yaprakların, yapılan çalışmalarda kötü kolesterolü düşürdüğü gözlemlendi. Laboratuvar verileri, antioksidan özellikleri sayesinde DNA’yı oksidatif hasara karşı koruyabileceğini gösteriyor.</p>

<p><img alt="Chia Tohumu" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/02/chia-tohumu.jpeg" width="700" /></p>

<ul>
 <li><strong>Chia Tohumu</strong></li>
</ul>

<p>Lif, protein ve omega-3 yağ asitleri açısından yoğun olan chia tohumları, kalp sağlığı ve kan şekeri dengesiyle ilişkilendiriliyor. Ancak araştırmalar, chia tohumlarının öğütülerek tüketildiğinde omega-3’ün daha iyi emildiğini ortaya koyuyor. Bütün halde tüketildiğinde bazı besin öğeleri sindirimden tam yararlanamayabiliyor.</p>

<p><img alt="Kabak Çekirdeği" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/02/kabak-cekirdegi.jpeg" width="700" /></p>

<ul>
 <li><strong>Kabak Çekirdeği</strong></li>
</ul>

<p>Çoklu ve tekli doymamış yağ asitleri içeren kabak çekirdeği, kalp sağlığını destekleyici etkileriyle biliniyor. Araştırmalar ayrıca nöroprotektif özelliklerine dikkat çekiyor. Kavrulmuş formda bazı antioksidanların daha biyoyararlı hale geldiği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Karahindiba" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/02/karahindiba.jpeg" width="700" /></p>

<ul>
 <li><strong>Karahindiba Yaprakları</strong></li>
</ul>

<p>Bahar aylarında kolayca bulunabilen karahindiba yaprakları, A, C, E ve K vitaminleri ile kalsiyum ve demir bakımından zengin. Antioksidan ve ödem azaltıcı özellikleriyle dikkat çeken bu bitki, salata ve çorbalarda değerlendirilebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, dengeli ve çeşitli bir beslenme planında bu besinlere yer verilmesinin uzun vadede kalp, bağırsak ve beyin sağlığına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Ancak her bireyin ihtiyaçlarının farklı olduğu unutulmamalı; en sağlıklı yaklaşım, çeşitliliği esas alan ve ölçülü tüketimi benimseyen bir beslenme düzeni oluşturmak olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/analizler-belirledi-sofraniza-eklenmesi-gereken-7-guclu-besin</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 20:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/02/besin.jpg" type="image/jpeg" length="81278"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pişirme gerektirmeyen tatlı: Bisküvili kurabiye nasıl yapılır?]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/pisirme-gerektirmeyen-tatli-biskuvili-kurabiye-nasil-yapilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/pisirme-gerektirmeyen-tatli-biskuvili-kurabiye-nasil-yapilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fırın kullanmadan kısa sürede hazırlanan bisküvili pişmeyen kurabiye, çikolata ve kakao aromasıyla öne çıkan pratik tatlı alternatifleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bisküvi, fındık ve kremalı çikolata karışımıyla hazırlanan tarif, kolay şekil alabilen yapısıyla evde hızlıca uygulanabiliyor. Soğutularak servis edilen kurabiye, çay saatleri ve küçük porsiyonlu sunumlar için tercih edilebilecek tarifler arasında bulunuyor.</p>

<p>Bir porsiyon bisküvili pişmeyen kurabiye yaklaşık 250 kalori içeriyor.</p>

<ul>
 <li>Hazırlanma süresi: 20 dakika</li>
 <li>Pişirme süresi: 5 dakika</li>
 <li>Kaç kişilik: 8 kişilik</li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>Bisküvili pişmeyen kurabiye tarifi için malzemeler</strong></p>

<ul>
 <li>1 paket bisküvi</li>
 <li>1 çay bardağı iri çekilmiş fındık</li>
 <li>1 yemek kaşığı kakao</li>
 <li>1 su bardağı krema</li>
 <li>100 gram çikolata (bitter veya sütlü)</li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>Üzeri için:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Antep fıstığı kreması</li>
 <li>Eritilmiş çikolata</li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>Nasıl yapılır?</strong></p>

<ul>
 <li>Kremayı küçük bir tencereye alın ve kısık ateşte ısıtın. Kenarlarda hafif kabarcıklar oluşmaya başlayınca ocaktan alın.</li>
 <li>Çikolatayı sıcak kremanın içine ekleyin ve pürüzsüz bir kıvam alana kadar karıştırın.</li>
 <li>Bisküvileri rondodan geçirerek ufalayın. Üzerine fındık ve kakaoyu ekleyin.</li>
 <li>Hazırlanan krema-çikolata karışımını ilave ederek tüm malzemeleri yoğurun.</li>
 <li>Karışımdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp avuç içinde yuvarlayın.</li>
 <li>Ortalarını hafifçe bastırarak çukur açın ve içlerini Antep fıstığı kreması veya eritilmiş çikolata ile doldurun.</li>
 <li>Kurabiyeleri buzdolabında en az 30–40 dakika dinlendirin. Soğuduktan sonra servis edin.</li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>Servis önerisi</strong></p>

<ul>
 <li>Servisten önce 5 dakika oda sıcaklığında bekletilebilir.</li>
 <li>Türk kahvesi, filtre kahve veya süt ile birlikte sunulabilir.</li>
 <li>Üzerine eritilmiş çikolata veya toz Antep fıstığı eklenerek sunum zenginleştirilebilir.</li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>Püf noktaları</strong></p>

<ul>
 <li>Karışım çok yumuşak olursa kısa süre buzdolabında bekletilmelidir.</li>
 <li>Çikolata, kaynamamış sıcak kremaya eklenmelidir.</li>
 <li>Bisküvilerin tamamen un haline getirilmemesi, kurabiyenin dokusunu güçlendirir.</li>
 <li>Buzdolabında kapalı kapta 2–3 gün saklanabilir.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/pisirme-gerektirmeyen-tatli-biskuvili-kurabiye-nasil-yapilir</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 19:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/01/kurabiye.jpg" type="image/jpeg" length="62734"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yanlış beslenme değil, yanlış bilgi hasta ediyor]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/yanlis-beslenme-degil-yanlis-bilgi-hasta-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/yanlis-beslenme-degil-yanlis-bilgi-hasta-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Öğr. Aslı Muslu Can, gıdayla ilgili yeterli bilgiye dayandırılmadan alınan kararların sağlık açısından ciddi riskler barındırdığını belirterek, gıda okuryazarlığının temel bir yaşam becerisi haline geldiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biruni Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Aslı Muslu Can, gıda okuryazarlığının günümüz toplumlarında sağlıklı ve güvenli beslenmenin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirtti. Can, bireylerin gıdayla ilgili kararlarını çoğu zaman yeterli bilgiye dayandırmadan verdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Can, beslenme alışkanlıklarının yalnızca kişisel tercihlerle şekillenmediğini ifade ederek, “Beslenme alışkanlıklarımız ekonomik koşullar, kültürel yapı, pazarlama stratejileri ve bilgi kirliliğinden doğrudan etkileniyor. Gıda okuryazarlığının yetersiz olduğu bu ortamda tüketiciler, ne yediğini bilmeden seçim yapıyor.” uyarısında bulundu.</p>

<p>Bu tablo karşısında gıda okuryazarlığının temel bir yaşam becerisi haline geldiğini vurgulayan Can, gıda okuryazarlığını bireyin gıdayla ilgili bilinçli, güvenli ve sürdürülebilir tercihler yapabilmesini sağlayan temel bir yetkinlik olarak tanımladı.</p>

<p><strong>“Gıda okuryazarlığı sadece ne yediğini bilmek değildir”</strong></p>

<p>Gıda okuryazarlığının yalnızca beslenme bilgisiyle sınırlı olmadığını belirten Can, bu kavramın gıdanın üretiminden tüketimine kadar geçen sürecin anlaşılmasını, gıda etiketlerinin doğru okunmasını, besin değerlerinin değerlendirilmesini ve gıda güvenliği ilkelerinin günlük yaşama uygulanmasını kapsadığını söyledi.</p>

<p>Can, “Bu beceri aynı zamanda eleştirel düşünme, bilgiyi sorgulama ve sorumluluk bilinciyle hareket edebilme yetisini de içerir.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Gıda etiketlerinin tüketici ile üretici arasındaki en önemli bilgi köprüsü olduğuna dikkat çeken Can, içindekiler listesi, besin değerleri tablosu, alerjen uyarıları, son tüketim tarihi ve saklama koşullarının gıda okuryazarlığının temel bileşenleri olduğunu ifade etti. Ancak birçok tüketicinin yalnızca ambalajın ön yüzündeki pazarlama ifadelerine odaklandığını belirtti.</p>

<p>“Doğal, katkısız, fit ya da light gibi ifadeler her zaman ürünün besinsel açıdan üstün olduğu anlamına gelmez.” diyen Can, gıda okuryazarı bireylerin bu tür söylemleri sorguladığını ve kararlarını reklama değil içeriğe dayandırdığını kaydetti.</p>

<p><strong>“Gıda güvenliği evde başlıyor”</strong></p>

<p>Gıda güvenliğinin gıda okuryazarlığının en kritik boyutlarından biri olduğunu vurgulayan Can, gıda kaynaklı hastalıkların büyük bölümünün ev içi yanlış uygulamalardan kaynaklandığını söyledi.</p>

<p>Yanlış saklama koşulları, yetersiz pişirme, çapraz bulaşma ve hijyen eksikliğinin ciddi sağlık risklerine yol açabileceğine işaret eden Can, “Çiğ ve pişmiş gıdaların ayrı tutulması, buzdolabı sıcaklığının doğru ayarlanması, gıdaların uygun şekilde çözündürülmesi ve artan yemeklerin güvenli sürede tüketilmesi hayati öneme sahiptir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dijital çağda bilgiye erişimin kolaylaştığını ancak doğru bilgiye ulaşmanın zorlaştığını da vurgulayan Can, özellikle sosyal medyada bilimsel dayanağı olmayan beslenme önerilerine karşı uyarıda bulundu.</p>

<p>Belirli gıdaların “zararlı” ya da “mucizevi” olarak etiketlenmesinin dengesiz ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarını teşvik ettiğini belirten Can, “Hiçbir gıda tek başına tüm hastalıkların nedeni ya da çözümü değildir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gıda okuryazarlığının yalnızca bireysel sağlıkla sınırlı olmadığını dile getiren Can, bu bilincin eğitim, kamu politikaları ve disiplinler arası işbirlikleriyle yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, “Ne yediğini bilen, neden yediğini anlayan ve bilgiyi sorgulayabilen bireyler daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir toplumun temelini oluşturur.” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/yanlis-beslenme-degil-yanlis-bilgi-hasta-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/01/gida-okuryazarligi.jpg" type="image/jpeg" length="74935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Soğuk havaların vazgeçilmezi kış tatlıları ve tarifleri]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/soguk-havalarin-vazgecilmezi-kis-tatlilari-ve-tarifleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/soguk-havalarin-vazgecilmezi-kis-tatlilari-ve-tarifleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış aylarında düşen hava sıcaklıklarıyla birlikte evlerde yapılan sıcak ve besleyici tatlılara ilgi artıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geleneksel lezzetler, hem pratik yapılışları hem de doyurucu özellikleriyle sofralarda yerini alıyor.</p>

<p>İşte kış mevsiminde en çok tercih edilen tatlılar ve kısa tarifleri:</p>

<p><strong>Fırın Sütlaç</strong></p>

<p>Malzemeler:</p>

<p>1 litre süt, 1 çay bardağı pirinç, 1 su bardağı toz şeker, 1 yemek kaşığı nişasta, 1 paket vanilin</p>

<p>Yapılışı:</p>

<p>Pirinçleri haşlayın. Sütü ve şekeri ekleyerek kaynatın. Nişastayı suyla açıp karışıma ilave edin. Kaselere paylaştırıp fırında üzeri kızarana kadar pişirin.</p>

<p><strong>Kabak Tatlısı</strong></p>

<p>Malzemeler:</p>

<p>1 kg bal kabağı, 2 su bardağı toz şeker, ceviz içi, tahin</p>

<p>Yapılışı:</p>

<p>Kabukları soyulmuş kabağı tencereye alın, şekeri ekleyip bir süre bekletin. Kısık ateşte yumuşayana kadar pişirin. Üzerine tahin ve ceviz ekleyerek servis edin.</p>

<p><strong>Ayva Tatlısı</strong></p>

<p>Malzemeler:</p>

<p>3 ayva, 1,5 su bardağı toz şeker, 1 çubuk tarçın, 4–5 karanfil</p>

<p>Yapılışı:</p>

<p>Ayvaları ikiye bölüp çekirdeklerini çıkarın. Şeker, tarçın ve karanfille birlikte pişirin. Renk alana kadar kısık ateşte kaynatın. Soğuduktan sonra servis edin.</p>

<p><strong>Elmalı Tarçınlı Kek</strong></p>

<p>Malzemeler:</p>

<p>3 yumurta, 1 su bardağı şeker, 1 su bardağı süt, 3 elma, 1 tatlı kaşığı tarçın, 1 paket kabartma tozu, un</p>

<p>Yapılışı:</p>

<p>Yumurta ve şekeri çırpın. Süt, un ve kabartma tozunu ekleyin. Doğranmış elma ve tarçını ilave edin. Önceden ısıtılmış fırında pişirin.</p>

<p><strong>Sütlü İrmik Helvası</strong></p>

<p>Malzemeler:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1 su bardağı irmik, 1 su bardağı süt, 1 su bardağı şeker, 2 yemek kaşığı tereyağı</p>

<p>Yapılışı:</p>

<p>Tereyağında irmiği kavurun. Süt ve şekeri ekleyip karıştırın. Kıvam aldıktan sonra dinlendirip servis edin.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/soguk-havalarin-vazgecilmezi-kis-tatlilari-ve-tarifleri</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/01/tatli-1.jpg" type="image/jpeg" length="10553"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşamla ölüm arasında: Dünyanın en korkulan adası]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/yasamla-olum-arasinda-dunyanin-en-korkulan-adasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/yasamla-olum-arasinda-dunyanin-en-korkulan-adasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brezilya açıklarında bulunan ve metrekare başına birden fazla zehirli yılanın düştüğü Ilha da Queimada Grande, sivil girişlerin yasak olduğu dünyanın en tehlikeli bölgesi olarak biliniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brezilya’nın São Paulo eyaleti açıklarında yer alan Ilha da Queimada Grande, namıdiğer "Yılan Adası", doğanın en ölümcül köşelerinden biri. Yaklaşık 43 hektarlık bu küçük ada, dünyada sadece burada yaşayan ve zehri insan etini eritebilecek kadar güçlü olan "altın mızrak başlı engerek" yılanlarına ev sahipliği yapıyor. Hükümet, can güvenliği nedeniyle adaya turist girişini tamamen yasaklarken, bölgeye sadece özel izinli bilim insanları ve donanma personeli adım atabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Zehirli evrimin merkezi</strong></p>

<p>Bilim insanlarına göre adanın bu kadar tehlikeli bir hal alması, yaklaşık 11 bin yıl önce deniz seviyesinin yükselerek adanın ana karadan kopmasıyla başladı. İzole kalan yılanlar, hayatta kalmak için kuşlarla beslenmeye uyum sağladı ve avlarını havada yakaladıklarında anında etkisiz hale getirebilmek için normalden kat kat daha güçlü bir zehir geliştirdi. Bu zehir, bir insanı ısırdığında kısa sürede iç kanamaya ve organ yetmezliğine yol açıyor.</p>

<p><strong>Korkunç efsaneler ve gerçekler</strong></p>

<p>Ada hakkında dilden dile dolaşan yerel söylentiler, bölgenin ne kadar tekinsiz olduğunu kanıtlar nitelikte. En yaygın hikayelerden biri, 1920’li yıllarda adadaki deniz fenerinde yaşayan son görevli ve ailesinin, yılanların pencerelerden içeri girmesi sonucu hayatını kaybetmesidir. Bir başka rivayette ise adada altın saklayan korsanların, bu hazineyi korumak için yılanları oraya bıraktığı iddia edilse de bilimsel veriler bunun tamamen doğal bir evrim süreci olduğunu gösteriyor.</p>

<p><strong>Kaçakçılık ve yok olma tehlikesi</strong></p>

<p>Günümüzde bu tehlikeli ada, "biyokorsanların" hedefi haline gelmiş durumda. Nadir bulunan altın mızrak başlı yılanların yasa dışı piyasalarda 10 bin ile 30 bin dolar arasında alıcı bulması, kaçakçıları hayatlarını riske atarak adaya çekiyor. Ancak kaçakçılık ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi nedeniyle, adadaki yılan popülasyonunun son 15 yılda yaklaşık yüzde 50 oranında azaldığı tahmin ediliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gezgin, Güncel, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/yasamla-olum-arasinda-dunyanin-en-korkulan-adasi</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/01/dunyanin-en-korkulan-adasi.jpg" type="image/jpeg" length="36734"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın en iyi yemek şehirleri listesi açıklandı: Türkiye’den üç şehir devler arasında]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/dunyanin-en-iyi-yemek-sehirleri-listesi-aciklandi-turkiyeden-uc-sehir-devler-arasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/dunyanin-en-iyi-yemek-sehirleri-listesi-aciklandi-turkiyeden-uc-sehir-devler-arasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastronomi platformu Taste Atlas, dünyanın en iyi 100 yemek şehrini güncellerken Türkiye’den Gaziantep, İstanbul ve İzmir listeye girmeyi başardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelindeki yerel lezzetleri ve geleneksel tarifleri tanıtan Taste Atlas'ın son listesinde, İtalya şehirleri zirveye damga vurdu. Listenin ilk dört sırasını sırasıyla Napoli, Milano, Bologna ve Floransa paylaşırken; Mumbai beşinci, Paris yedinci ve Roma dokuzuncu sırada yer aldı.</p>

<p>Türkiye'nin gastronomi başkentlerinden Gaziantep 17'nci sıradan listeye girerken, İstanbul 24'üncü, İzmir ise 84'üncü sıradan dünyaca ünlü lezzet durakları arasındaki yerini aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gaziantep, İstanbul ve İzmir'in öne çıkan lezzetleri</strong></p>

<p>Türkiye'den listeye giren şehirlerin öne çıkan karakteristik ürünleri şu şekilde sıralandı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Gaziantep (17. Sıra):</strong> Şehrin mutfağından Baklava, Alinazik, Yuvarlama, Katmer ve Beyran dünya gastronomisinde en dikkat çeken lezzetler oldu.</li>
 <li><strong>İstanbul (24. Sıra):</strong> Megakentte mutlaka denenmesi gerekenler arasında Lokum, Hünkarbeğendi, Beyti, Paçanga ve ıslak hamburger yer aldı.</li>
 <li><strong>İzmir (84. Sıra):</strong> Ege'nin incisi İzmir'den ise Boyoz, İzmir köfte, Kadınbudu, İzmir bombası, Şambali ve Tire köftesi listeye girmeyi başardı.</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/dunyanin-en-iyi-yemek-sehirleri-listesi-aciklandi-turkiyeden-uc-sehir-devler-arasinda</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Jan 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/01/en-iyi-yemek-listesi.webp" type="image/jpeg" length="74925"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van’da Temu aramaları zirve yaptı: Temu’dan alışveriş güvenli mi?]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/vanda-temu-aramalari-zirve-yapti-temudan-alisveris-guvenli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/vanda-temu-aramalari-zirve-yapti-temudan-alisveris-guvenli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vanlıların Google aramalarında son dönemin en popüler başlığı haline gelen Temu, Türkiye’deki yeni gümrük vergisi düzenlemeleri ve muafiyetlerin kaldırılmasıyla birlikte yeniden tartışmaların odağına yerleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025 yılından bu yana Van’daki internet kullanıcılarının dijital dünyada en çok sorguladığı kavramlardan biri olan Temu, e-ticaret alışverişlerinde uygun fiyatlarıyla dikkat çekse de güvenlik ve maliyet sorularını beraberinde getiriyor.</p>

<p>Özellikle genç nüfusun yoğun olduğu Van’da, kullanıcılar ürün kalitesinden ziyade gümrük vergileri ve teslimat süreçlerine odaklanmış durumda. Ancak 2026 yılı başında yürürlüğe giren radikal gümrük düzenlemeleri, ucuza alışveriş döneminde yeni bir sayfa açtı.</p>

<p><strong>Gümrüksüz alışveriş dönemi sona erdi: 30 euro limiti kalktı</strong></p>

<p>Ocak 2026 itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanan yeni kararla birlikte, yurt dışı alışverişlerinde uygulanan 30 Euro'luk gümrük muafiyeti tamamen kaldırıldı. Bu düzenleme, Temu gibi platformlardan yapılacak en küçük alışverişin bile doğrudan vergiye tabi olması anlamına geliyor.</p>

<p>Avrupa Birliği (AB) dışı ülkelerden (Çin gibi) gelen kargolarda vergi oranı %60 olarak uygulanırken, buna ek olarak ÖTV kapsamındaki ürünlerde %20 ilave vergi tahsil ediliyor.</p>

<p>Sadece ürün bedeli değil; gümrük sunum ücreti, damga vergisi ve gümrük müşavirliği hizmet bedelleri gibi ek kalemler, düşük fiyatlı ürünlerin toplam maliyetini ciddi oranda artırıyor.</p>

<p>Bu yeni düzenleme 6 Şubat 2026 tarihinden itibaren Türkiye'ye giriş yapan tüm paketleri kapsayacak.</p>

<p><strong>Temu güvenli mi? Kullanıcıların temel endişeleri</strong></p>

<p>Vanlı kullanıcıların en çok merak ettiği bir diğer konu ise ödeme ve iade güvenliği. Temu, dünya genelinde yasal bir platform olsa da Türkiye’deki kullanıcı deneyimleri "karışık" bir tablo çiziyor.</p>

<p>Platform SSL ve 3D Secure gibi standart güvenlik protokollerini kullansa da uzmanlar, sanal kart kullanılmasını öneriyor.</p>

<p>Vanlı kullanıcıların şikayetlerinde, iade edilen ürünlerin ücretinin nakit yerine "Temu kredisi" olarak hesaba tanımlanması ve geri ödeme süreçlerindeki gecikmeler başı çekiyor.</p>

<p>Gümrükteki yoğun denetimler ve yeni beyanname zorunlulukları nedeniyle teslimat sürelerinin 20-30 günü aşabildiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>Alışveriş öncesi uzmanlardan kritik uyarılar</strong></p>

<p>E-ticaret uzmanları, özellikle Van gibi dijital alışverişin hızla yayıldığı illerde vatandaşları şu konularda uyarıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni vergi yüklerini hesaplamadan sipariş vermeyin; 100 TL'lik bir ürün gümrük işlemleri sonrası kat kat daha pahalıya mal olabilir.</p>

<p>Bir takvim yılı içerisinde aynı kişi adına en fazla 5 adet yurt dışı siparişi verilebileceğini unutmayın.</p>

<p>Alışverişlerinizi mutlaka Temu’nun resmi uygulaması veya web sitesi üzerinden, aracı linklere tıklamadan gerçekleştirin.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/vanda-temu-aramalari-zirve-yapti-temudan-alisveris-guvenli-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/01/t-e-m-u.jpg" type="image/jpeg" length="62973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zihinden bedene renklerin psikolojik ve şifalandırıcı etkileri]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/zihinden-bedene-renklerin-psikolojik-ve-sifalandirici-etkileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/zihinden-bedene-renklerin-psikolojik-ve-sifalandirici-etkileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her rengin kendine has bir enerji frekansı ve titreşimi olduğu bilincinden hareketle, renklerin gücünden faydalanmak fiziksel ve ruhsal dengelenme yolunda etkili bir yardımcı olarak kabul ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evrendeki her şey gibi renkler de belirli dalga boylarına ve enerji merkezlerine sahip titreşimlerden oluşmaktadır. Renk psikolojisi, bu enerjilerin insan zihni ve bedeni üzerindeki derin etkilerini inceleyerek, renklerin iyileştirici gücünden nasıl yararlanılabileceğini açıklar.</p>

<p>Bireylerin eşsizliği ve kişisel deneyimleri renk algısını değiştirse de renklerin genel psikolojik yansımaları bütünsel sağlık için kıymetli bir rehber niteliğindedir.</p>

<p>Ancak uzmanlar, fiziksel veya zihinsel bir dengesizliği gidermek isterken yanlış rengi seçmenin durumu karmaşıklaştırabileceği konusunda uyarıyor; bu nedenle renklerin anlamlarını doğru bilmek büyük önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Renklerin anlamları ve çakra ilişkileri</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Kırmızı:</strong> Enerji ve canlılığı temsil eder, Muladhara çakra ile bağdaştırılır.</li>
 <li><strong>Turuncu:</strong> Neşe, haz ve ilham kaynağıdır, Svadisthana çakra ile ilişkilidir.</li>
 <li><strong>Sarı:</strong> Zekayı ve iradeyi simgeler, Manipura çakrayı temsil eder.</li>
 <li><strong>Yeşil:</strong> Doğayı ve şefkati yansıtır, Anahata çakra ile uyumludur.</li>
 <li><strong>Mavi:</strong> Sakinlik ve dürüstlüğün rengidir, turkuaz tonu Vishuddha çakra ile bağlantılıdır.</li>
 <li><strong>Mor:</strong> Huzur ve sezgiyi simgeler, menekşe tonu Ajna çakra ile ilişkilendirilir.</li>
 <li><strong>Beyaz:</strong> Saflık ve aydınlanmayı ifade eder, Sahasrara çakra ile birleşir.</li>
 <li><strong>Siyah:</strong> Otorite ve zarafeti yansıtır.</li>
</ul>

<p><strong>Fizyolojik destek ve şifa enerjisi</strong></p>

<p>Renklerin titreşim alanları, tıbbi bir tedavi yerine geçmemek kaydıyla, kadim bilgiler ışığında fizyolojik süreçlere destek olarak kullanılabilir. Örneğin, kırmızının kan dolaşımını uyararak yorgunluğa iyi geldiği, mavinin ise iltihaplı durumları yatıştırıp bağışıklığı güçlendirdiği ifade edilir. Sarının sindirim sistemini temizlemeye, yeşilin ise hücre yapısını ve kalp sağlığını dengelemeye yardımcı olduğu düşünülmektedir. Turuncunun böbrek ve üreme sağlığına, morun ise sinir sistemini sakinleştirerek sinüs ve duyu organlarındaki rahatsızlıklara katkı sağladığına inanılır.</p>

<p>Kendi ruh halinize ve ihtiyaçlarınıza göre seçeceğiniz renkler, günlük yaşamda şifalandırıcı bir frekans yakalamanıza olanak tanıyabilir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/zihinden-bedene-renklerin-psikolojik-ve-sifalandirici-etkileri</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Jan 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/01/r-e-n-k-l-e-r.jpg" type="image/jpeg" length="27034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van’ın dondurucu soğuğunda içinizi ısıtacak lezzet: Ev yapımı sıcak çikolata]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/vanin-dondurucu-sogugunda-icinizi-isitacak-lezzet-ev-yapimi-sicak-cikolata</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/vanin-dondurucu-sogugunda-icinizi-isitacak-lezzet-ev-yapimi-sicak-cikolata" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hava sıcaklıklarının sıfırın altına düştüğü Van akşamlarında, kışın tadını çıkarmak isteyenler için hem pratik hem de gurme bir sıcak çikolata tarifi hayat kurtarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kış mevsiminin en sert yüzünü gösterdiği bugünlerde, Van’ın karlı sokaklarından evlerine dönen vatandaşlar ısınmanın yollarını arıyor. Dışarıda lapa lapa kar yağarken, battaniye altında keyif yapmanın en lezzetli eşlikçisi ise kuşkusuz dumanı üstünde tüten bir bardak sıcak çikolata. Marketlerdeki hazır paketlerden sıkılanlar için, gerçek kakao ve sütle hazırlanan, kıvamı tam yerinde bir tarif hem ruhunuzu hem de bedeninizi ısıtacak. İşte Van’ın karlı akşamlarını bir şölene dönüştürecek o özel tarif:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tam kıvamında sıcak çikolata için gerekenler</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Süt:</strong> 2 su bardağı (Tercihen tam yağlı)</li>
 <li><strong>Kakao:</strong> 1,5 yemek kaşığı (Kaliteli bir kakao lezzeti belirler)</li>
 <li><strong>Toz Şeker:</strong> 2 yemek kaşığı (Damak tadınıza göre artırabilirsiniz)</li>
 <li><strong>Bitter Çikolata:</strong> 40 gram (Küçük parçalara bölünmüş)</li>
 <li><strong>Vanilya:</strong> 1 paket (İsteğe bağlı, aroma katması için)</li>
 <li><strong>Bir Tutam Tuz:</strong> Çikolatanın tadını dengelemek ve belirginleştirmek için.</li>
</ul>

<p><strong>Hazırlanışı ve servis önerisi</strong></p>

<p>Bir sos tenceresine süt, kakao, şeker ve bir tutam tuzu ekleyerek orta ateşte karıştırmaya başlayın. Karışım ısınmaya başladığında (kaynamadan hemen önce) bitter çikolata parçalarını ilave edin ve çikolatalar tamamen eriyene kadar karıştırmaya devam edin. Kıvam aldığında ocaktan alın ve vanilyayı ekleyip son bir kez çırpın. Üzerine dilerseniz evdeki imkanlarla hazırlayabileceğiniz bir parça krema, rendelenmiş çikolata veya marshmallow ekleyerek sunumunuzu zenginleştirebilirsiniz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>REYHAN CANAN ŞEN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/vanin-dondurucu-sogugunda-icinizi-isitacak-lezzet-ev-yapimi-sicak-cikolata</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/01/c-i-k-o-l-a-t-a.webp" type="image/jpeg" length="79448"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Süper meyve” Aronya’dan umut veren sonuç: Kemoterapi ilacıyla oluşturulan doku hasarına karşı koruyucu etki]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/super-meyve-aronyadan-umut-veren-sonuc-kemoterapi-ilaciyla-olusturulan-oku-hasarina-karsi-koruyucu-etki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/super-meyve-aronyadan-umut-veren-sonuc-kemoterapi-ilaciyla-olusturulan-oku-hasarina-karsi-koruyucu-etki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) akademisyenlerince yürütülen bilimsel bir çalışmada, son yıllarda “süper meyve” olarak anılan aronyanın, vücutta oluşan doku hasarına karşı güçlü bir koruyucu etkiye sahip olduğu belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deney hayvanları üzerinde gerçekleştirilen araştırmada, yaygın kullanılan bir kemoterapi ilacıyla oluşturulan doku hasarına karşı aronya meyvesinden elde edilen özütlerin etkileri incelendi.</p>

<p>Elde edilen bulgular, kemoterapi gibi ağır tedavi süreçlerinde ortaya çıkan ve serbest radikallerle antioksidanlar arasındaki dengesizlikten kaynaklanan oksidatif stresin, aronya özütleri sayesinde önemli ölçüde baskılanabildiğini ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Aronya Süper Meyve (4)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/aronya-super-meyve-4.jpeg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmada, aronyanın yüksek antioksidan ve antosiyanin içeriği sayesinde hücrelerdeki oksidatif hasarı azalttığı, dokuların kendini yenileme kapasitesini desteklediği tespit edildi. Çalışma, KTÜ Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) birimi tarafından da desteklendi.</p>

<p>KTÜ Fen Fakültesi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevgi Kolaylı, koyu renkli meyvelerin antioksidanlar açısından zengin olduğuna dikkat çekerek, aronyanın oksidatif hasarı engellemede oldukça etkili olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Aronya Süper Meyve (3)" class="detail-photo img-fluid" height="530" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/aronya-super-meyve-3.jpeg" width="800" /></p>

<p>Akçaabat’taki bir aronya bahçesinden elde edilen meyvelerle hazırlanan özütlerin iki yıldır incelendiğini belirten Kolaylı, “Deney hayvanlarında kemoterapi ilacıyla oluşturulan doku hasarına karşı aronyanın ne kadar koruyucu ve iyileştirici olduğunu araştırdık. Çok güzel sonuçlar elde ettik,” dedi.</p>

<p>KTÜ Tıp Fakültesi akademisyenlerinin de yer aldığı çalışmanın sonuçlarının makale aşamasında olduğunu aktaran Kolaylı, aronyanın yalnızca sağlık alanında değil, gelecekte geliştirilebilecek doğal ürünler, marmelatlar ve kremler için de önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="Aronya Süper Meyve (5)" class=" detail-photo img-fluid" height="400" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/aronya-super-meyve-5.jpeg" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/super-meyve-aronyadan-umut-veren-sonuc-kemoterapi-ilaciyla-olusturulan-oku-hasarina-karsi-koruyucu-etki</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2025/12/aronya-super-meyve-1.jpeg" type="image/jpeg" length="52142"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kışın evinizi sıcak tutacak ve ısı kaybını önleyecek altın öneriler]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/kisin-evinizi-sicak-tutacak-ve-isi-kaybini-onleyecek-altin-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/kisin-evinizi-sicak-tutacak-ve-isi-kaybini-onleyecek-altin-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış aylarının gelmesiyle birlikte artan enerji maliyetlerine karşı basit ama etkili yalıtım yöntemleri, hem evinizi sıcak tutuyor hem de faturalarda %30’a varan tasarruf sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dondurucu soğukların etkisini artırdığı bu günlerde, ev içindeki ısıyı muhafaza etmek sadece konfor değil, aynı zamanda bütçe yönetimi açısından da büyük önem taşıyor. Birçok evde ısınma sorununun temel nedeni yetersiz enerji değil, mevcut ısının dışarı kaçmasıdır. Uzmanlar, büyük tadilatlara gerek duymadan yapılabilecek birkaç küçük değişiklikle ısı kaybının büyük oranda engellenebileceğini belirtiyor. İşte evinizi kışın bir kaleye dönüştürecek o pratik çözümler:</p>

<p><strong>Isı kaybını önleyen pratik çözümler</strong></p>

<p><strong>Pencere ve kapı bantları</strong></p>

<p>Isı kaybının en büyük kaynağı kapı ve pencere boşluklarından sızan soğuk havadır. Sünger veya kauçuk yalıtım bantları kullanarak bu sızıntıları tamamen kesebilirsiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Izolasyon Bandı" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/izolasyon-bandi.webp" width="1500" /></p>

<p><strong>Radyatör arkası yalıtım levhaları</strong></p>

<p>Kalorifer peteklerinin arkasına yerleştirilen alüminyum folyolu ısı yalıtım levhaları, ısının duvara emilmesini önleyerek doğrudan oda içine geri yansımasını sağlar.</p>

<p><img alt="Radyatör Arkası Yalıtım Levhaları" class="detail-photo img-fluid" height="1746" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/radyator-arkasi-yalitim-levhalari.jpg" width="3104" /></p>

<p><strong>Perde kullanımı</strong></p>

<p>Gündüzleri güneş ışığından yararlanmak için perdeleri açık tutun; ancak güneş battığı an kalın perdeleri çekerek camlardan gelen soğuğu bloke edin.</p>

<p><img alt="Perde" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/perde.webp" width="1280" /></p>

<p><strong>Halı ve kilim mucizesi</strong></p>

<p>Isının yaklaşık %10’u yalıtımsız zeminlerden kaybolur. Özellikle giriş katlarda kalın halılar kullanmak, ayak altındaki soğuğu keserek hissedilen sıcaklığı artırır.</p>

<p><img alt="Halı" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/hali.webp" width="1536" /></p>

<p><strong>Kullanılmayan odaları izole edin</strong></p>

<p>Evde sürekli kullanmadığınız odaların kapılarını kapalı tutarak ısının tüm eve dağılmasını engelleyebilir, yaşam alanlarınızı daha hızlı ısıtabilirsiniz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>REYHAN CANAN ŞEN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/kisin-evinizi-sicak-tutacak-ve-isi-kaybini-onleyecek-altin-oneriler</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Dec 2025 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2025/12/kis-evde-uzanan-insan.webp" type="image/jpeg" length="72025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hafta sonu mutfakta tatlı mesaisi: Sufle ve Tarçınlı Elma]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/hafta-sonu-mutfakta-tatli-mesaisi-sufle-ve-tarcinli-elmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/hafta-sonu-mutfakta-tatli-mesaisi-sufle-ve-tarcinli-elmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hafta sonu keyfini taçlandıracak akışkan çikolatalı sufle ve aromatik elma dilimleri; fırın, tencere veya mikrodalga gibi farklı tekniklerle dakikalar içinde sofralara geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mutfakta pratiklik ve lezzeti bir araya getiren yeni nesil tarifler, tatlı krizlerine profesyonel çözümler sunuyor. İster fırının geleneksel gücünü ister mikrodalganın hızını kullanın, evdeki malzemelerle restoran kalitesinde tatlılar hazırlamak artık çok kolay. İşte her damak tadına ve mutfak ekipmanına uygun, adım adım hazırlanış rehberi:</p>

<p><strong>Çikolatalı Sufle üçlemesi</strong></p>

<p>Akışkan kıvamın sırrı doğru pişirme süresinde saklıdır. Kendi mutfağınıza en uygun yöntemi seçebilirsiniz:</p>

<p><strong>Genel Malzemeler:</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>100 g bitter çikolata</li>
 <li>2 yemek kaşığı tereyağı</li>
 <li>2 adet yumurta</li>
 <li>1/4 su bardağı toz şeker</li>
 <li>1 yemek kaşığı un</li>
 <li>Bir tutam tuz</li>
</ul>

<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Klasik Fırın Yöntemi:</strong> Çikolata ve tereyağını benmari usulü eritin. Yumurta ve şekeri köpürene kadar çırpıp çikolatalı karışıma ekleyin. Un ve tuzu ilave edip homojen bir harç elde edin. Yağlanmış kaplarda, önceden ısıtılmış 180-200°C fırında 8-10 dakika pişirin.</li>
 <li><strong>Tencerede Buhar Yöntemi:</strong> Harcı fincanlara paylaştırın. Tencereye fincanların yarısına gelecek kadar kaynar su ekleyin. Tencere kapağını bir bezle sarıp kapatın ve kısık ateşte 8-10 dakika pişirin.</li>
 <li><strong>Mikrodalga Hızı:</strong> Karışımı mikrodalgaya uygun kupalara dökün. En yüksek derecede (800W) sadece 60-90 saniye pişirin.</li>
</ol>

<p><img alt="Tarçinli Elma" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/tarcinli-elma.webp" width="1280" /></p>

<p><strong>Tarçınlı Elma dilimleri</strong></p>

<p>Sufleye eşlik edecek hafif ve sağlıklı bir alternatif arayanlar için tarçın ve elmanın eşsiz uyumu:</p>

<p><strong>Malzemeler:</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>2 adet büyük boy elma</li>
 <li>1 yemek kaşığı bal veya esmer şeker</li>
 <li>1 tatlı kaşığı tarçın</li>
 <li>Bir avuç iri kırılmış ceviz içi</li>
</ul>

<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Fırında Karamelize:</strong> Elmaları ince dilimler halinde kesin. Bir kasede bal, tarçın ve cevizlerle iyice harmanlayın.</li>
 <li><strong>Pişirme:</strong> Yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizin. 180°C fırında yaklaşık 15-20 dakika, elmalar yumuşayıp kenarları hafif karamelize olana kadar pişirin.</li>
 <li><strong>Servis Önerisi:</strong> Sıcak elma dilimlerinin üzerine bir top vanilyalı dondurma ekleyerek lezzeti ikiye katlayabilirsiniz.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>REYHAN CANAN ŞEN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/hafta-sonu-mutfakta-tatli-mesaisi-sufle-ve-tarcinli-elmali</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Dec 2025 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2025/12/s-u-f-l-e.jpg" type="image/jpeg" length="39827"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Modern çağın odaklanma sınavı: Patlamış Mısır Beyni]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/modern-cagin-odaklanma-sinavi-patlamis-misir-beyni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/modern-cagin-odaklanma-sinavi-patlamis-misir-beyni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sürekli bildirimler ve kısa videolarla tetiklenen "patlamış mısır beyni" fenomeni, dijital uyaranlar nedeniyle dikkatin sürekli dağılmasına ve derin odaklanma yetisinin kaybolmasına yol açıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haber akışları, saniyelik videolar ve durmayan bildirimler arasında zihninizin "dağıldığını" hissediyorsanız, "patlamış mısır beyni" (popcorn brain) yaşıyor olabilirsiniz. Tıbbi bir teşhis olmasa da dijital çağın yarattığı zihinsel durumu anlatan bu metafor, beynin sürekli yeni uyaranlarla adeta "patlayıp sönen" düşüncelerle dolmasını ifade ediyor. Uzmanlar, ekran karşısındaki ortalama dikkat süresinin 2004 yılında 2,5 dakika iken bugün 47 saniyeye kadar düştüğünü vurgulayarak, beynin kesintisiz uyarılmayı "normal" kabul etmeye başladığına dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Dopamin döngüsü ve dikkat yorgunluğu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyin yeniliği sevdiği için her yeni bildirim veya video küçük bir dopamin salınımına neden oluyor. Sosyal medya platformları bu ödül mekanizması üzerine tasarlandığından, kullanıcılar bir işe odaklanmak yerine sürekli "kaydır-yenile-tıkla" döngüsüne hapsoluyor. Bu durum, çoklu görev yanılgısıyla birleştiğinde zihinsel yükü artırarak "dikkat yorgunluğu"na ve ardından dijital tükenmişliğe yol açıyor. 2024 verilerine göre, sadece bir dakikada sosyal medyada 139 milyon video izlenmesi, bilgi yükünün ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>Belirtiler ve çözüm yolları</strong></p>

<p>Eğer bir işe birkaç dakikadan fazla odaklanamıyor, telefonsuz kaldığınızda huzursuzluk hissediyor veya bir kitabı bitirmekte zorlanıyorsanız dikkatin kontrolünü yeniden ele almanız gerekiyor. Uzmanlar bu durumla başa çıkmak için şu yöntemleri öneriyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Küçük Dijital Sessizlikler:</strong> Günde birkaç kez 5-10 dakikalık telefonsuz molalar verin.</li>
 <li><strong>Bildirim Temizliği:</strong> Gereksiz tüm uygulama bildirimlerini kapatarak zihinsel gürültüyü azaltın.</li>
 <li><strong>Tek İş Odaklılık:</strong> 15 dakikalık sürelerle sadece tek bir işle ilgilenerek dikkat kasınızı güçlendirin.</li>
 <li><strong>Ekransız Alanlar:</strong> Yemek masası veya yatak odası gibi bölgeleri telefondan arındırın.</li>
 <li><strong>Fiziksel Mesafe:</strong> Çalışırken telefonu ulaşamayacağınız bir yere koyun ve uyumadan bir saat önce ekranla vedalaşın.</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>EURONEWS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Sağlık, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/modern-cagin-odaklanma-sinavi-patlamis-misir-beyni</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Dec 2025 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2025/12/patlamis-msiir.webp" type="image/jpeg" length="87843"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sadece iki malzemeyle restoran kalitesinde tatlı: Çikolatalı Mus]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/sadece-iki-malzemeyle-restoran-kalitesinde-tatli-cikolatali-mus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/sadece-iki-malzemeyle-restoran-kalitesinde-tatli-cikolatali-mus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mutfağınızda sadece yumurta ve çikolata varsa, dakikalar içinde hazırlayıp misafirlerinize sunabileceğiniz profesyonel bir lezzet ortaya çıkarabilirsiniz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evde tatlı krizlerine son verecek, yapımı zahmetsiz ancak tadı gurme restoranları aratmayan "Çikolatalı Mus", az malzemeyle mucizeler yaratmak isteyenlerin yeni favorisi oluyor. Un, şeker veya yağ eklemeden hazırlanan bu hafif tatlı, çikolatanın yoğun aromasıyla yumurtanın bulut gibi dokusunu bir araya getiriyor. Hem ekonomik hem de pratik olmasıyla dikkat çeken bu tarif, ani gelen misafirler veya akşam keyfi için en ideal seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Gerekli malzemeler</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Yumurta:</strong> 2 adet</li>
 <li><strong>Çikolata:</strong> 80g-100g (Arzunuza göre bitter veya sütlü)</li>
</ul>

<p><strong>Adım adım hazırlanışı</strong></p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Çikolatayı Hazırlayın:</strong> Çikolatayı benmari usulü veya mikrodalgada tamamen pürüzsüz olana kadar eritin.</li>
 <li><strong>Yumurtaları Ayırın:</strong> Yumurtaların sarısını ve beyazını dikkatlice iki ayrı kaba ayırın.</li>
 <li><strong>Köpürtme İşlemi:</strong> Yumurta aklarını, kap ters çevrildiğinde dökülmeyecek kadar sert ve kar beyazı olana dek mikserle yüksek devirde çırpın.</li>
 <li><strong>Karışımı Birleştirin:</strong> Eriyen ve ılıyan çikolataya önce yumurta sarılarını ekleyip hızlıca karıştırın.</li>
 <li><strong>Hassas Dokunuş:</strong> Son aşamada çırptığınız yumurta aklarını çikolatalı karışıma ekleyin. Köpüğü söndürmemek için alttan üste doğru yavaş hareketlerle yedirin.</li>
 <li><strong>Soğutma:</strong> Hazırladığınız karışımı şık kaselere paylaştırarak buzdolabında en az 2 saat dinlenmeye bırakın.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Reyhan CANAN ŞEN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/sadece-iki-malzemeyle-restoran-kalitesinde-tatli-cikolatali-mus</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Dec 2025 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2025/12/cikolatali-mus.jpg" type="image/jpeg" length="20031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mide yanmasının arkasındaki gerçek: Hangi yiyecekler reflüyü tetikliyor?]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/mide-yanmasinin-arkasindaki-gercek-hangi-yiyecekler-refluyu-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/mide-yanmasinin-arkasindaki-gercek-hangi-yiyecekler-refluyu-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri’ne (NHS) göre, insanların büyük bölümü hayatlarının bir döneminde hazımsızlık ve buna bağlı mide yanması şikâyeti yaşıyor. Genellikle göğüs kemiğinin arkasında yanma hissiyle ortaya çıkan bu durumun en yaygın nedeni ise asit reflüsü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’deki Royal London Hastanesi’nde gastroenteroloji uzmanı ve Queen Mary Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Philip Woodland, asit reflüsünü “asidik mide sıvılarının normalde asit içermeyen yemek borusuna doğru geri kaçması” olarak tanımlıyor. Woodland’a göre mide yanması, reflünün en sık görülen belirtisi.</p>

<p><img alt="Işlenmiş Gıdalar" class="detail-photo img-fluid" height="602" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/11/islenmis-gidalar.jpg" width="900" /></p>

<p><strong>En yaygın tetikleyiciler: Büyük ve yağlı öğünler</strong></p>

<p>Uzmanlara göre mide yanmasının en önemli tetikleyicileri arasında büyük porsiyonlu yemekler yer alıyor. Dr. Woodland, “Büyük öğünler mide içi basıncı artırarak reflüyü kolaylaştırır” diyor.</p>

<p>Yağ oranı yüksek yiyeceklerin de reflüyü kötüleştirebildiğine dikkat çeken Woodland, alkolün — özellikle beyaz şarabın — mide ile yemek borusu arasındaki kapakçık kasını gevşeterek asit kaçışını artırabileceğini belirtiyor. Bazı kişilerde kafein ve çikolata da mide yanmasını tetikleyebiliyor.</p>

<p><img alt="Baharatlı Yemekler" class="detail-photo img-fluid" height="641" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/baharatli-yemekler.jpeg" width="900" /></p>

<p><strong>Baharatlı yiyecekler her zaman reflüyü artırmıyor</strong></p>

<p>Baharatlı yiyecekler sıklıkla suçlansa da uzmanlara göre durum biraz daha karmaşık. Woodland, “Baharatlı yiyecekler her zaman asit reflüsünü artırmaz. Ancak kapsaisin adlı madde, asitle aynı sinir reseptörlerini uyararak yanma hissini artırabilir” diye konuşuyor.</p>

<p>Royal Berkshire Hastanesi ve Reading Üniversitesi’nden gastroenteroloji uzmanı Dr. James Kennedy ise gazlı içeceklerin yaygın bir tetikleyici olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Kennedy, bazı yiyeceklerin mide içeriğinin pH’ını düşürerek daha asidik hale getirdiğini, çikolata gibi gıdaların ise mide-yemek borusu birleşimindeki kasları gevşeterek asidin yukarı kaçmasını kolaylaştırdığını söylüyor.</p>

<p><img alt="Mide" class="detail-photo img-fluid" height="518" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/mide.jpg" width="900" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tetikleyici yiyecekler nasıl tespit edilmeli?</strong></p>

<p>Uzmanlar, mide yanmasına neden olan yiyecekleri belirlemek için “eleme yöntemi”ni öneriyor. Dr. Kennedy, tüm yiyecekleri aynı anda kesmenin doğru olmadığını belirterek şu uyarıda bulunuyor: “Bir seferde sadece tek bir yiyeceği bırakın. Şikâyetler kesildiğinde azalıyor ve tekrar eklendiğinde geri dönüyorsa, o yiyecek büyük ihtimalle tetikleyicidir.”</p>

<p><strong>Reflüyü iyileştiren mucize bir yiyecek yok</strong></p>

<p>Dr. Woodland’a göre reflüyü tamamen iyileştiren özel bir yiyecek bulunmuyor. Ancak özellikle yatmadan önce büyük ve yağlı öğünlerden kaçınmak, mide ile yemek borusu arasındaki basıncı azaltarak şikâyetleri hafifletebiliyor.</p>

<p>Her iki uzman da mide yanmasını ortaya çıktıktan sonra bastırmaya çalışmaktansa, beslenme yoluyla önlemenin daha etkili olduğu görüşünde.</p>

<p><img alt="Diyabet Sağlık" class="detail-photo img-fluid" height="517" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/11/diyabet-saglik.jpg" width="900" /></p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme koruyucu olabilir</strong></p>

<p>Uzmanlara göre Akdeniz tipi beslenme, reflü riskini azaltabilecek özellikler taşıyor. Woodland, bu beslenme biçiminin doymuş yağ oranının düşük, sebze ve bitkisel gıdaların fazla, alkol tüketiminin ise sınırlı olduğunu hatırlatıyor. Bunun obezite riskini azalttığını ve obezitenin reflü için önemli bir risk faktörü olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Kennedy de meyve, sebze, tam tahıl, balık ve kümes hayvanları ağırlıklı “ölçülü” bir diyetin, diğer sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla birlikte reflü semptomlarını azaltabileceğine dair bazı kanıtlar bulunduğunu söylüyor.</p>

<p><img alt="Bitki Çayı" class="detail-photo img-fluid" height="603" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/bitki-cayi.jpg" width="900" /></p>

<p><strong>Nane çayı her zaman masum değil</strong></p>

<p>Yaygın kullanılan bazı bitkisel ürünler de reflü açısından risk taşıyabiliyor. Kennedy, nane çayı ve nane yağının bağırsak krampları ve şişkinlikte faydalı olmasına rağmen, mide-yemek borusu birleşimindeki kasları gevşeterek mide yanmasını artırabileceğini ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Obezite-1" class="detail-photo img-fluid" height="506" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/11/obezite-1.webp" width="900" /></p>

<p><strong>Kimler daha fazla risk altında?</strong></p>

<p>Uzmanlara göre obezite ve hamilelik reflü riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. Ayrıca yaş ilerledikçe mide fıtığı gelişme olasılığı artıyor ve bu durum reflüyü daha da kötüleştirebiliyor.</p>

<p>Dr. Kennedy, özellikle 55 yaş üstünde yeni başlayan reflü şikâyetlerinin ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Açıklanamayan kilo kaybı, yutma güçlüğü, sürekli bulantı-kusma, erken doyma ve yeni başlayan şiddetli mide yanması gibi belirtilerin daha ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini belirterek aile hekimine başvurulması çağrısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık, Toplum Yaşam, Yararlı Bilgiler</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/mide-yanmasinin-arkasindaki-gercek-hangi-yiyecekler-refluyu-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Dec 2025 23:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2025/10/regl.webp" type="image/jpeg" length="35387"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
