<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Van Haber - Van Haberleri | Son Dakika Van Haberleri</title>
    <link>https://www.vanhaber.tr</link>
    <description>Van haber ve Van son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, gündem haberleri anında Van Haber Gazetesi'nde. Van FK, spor, deprem, belediye ve tüm ilçelerden anlık gelişmeler, Van FK puan durumu, maç fikstürü, anlık Van hava durumu, namaz ve ezan vakitleri ile nöbetçi eczane listesi hakkında aradığınız her şey vanhaber.tr’de.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.vanhaber.tr/rss/toplum-yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Jul 2026 17:53:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/rss/toplum-yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kene ısırıklarında ilk müdahale nasıl olmalı?]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/kene-isiriklarinda-ilk-mudahale-nasil-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/kene-isiriklarinda-ilk-mudahale-nasil-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında kene vakalarının artış gösterdiğine dikkat çeken Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, vücuduna kene tutunan kişilerin paniğe kapılmadan en kısa sürede keneyi çıkarması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte kene vakalarında artış yaşanırken, uzmanlardan da önemli uyarılar gelmeye devam ediyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, özellikle Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı yurttaşların dikkatli olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Keskin, Türkiye'de KKKA'nın başlıca taşıyıcısının Hyalomma marginatum türü keneler olduğunu belirterek, bu türün ilkbahar ve yaz aylarında daha aktif hale geldiğini ifade etti. Yaz döneminde yurttaşların tarla, piknik alanı, orman ve mera gibi açık alanlarda daha fazla vakit geçirmesinin kene ile karşılaşma riskini artırdığına dikkat çekti.</p>

<p>Kenelerin Türkiye'nin doğal yaşamının bir parçası olduğunu vurgulayan Keskin, bu canlıların yapay olarak çoğaltılmadığını ancak taşıdıkları virüs nedeniyle ciddi risk oluşturduklarını söyledi.</p>

<p><img alt="Kene Aa 12 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="2268" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/06/kene-aa-12-2.jpg" width="4032" /></p>

<p><strong>Açık renkli kıyafet önerisi</strong></p>

<p>Kene riskinin yüksek olduğu alanlara giderken açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesini öneren Keskin, pantolon paçalarının çorap içine sokulması ve bel kısmının sıkıca kapatılması gerektiğini belirtti. Kenelerin uçamadığını, zıplayamadığını ya da insanlara atlamadığını hatırlatan Keskin, bu önlemlerin temas riskini azaltacağını ifade etti.</p>

<p><strong>"Panik yapmadan hızla çıkarılmalı"</strong></p>

<p>Vücuda kene tutunması halinde paniğe kapılmamak gerektiğini söyleyen Keskin, özellikle sağlık kuruluşuna ulaşma imkanı olmayan kırsal bölgelerde kenenin vakit kaybetmeden çıkarılması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Keskin, "Toplumda keneden kaynaklı haklı bir çekince var ancak panik yapılmamalı ve kene hızlı şekilde vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Bu işlem çok ileri düzeyde teknik bilgi gerektiren bir durum değildir." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kene Aa" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/04/kene-aa.jpg" width="864" /></p>

<p><strong>Ölüm oranı yüzde 4-5 seviyesinde</strong></p>

<p>Türkiye'de KKKA vakalarında ölüm oranının yaklaşık yüzde 4-5 seviyesinde olduğunu belirten Prof. Dr. Keskin, hastalığa yakalanan kişilerin yüzde 90'ından fazlasının tedaviyle tamamen iyileştiğini söyledi.</p>

<p>Yurttaşların gerekli önlemleri almasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Keskin, hastalık şüphesi durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması ve hekimlerin önerilerine uyulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/kene-isiriklarinda-ilk-mudahale-nasil-olmali</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/kene-aa-7.webp" type="image/jpeg" length="90266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tatvan’da pil yutan 3 yaşındaki çocuk sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/tatvanda-saat-pili-yutan-3-yasindaki-cocuk-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/tatvanda-saat-pili-yutan-3-yasindaki-cocuk-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tatvan’da saat pili yutan 3 yaşındaki çocuk, hastanede yapılan acil müdahaleyle sağlığına kavuştu. Uzmanlar, saat pili yutulmasının hayati risk taşıdığına dikkat çekerek aileleri uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis'in Tatvan ilçesinde evde saat pili yutan 3 yaşındaki Mihrimah Uğuryurt, ailesi tarafından Tatvan Devlet Hastanesine götürüldü. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Bilgi tarafından acil olarak endoskopiye alınan çocuğun yemek borusuna takılan saat pili başarılı bir operasyonla çıkarıldı.</p>

<p>Yapılan incelemelerde pilin yemek borusunda hasara neden olduğu ancak herhangi bir delinme oluşmadığı tespit edildi. İki gün boyunca hastanede gözetim altında tutulan çocuk, sağlık durumunun iyiye gitmesi üzerine kontrol önerisiyle taburcu edildi.</p>

<p><img alt="Bitlis'in Tatvan Ilçesinde Evde Saat Pili Yutan 3 Yaşındaki Mihrimah Uğuryurt, Ailesi Tarafından Tatvan Devlet Hastanesine Götürüldü (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1100" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/bitlisin-tatvan-ilcesinde-evde-saat-pili-yutan-3-yasindaki-mihrimah-uguryurt-ailesi-tarafindan-tatvan-devlet-hastanesine-goturuldu-2.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Hüseyin Bilgi, saat pillerinin çocuklar tarafından yutulmasının diğer yabancı cisimlere göre çok daha tehlikeli olduğunu belirterek, pilin yemek borusunda kısa sürede ciddi yaralanmalara ve hayati risklere yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Bilgi, bu tür durumlarda ailelerin zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini vurgulayarak, çocuğu kusturmaya ya da farklı yiyecek ve içecekler vermeye çalışmanın yanlış olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Bitlis'in Tatvan Ilçesinde Evde Saat Pili Yutan 3 Yaşındaki Mihrimah Uğuryurt, Ailesi Tarafından Tatvan Devlet Hastanesine Götürüldü (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/bitlisin-tatvan-ilcesinde-evde-saat-pili-yutan-3-yasindaki-mihrimah-uguryurt-ailesi-tarafindan-tatvan-devlet-hastanesine-goturuldu-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Ailelere uyarılarda bulunan Bilgi, saat pilleri ile çocukların ağızlarına alabilecekleri büyüklükteki küçük cisimlerin çocukların ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Çocuğun babası Uğur Uğuryurt ise olayın ilk anda basit göründüğünü ancak doktorların bilgilendirmesiyle durumun ciddiyetini anladıklarını belirterek, çocuklarının sağlığına kavuşmasından dolayı sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/tatvanda-saat-pili-yutan-3-yasindaki-cocuk-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/bitlisin-tatvan-ilcesinde-evde-saat-pili-yutan-3-yasindaki-mihrimah-uguryurt-ailesi-tarafindan-tatvan-devlet-hastanesine-goturuldu-3.jpeg" type="image/jpeg" length="55745"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağrılı ve Karslı çiftçiler kış hazırlığı için tırpan mesaisinde]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/agrili-ve-karsli-ciftciler-kis-hazirligi-icin-tirpan-mesaisinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/agrili-ve-karsli-ciftciler-kis-hazirligi-icin-tirpan-mesaisinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı ve Kars'ta çiftçiler, kış aylarında hayvanlarının yem ihtiyacını karşılamak için çayırlardaki otları geleneksel yöntemlerle biçmeye başladı. Dağlık ve engebeli arazilerde tırpan kullanan üreticiler, imece usulü çalışarak kışlık yem hazırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve hayvancılığın önemli geçim kaynakları arasında yer aldığı Ağrı ve Kars'ta çiftçiler, yaklaşan kış mevsimi öncesi hayvanlarının yem ihtiyacını karşılamak amacıyla ot biçme mesaisine başladı.</p>

<p>Bölgede ovalık alanlarda biçerdöver ve traktörlerden yararlanılırken, teknolojinin ulaşamadığı dağlık ve engebeli arazilerde ise geleneksel yöntemlerden biri olan tırpan kullanılmaya devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde çayırlara çıkan çiftçiler, gün boyunca el emeğiyle biçtikleri otları kurutarak kış aylarında kullanmak üzere depoluyor.</p>

<p><img alt="Ağrılı Ve Karslı Çiftçiler Kış Hazırlığı Için Tırpan Mesaisinde (4)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/agrili-ve-karsli-ciftciler-kis-hazirligi-icin-tirpan-mesaisinde-4.jpeg" width="800" /></p>

<p>İmece usulü çalışan üreticiler, zaman zaman söyledikleri türkülerle zorlu mesailerini daha keyifli hale getiriyor. Yüzyıllardır kullanılan tırpan ise bölgede hem tarımsal üretimin hem de kültürel mirasın önemli bir parçası olmayı sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Ağrılı Ve Karslı Çiftçiler Kış Hazırlığı Için Tırpan Mesaisinde (3)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/agrili-ve-karsli-ciftciler-kis-hazirligi-icin-tirpan-mesaisinde-3.jpeg" width="800" /></p>

<p>Ağrılı çiftçi Hüseyin Turan, hayvancılıkla geçimlerini sağladıklarını belirterek her yıl ot biçtiklerini söyledi. Tırpanla çalışmanın zorluğuna dikkat çeken Turan, gün doğmadan işe başladıklarını ifade etti.</p>

<p><img alt="Ağrılı Ve Karslı Çiftçiler Kış Hazırlığı Için Tırpan Mesaisinde (2)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/agrili-ve-karsli-ciftciler-kis-hazirligi-icin-tirpan-mesaisinde-2.jpeg" width="800" /></p>

<p>Yaklaşık 25 yıldır tırpan kullandığını anlatan Turan, bu işin fiziksel olarak da faydalı olduğunu belirterek, tırpan kullanmayı gelecek nesillere de öğretmek istediklerini dile getirdi.</p>

<p>Karslı çiftçi Göktürk Öztürk ise bu yıl yağışların etkisiyle ot veriminin geçen yıla göre daha yüksek olduğunu belirterek, engebeli arazilerde tırpanın halen vazgeçilmez bir araç olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Ağrılı Ve Karslı Çiftçiler Kış Hazırlığı Için Tırpan Mesaisinde (1)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/agrili-ve-karsli-ciftciler-kis-hazirligi-icin-tirpan-mesaisinde-1.jpeg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan Taş da geçmişte tırpanla ot biçmenin önemli bir geçim kaynağı olduğunu belirterek, ağır geçen kışın ardından çiftçilerin yeniden ot biçme çalışmalarına başladığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/agrili-ve-karsli-ciftciler-kis-hazirligi-icin-tirpan-mesaisinde</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/agrili-ve-karsli-ciftciler-kis-hazirligi-icin-tirpan-mesaisinde-5.jpeg" type="image/jpeg" length="10444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vanlı dördüzler 34 günlük yaşam mücadelesini kazandı]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/vanli-dorduzler-34-gunluk-yasam-mucadelesini-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/vanli-dorduzler-34-gunluk-yasam-mucadelesini-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezinde 29 haftalık ve düşük doğum ağırlığıyla dünyaya gelen dördüz bebekler, 34 gün süren tedavilerinin ardından sağlıkla taburcu edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van'ın Tuşba ilçesinde yaşayan Hacer Dikanlı, erken doğum sancıları nedeniyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezine sevk edildi. Burada gerçekleştirilen sezaryenle 15 Haziran'da 29 haftalık olarak dünyaya gelen dördüz bebekler, doğumun ardından yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı.</p>

<p><img alt="Van'ın Tuşba Ilçesinde Yaşayan Hacer Dikanlı, Erken Doğum Sancıları Nedeniyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezine Sevk Edildi. (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1031" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/vanin-tusba-ilcesinde-yasayan-hacer-dikanli-erken-dogum-sancilari-nedeniyle-van-yuzuncu-yil-universitesi-dursun-odabas-tip-merkezine-sevk-edildi-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p>1100 gram ağırlığında Muhammed, 1300 gram ağırlığında Selahattin ile 1200'er gram ağırlığında Fatma ve Halime isimleri verilen bebekler, prematüre doğum nedeniyle organ gelişimlerini tamamlayamadıkları için yoğun bakımda özel bakım gördü.</p>

<p>Solunum desteği verilen, damar yoluyla beslenen ve sağlık ekiplerince yakından takip edilen bebekler, 34 günlük tedavi sürecinin ardından taburcu edildi. Tedavi sonunda Muhammed 1 kilo 900 grama, Selahattin 2 kilo 200 grama, Fatma 2 kiloya ve Halime ise 1 kilo 950 grama ulaştı.</p>

<p><img alt="Van'ın Tuşba Ilçesinde Yaşayan Hacer Dikanlı, Erken Doğum Sancıları Nedeniyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezine Sevk Edildi. (6)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/vanin-tusba-ilcesinde-yasayan-hacer-dikanli-erken-dogum-sancilari-nedeniyle-van-yuzuncu-yil-universitesi-dursun-odabas-tip-merkezine-sevk-edildi-6.jpeg" width="1600" /></p>

<p>YYÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oğuz Tuncer, 1996 yılında kurulan yenidoğan yoğun bakım ünitesinde Van'ın yanı sıra çevre illerden gelen hastalara da hizmet verdiklerini belirtti.</p>

<p>Prematüre bebeklerin yaşama tutunması için yoğun çaba gösterdiklerini ifade eden Tuncer, gelişen tıbbi imkanlar sayesinde çok düşük doğum ağırlığına sahip bebeklerin de yaşatılabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Van'ın Tuşba Ilçesinde Yaşayan Hacer Dikanlı, Erken Doğum Sancıları Nedeniyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezine Sevk Edildi. (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/vanin-tusba-ilcesinde-yasayan-hacer-dikanli-erken-dogum-sancilari-nedeniyle-van-yuzuncu-yil-universitesi-dursun-odabas-tip-merkezine-sevk-edildi-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Dördüzlerin doğduklarında akciğerleri ve diğer organlarının tam gelişmediğini belirten Tuncer, bir süre solunum cihazına bağlı takip edilen bebeklerde görülen göz problemlerinin de tedavi edildiğini, nörolojik açıdan herhangi bir sorun bulunmadığını kaydetti.</p>

<p>YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Kamuran Karaman ise prematüre ve çoğul gebeliklerin bebekler açısından ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekerek, sürecin sorunsuz tamamlanmasının hem aile hem de sağlık çalışanları açısından sevindirici olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Van'ın Tuşba Ilçesinde Yaşayan Hacer Dikanlı, Erken Doğum Sancıları Nedeniyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezine Sevk Edildi. (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/vanin-tusba-ilcesinde-yasayan-hacer-dikanli-erken-dogum-sancilari-nedeniyle-van-yuzuncu-yil-universitesi-dursun-odabas-tip-merkezine-sevk-edildi-4.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Anne Hacer Dikanlı da bebeklerini sağlıklı şekilde kucağına almanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, tedavi sürecinde emeği geçen sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Dikanlı, dört bebeğin bakımının maddi açıdan kendileri için zor olacağını ifade ederek mama ve bez gibi temel ihtiyaçlar konusunda hayırseverlerden destek beklediklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/vanli-dorduzler-34-gunluk-yasam-mucadelesini-kazandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/vanin-tusba-ilcesinde-yasayan-hacer-dikanli-erken-dogum-sancilari-nedeniyle-van-yuzuncu-yil-universitesi-dursun-odabas-tip-merkezine-sevk-edildi-3.jpeg" type="image/jpeg" length="81674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bingöl'ün tescilli lezzeti Sivan dut pekmezinin zorlu mesaisi]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/bingolun-tescilli-lezzeti-sivan-dut-pekmezinin-zorlu-mesaisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/bingolun-tescilli-lezzeti-sivan-dut-pekmezinin-zorlu-mesaisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bingöl'de coğrafi işaret tesciline sahip Sivan dut pekmezi, imece usulü ve geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor. Günler süren zahmetli üretim sürecinin ardından sofralara ulaşan pekmez, Türkiye'nin farklı illerinin yanı sıra yurt dışına da gönderiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bingöl'ün Genç ilçesine bağlı Sivan bölgesinde üretilen coğrafi işaret tescilli Sivan dut pekmezi, yıllardır sürdürülen geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor. Yoğun emek gerektiren üretim süreci, bölge halkının imece kültürüyle yürütülürken, elde edilen doğal pekmez hem bölge ekonomisine katkı sağlıyor hem de yurt içi ve yurt dışında alıcı buluyor.</p>

<p><img alt="Sivan Dut Pekmezi (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/sivan-dut-pekmezi-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Üretim mesaisi sabahın erken saatlerinde başlıyor. Üreticiler, yüksek dut ağaçlarına çıkarak meyveleri silkelerken, ağaçların altında en az dört kişinin tuttuğu örtülerde dutlar toplanıyor. Daha sonra yaprak ve saplarından ayıklanan dutlar, araçların ulaşamadığı bahçelerden sepetlere doldurularak atlarla köye taşınıyor.</p>

<p><img alt="Sivan Dut Pekmezi (6)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/sivan-dut-pekmezi-6.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Toplanan dutlar, bakır kazanlarda odun ateşinde kaynatılıyor. Birkaç kez süzülerek şırası çıkarılan dutlar, yeniden kaynatıldıktan sonra geniş tepsilere alınarak yaklaşık yedi gün boyunca güneş altında bekletiliyor. Bu süreç sonunda katkı maddesi kullanılmadan doğal yollarla kıvamını alan dut şırası pekmeze dönüşüyor.</p>

<p><img alt="Sivan Dut Pekmezi (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/sivan-dut-pekmezi-5.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz aylarında hava sıcaklığının 38 dereceye ulaştığı bölgede üreticiler, odun ateşinin oluşturduğu yüksek sıcaklığa rağmen üretimlerini sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Sivan Dut Pekmezi (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/sivan-dut-pekmezi-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Yaklaşık 30 yıldır dut pekmezi üreten Mehmet Keleş, mesleğin dedelerinden miras kaldığını belirterek, dut silkelemenin büyük ustalık ve tecrübe gerektirdiğini söyledi. Ağaca çıkmanın riskli olduğunu ifade eden Keleş, yaşanan tüm zorluklara rağmen bu geleneği gelecek nesillere aktarmaya kararlı olduklarını dile getirdi.</p>

<p><img alt="Sivan Dut Pekmezi (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/sivan-dut-pekmezi-4.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Fatma Keleş ise pekmez üretiminin günler süren zahmetli bir süreç olduğunu belirterek, hasattan kaynatmaya, süzmeden güneşte bekletmeye kadar her aşamanın büyük emek istediğini söyledi. Ürettikleri pekmezin Bingöl ve Diyarbakır başta olmak üzere birçok ile gönderildiğini ifade eden Keleş, ürünü satın alan bazı kişilerin Almanya'ya da götürdüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Sivan Dut Pekmezi (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/sivan-dut-pekmezi-3.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Üretime destek veren Salih Aktekin de pekmez yapımının imece usulüyle gerçekleştirildiğini vurguladı. Dutların bazı bahçelerden yaklaşık 3 kilometre uzaklıktan atlarla taşındığını aktaran Aktekin, erkeklerin hasatta, kadınların ise kazan başında görev aldığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/bingolun-tescilli-lezzeti-sivan-dut-pekmezinin-zorlu-mesaisi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/sivan-dut-pekmezi-7.jpeg" type="image/jpeg" length="68161"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20 yaşındaki oğul, babasına hayat oldu]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/20-yasindaki-ogul-babasina-hayat-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/20-yasindaki-ogul-babasina-hayat-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'de yaşayan 52 yaşındaki Adil Sade, 12 yıldır mücadele ettiği karaciğer hastalığından, 20 yaşındaki oğlu Celil Sade'den yapılan canlı vericili karaciğer nakli sayesinde kurtuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'de yaşayan Erzurumlu 52 yaşındaki Adil Sade, Hepatit B'ye bağlı gelişen karaciğer yetmezliği nedeniyle yıllardır sürdürdüğü yaşam mücadelesini, oğlundan yapılan karaciğer nakliyle kazandı. Kardeşleri organ bağışçısı olmak için gönüllü olsa da uygun donör bulunamayınca, 20 yaşındaki oğlu Celil Sade'nin bağışladığı karaciğer dokusu başarılı bir operasyonla babasına nakledildi.</p>

<p>Yaklaşık 12 yıl önce Hepatit B'ye bağlı karaciğer yetmezliği nedeniyle siroz tanısı konulan Adil Sade, uzun yıllar gördüğü tedavilere rağmen sağlığına kavuşamadı. Hastalığının ilerlemesi üzerine yaklaşık iki yıl önce kadavradan organ nakli bekleme listesine alınan Sade, daha sonra Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne başvurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nakil sürecinde ilk olarak Sade'nin kardeşleri donör olmak için gerekli tetkiklerden geçti. Ancak yapılan incelemelerde hiçbirinin organ nakli için uygun olmadığı belirlendi. Bunun üzerine çocukları gönüllü olarak test yaptırdı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 20 yaşındaki oğlu Celil Sade'nin canlı verici olmaya uygun olduğu tespit edildi.</p>

<p>Doç. Dr. Necip Altundaş başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla Celil Sade'den alınan karaciğer dokusu babasına nakledildi. Daha önce karaciğerindeki tümör de tedavi edilen Adil Sade, operasyonun ardından sağlığına kavuşarak taburcu edilmeye hazır hale geldi.</p>

<p><img alt="Kayseri'de Yaşayan 52 Yaşındaki Adil Sade, 12 Yıldır Mücadele Ettiği Karaciğer Hastalığından, 20 Yaşındaki Oğlu Celil Sade'den Yapılan Canlı Vericili Karaciğer Nakli Sayesinde Kurtuldu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1060" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/kayseride-yasayan-52-yasindaki-adil-sade-12-yildir-mucadele-ettigi-karaciger-hastaligindan-20-yasindaki-oglu-celil-sadeden-yapilan-canli-vericili-karaciger-nakli-sayesinde-kurtuldu-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Yaşadığı süreci anlatan Adil Sade, 2014 yılından bu yana hastalıkla mücadele ettiğini belirterek, tedavilerden sonuç alamayınca organ naklinin tek seçenek haline geldiğini söyledi. Çocuklarının gönüllü olduğunu ifade eden Sade, yalnızca oğlu Celil'in uygun donör olduğunu belirterek, "Oğlumdan aldığım için daha iyi oldu. Onun bir parçasını taşımak bana ayrı bir mutluluk veriyor. Oğlum beni hayata bağladı." dedi.</p>

<p>Babasına organ bağışlayan Celil Sade ise babasının sağlığına kavuşmasının kendisi için en büyük mutluluk olduğunu dile getirdi. Nakil sürecine gönüllü olarak katıldığını belirten Celil Sade, "Babama canım feda. Evlat olarak görevimi yerine getirdim. Yine ihtiyaç olsa hiç düşünmeden organımı veririm." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Organ nakli ekibinde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Küçük ise hastanın karaciğerindeki tümörün öncelikle mikrodalga ablasyon yöntemiyle tedavi edildiğini, daha sonra uygun zaman geldiğinde canlı vericiden karaciğer naklinin başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>Dr. Küçük, böbrek ve karaciğer nakli bekleyen çok sayıda hasta bulunduğunu belirterek, kadavradan organ bağışının hayat kurtardığını vurguladı ve vatandaşlara organ bağışı konusunda duyarlı olmaları çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/20-yasindaki-ogul-babasina-hayat-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/kayseride-yasayan-52-yasindaki-adil-sade-12-yildir-mucadele-ettigi-karaciger-hastaligindan-20-yasindaki-oglu-celil-sadeden-yapilan-canli-vericili-karaciger-nakli-sayesinde-kurtuldu-1.jpeg" type="image/jpeg" length="96482"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın en büyük tehlikesi! Bir anlık cesaret can alabiliyor]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/yazin-en-buyuk-tehlikesi-bir-anlik-cesaret-can-alabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/yazin-en-buyuk-tehlikesi-bir-anlik-cesaret-can-alabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suda Arama Kurtarma Derneği Başkanı Mustafa Bilyaz, derinliği ve zemin yapısı bilinmeyen deniz, göl ve akarsulara yapılan bilinçsiz atlayışların ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirterek, "Suyla şaka olmaz" uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında serinlemek amacıyla deniz, göl ve akarsulara giren yurttaşlara önemli uyarılarda bulunan Suda Arama Kurtarma Derneği Başkanı Mustafa Bilyaz, bilinçsiz şekilde suya atlamanın ciddi yaralanmalara ve can kayıplarına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Mustafa Bilyaz, yaz döneminde en sık karşılaştıkları kazalardan birinin, derinliği ve zemini bilinmeyen noktalara yapılan "balıklama" ve "çivileme" atlayışları olduğunu belirtti. Özellikle gençlerin birbirlerini cesaretlendirmesiyle tekne, kayalık ve falez gibi yüksek noktalardan suya atladığını ifade eden Bilyaz, bu davranışların hayati risk taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Yakın zamanda yaşanan iki ayrı kazayı örnek gösteren Bilyaz, yüzeye çok yakın sığ kayalıkların bulunduğu bölgelerde suya atlayan kişilerden birinin yaşamını yitirdiğini, diğerinin ise yaralandığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suya girmeden önce mutlaka bölgenin derinliğinin, zemin yapısının ve çevredeki risklerin bilinmesi gerektiğini vurgulayan Bilyaz, bilinmeyen noktalardan suya atlamanın telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Suda yapılan şakaların da tehlikeli olduğuna işaret eden Bilyaz, "Suyla şaka olmaz. Su bizden güçlüdür. Suya karşı üstünlük taslamak ve riskli davranışlarda bulunmak en büyük hatalardan biridir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öte yandan yaz aylarında tur teknelerinde de benzer olayların yaşandığını aktaran Bilyaz, kaptanların yaptığı uyarılara rağmen bazı tatilcilerin birbirlerini cesaretlendirerek teknenin farklı noktalarından suya atlamaya çalıştığını belirtti. Bu davranışların yalnızca suya giriş sırasında değil, tekne üzerinde düşme ve yaralanma gibi kazalara da neden olabildiğini kaydetti.</p>

<p>Antalya'daki falezler bölgesine de dikkat çeken Bilyaz, zamanla kopan kaya parçalarının suyun altında görünmeyen yükseltiler oluşturabileceğini belirtti. Bu nedenle suyun altındaki yapının her zaman değişebileceğini ifade eden Bilyaz, falezlerden veya yüksek kayalıklardan suya atlamanın ciddi yaralanmalara ve can kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/yazin-en-buyuk-tehlikesi-bir-anlik-cesaret-can-alabiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/deniz-atlayis.webp" type="image/jpeg" length="94392"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan 12-18 yaş grubuna özel sigara bırakma hizmeti]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/saglik-bakanligindan-12-18-yas-grubuna-ozel-sigara-birakma-hizmeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/saglik-bakanligindan-12-18-yas-grubuna-ozel-sigara-birakma-hizmeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 12-18 yaş grubunda tütün bağımlılığıyla mücadeleyi güçlendirmek amacıyla "Adolesan Sigara Bırakma Poliklinikleri"ni hizmete açtı. İlk etapta 7 merkezde hizmet veren polikliniklerin tüm illerde yaygınlaştırılması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, çocuk ve ergenlerde tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında 12-18 yaş grubuna yönelik Adolesan Sigara Bırakma Polikliniklerini hizmete aldı.</p>

<p>Ergenlik döneminin; merak, akran etkisi, sosyal medya, dijital platformlarda tütün ürünlerinin dolaylı tanıtımı ve yeni nesil nikotin ürünlerine erişim gibi nedenlerle bağımlılık davranışlarının gelişmesine en açık dönemlerden biri olduğuna dikkat çekiliyor.</p>

<p>Bakanlık verilerine göre, çocuk ve ergenlerde nikotin kullanımı beyin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Dikkat, öğrenme, hafıza ve dürtü kontrolü üzerinde kalıcı etkiler oluşturabilen erken yaşta tütün kullanımı, ilerleyen dönemlerde alkol ve diğer bağımlılık yapıcı maddelerin kullanım riskini de artırabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda hizmete alınan Adolesan Sigara Bırakma Poliklinikleri'nde, çocuk ve ergenlere yaş gruplarına uygun, bilimsel kanıta dayalı danışmanlık ve tedavi hizmeti sunulacak. Gerektiğinde çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanları, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve ilgili disiplinlerle koordineli çalışma yürütülecek.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, uygulamayla tütün kullanımının erken dönemde sonlandırılmasını, nikotin bağımlılığının kronikleşmesinin önlenmesini ve tütün kullanımına bağlı sağlık yükünün azaltılmasını amaçlıyor.</p>

<p>Polikliniklerde görev yapacak hekimler için ayrıca özel bir rehber hazırlanırken, Haziran 2026 itibarıyla Ağrı, Ankara, Bursa, Çanakkale, Çorum ve Kütahya'da toplam 7 merkez hizmet vermeye başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/saglik-bakanligindan-12-18-yas-grubuna-ozel-sigara-birakma-hizmeti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/saglik-bakanligindan-cocuk-ve-ergenlere-ozel-sigara-birakma-poliklinigi.webp" type="image/jpeg" length="73835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz mevsiminde kalp krizi vakaları neden artıyor? Uzman yanıtladı]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/yaz-mevsiminde-kalp-krizi-vakalari-neden-artiyor-uzman-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/yaz-mevsiminde-kalp-krizi-vakalari-neden-artiyor-uzman-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, hava sıcaklığının 30 derecenin üzerine çıktığı günlerde kalbin daha fazla çalıştığını belirterek özellikle kronik rahatsızlığı bulunan yurttaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yurt genelinde etkisini artıran sıcak hava dalgası nedeniyle uzmanlardan önemli uyarılar gelmeye devam ediyor. Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ballı, hava sıcaklığının 30 derecenin üzerine çıktığı dönemlerde kalp krizi vakalarında artış görüldüğünü belirterek vatandaşların özellikle öğle saatlerinde dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Mersin Şehir Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ballı" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/mersin-sehir-egitim-ve-arastirma-hastanesi-bashekimi-prof-dr-mehmet-balli.webp" width="800" /></p>

<p>Prof. Dr. Ballı, aşırı sıcak havalarda vücudun daha fazla sıvı ve elektrolit kaybettiğini, bu durumun özellikle kalp ve damar hastaları için ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Sıcaklık nedeniyle kan damarlarının genişlediğini ve vücudun ısı dengesini koruyabilmek için kalbin daha fazla çalıştığını belirten Ballı, bunun kalbin iş yükünü artırarak kalp krizi riskini yükselttiğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Aşırı Sıcaklar Aa (2)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/asiri-sicaklar-aa-2.jpeg" width="800" /></p>

<p>Yaz aylarında beslenme düzenine de dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Ballı, ağır ve yağlı yemeklerin kalbin yükünü artırabileceğini söyledi. Özel bir sağlık engeli bulunmayan kişilerin günde en az 2,5 litre su tüketmesini öneren Ballı, ayran ve soda gibi elektrolit dengesini destekleyen içeceklerin tercih edilebileceğini belirtti. Şekerli içecekler ile çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığını ifade eden Ballı, temel sıvı kaynağının su olması gerektiğinin altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Sıcak Hava Aa" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/06/sicak-hava-aa.jpg" width="800" /></p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Ballı, sıcak ve soğuk ortamlar arasında ani geçişlerin de kalp sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirterek, terliyken birden soğuk ortama girmenin veya çok sıcak havada aniden soğuk suya girmenin ritim bozukluklarını tetikleyebileceğini söyledi. Klima kullanımında da aşırı düşük sıcaklıklardan kaçınılması gerektiğini ifade eden Ballı, ortam sıcaklığının vücudun rahat uyum sağlayabileceği seviyelerde tutulmasının daha sağlıklı olacağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/yaz-mevsiminde-kalp-krizi-vakalari-neden-artiyor-uzman-yanitladi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/asiri-sicaklar-aa-1.jpeg" type="image/jpeg" length="39313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klima kaç derecede çalıştırılmalı? Uzmandan yaz ayları için kritik tavsiyeler]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/klima-kac-derecede-calistirilmali-uzmandan-yaz-aylari-icin-kritik-tavsiyeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/klima-kac-derecede-calistirilmali-uzmandan-yaz-aylari-icin-kritik-tavsiyeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında serinlemek için sıkça kullanılan klimaların yanlış kullanımı, solunum yollarını olumsuz etkileyebiliyor. Doç. Dr. Tibel Tuna, klima sıcaklığının 24-26 derece arasında tutulması ve filtre bakımlarının düzenli yapılması gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı bu günlerde klima kullanımı da yaygınlaşırken, uzmanlar yanlış kullanımın sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. Tibel Tuna, klimanın tek başına hastalığa neden olmadığını ancak hatalı kullanımın solunum yollarının doğal savunma mekanizmasını zayıflatabileceğini söyledi.</p>

<p>Doç. Dr. Tuna, özellikle çok düşük sıcaklıklarda uzun süre klimaya maruz kalmanın boğaz kuruluğu, öksürük, ses kısıklığı ve hava yollarında hassasiyete neden olabileceğini belirtti. Ani sıcaklık değişimlerinin ise bazı kişilerde solunum yolu şikayetlerini artırabileceğini, kas spazmları ve tutulmaları da tetikleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Doç. Dr. Tibel Tuna," class="detail-photo img-fluid" height="656" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/doc-dr-tibel-tuna.jpeg" width="800" /></p>

<p>Klima filtrelerinin düzenli bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Tuna, zamanla filtrelerde bakteri, küf ve mantar sporlarının birikebildiğini, bu mikroorganizmaların havaya yayılarak özellikle alerjik bünyeye sahip kişiler ile kronik akciğer hastalarında şikayetleri artırabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Astım, KOAH, bronşektazi ve alerjik rinit gibi kronik solunum yolu hastalıkları bulunan kişilerin klima kullanımında daha dikkatli olması gerektiğini belirten Tuna, çocuklar, ileri yaştaki bireyler ve bağışıklık sistemi zayıf olanların da risk grubunda yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğru sıcaklık ayarının en az filtre temizliği kadar önemli olduğuna dikkat çeken Tuna, dış ortam ile klima arasındaki sıcaklık farkının 6 ila 8 dereceyi geçmemesi gerektiğini ifade etti. Dışarıda hava sıcaklığının 35 derece olduğu bir günde klimanın 18 dereceye ayarlanmasının doğru olmadığını belirten Tuna, solunum sağlığı açısından 24 ila 26 derece aralığının ideal olduğunu, soğuk hava akımının doğrudan yüz ve göğüs bölgesine yönlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><img alt="Klima Aa" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/06/klima-aa.jpg" width="750" /></p>

<p>Gece klima açık şekilde uyumanın tek başına zararlı olmadığını ifade eden Tuna, ancak cihazın uzun süre düşük sıcaklıkta çalıştırılması ve hava akımının doğrudan kişiye gelmesinin sabah boğaz ağrısı, öksürük ve burun tıkanıklığı gibi şikayetlere neden olabileceğini söyledi. Zamanlayıcı özelliğinin kullanılması ve ortamın aşırı kurumasının önlenmesiyle daha sağlıklı bir uyku ortamı oluşturulabileceğini belirtti.</p>

<p><img alt="Klima Seçim" class="detail-photo img-fluid" height="440" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/06/klima-secim.jpg" width="750" /></p>

<p>Yaz aylarında solunum sağlığını korumak için klima filtrelerinin düzenli temizlenmesi, kapalı alanların sık sık havalandırılması, yeterli su tüketilmesi ve sigara dumanından uzak durulması gerektiğini vurgulayan Tuna, nefes darlığı, öksürük veya balgam şikayetlerinde artış yaşanması halinde vakit kaybetmeden bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmasını önerdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/klima-kac-derecede-calistirilmali-uzmandan-yaz-aylari-icin-kritik-tavsiyeler</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/klima-tassaruf.jpg" type="image/jpeg" length="95153"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hakkarili çiftçi hurda malzemelerle başladı, 6 seralık üretici oldu]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/hakkarili-ciftci-hurda-malzemelerle-basladi-6-seralik-uretici-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/hakkarili-ciftci-hurda-malzemelerle-basladi-6-seralik-uretici-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde yaşayan Tahir Artık, sosyal medyada izlediği seracılık videolarından ilham alarak hurda malzemelerle kurduğu ilk serasını zamanla büyüttü. Bugün altı serada salatalık üretimi yapan çiftçi, üretimini artırmak için destek bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde yaşayan Tahir Artık, sosyal medyada izlediği videolardan etkilenerek başladığı seracılıkta önemli bir başarı hikayesine imza attı. Hurda malzemelerle kurduğu ilk seradan elde ettiği verimin ardından üretimini büyüten Artık, bugün altı serada salatalık yetiştiriyor.</p>

<p><img alt="Hakkari'nin Yüksekova Ilçesinde Yaşayan Tahir Artık, (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/hakkarinin-yuksekova-ilcesinde-yasayan-tahir-artik-4.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Dedeler köyünde yaşayan Artık, 2023 yılında kendi imkanlarıyla hurda malzemeler ve tahtaları kullanarak kurduğu ilk serasında salatalık üretimine başladı. İlk hasattan aldığı verim üzerine bir yıl sonra iki sera daha kuran girişimci, ardından fabrikadan temin ettiği üç modern sera ile üretim alanını genişletti.</p>

<p><img alt="Hakkari'nin Yüksekova Ilçesinde Yaşayan Tahir Artık, (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/hakkarinin-yuksekova-ilcesinde-yasayan-tahir-artik-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Damla sulama sistemiyle donatılan altı serada ağırlıklı olarak salatalık üretimi yapan Artık, hasat ettiği ürünleri Yüksekova'daki market ve manavlara satarak ailesinin geçimini sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hakkari'nin Yüksekova Ilçesinde Yaşayan Tahir Artık, (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/hakkarinin-yuksekova-ilcesinde-yasayan-tahir-artik-3.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Seracılığa tamamen merakla başladığını anlatan Tahir Artık, salatalığın hem verimli hem de ekonomik açıdan kazançlı bir ürün olduğunu belirtti. Üretimi artırmak amacıyla budama çalışmalarına önem verdiklerini ifade eden Artık, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin de kendilerine teknik destek sağladığını söyledi.</p>

<p><img alt="Hakkari'nin Yüksekova Ilçesinde Yaşayan Tahir Artık, (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/hakkarinin-yuksekova-ilcesinde-yasayan-tahir-artik-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Gelecekte üretim yelpazesini genişletmek istediğini dile getiren Artık, domates, biber ve patlıcan üretimini artırmayı hedeflediğini ancak ekonomik imkanlarının buna yeterli olmadığını belirtti. Yetkililerden destek beklediğini ifade eden Artık, oluşturduğu hobi bahçelerinde ise lahana, çilek, domates ve biber yetiştirdiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/hakkarili-ciftci-hurda-malzemelerle-basladi-6-seralik-uretici-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/hakkarinin-yuksekova-ilcesinde-yasayan-tahir-artik-5.jpeg" type="image/jpeg" length="42198"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da yetişen rahvan atları büyük ilgi görüyor]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/diyarbakirda-yetisen-rahvan-atlari-buyuk-ilgi-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/diyarbakirda-yetisen-rahvan-atlari-buyuk-ilgi-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Hazro ilçesinde yaklaşık 25 aile, dedelerinden miras kalan at yetiştiriciliğini yaşatıyor. Türkiye'nin dört bir yanında düzenlenen rahvan at yarışlarında önemli dereceler elde eden yetiştiriciler, şimdi ilçeye modern bir yarış pisti kazandırılmasını istiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır'ın Hazro ilçesinde yaşayan yaklaşık 25 aile, kuşaktan kuşağa aktarılan at yetiştiriciliği geleneğini yaşatmaya devam ediyor. Kırsal Hürriyet Mahallesi'ne bağlı Bağlar Küme Evleri'nde yetiştirilen rahvan atları, Türkiye'nin farklı illerinde düzenlenen yarışlarda elde ettikleri derecelerle adından söz ettiriyor.</p>

<p>Yaklaşık beş yıldır Bursa, Gaziantep, Erzurum, Osmaniye, Adıyaman, Mardin, Ordu ve Samsun başta olmak üzere birçok ilde düzenlenen rahvan at yarışlarına katılan yetiştiriciler, kazandıkları kupalarla hem ilçelerini tanıtıyor hem de geleneksel at kültürünü yaşatıyor.</p>

<p>Çocukluğundan bu yana atlarla iç içe olduğunu belirten 53 yaşındaki yetiştirici ve binici Orhan Ömeroğlu, rahvan yarışlarının son yıllarda daha fazla ilgi görmeye başladığını söyledi. Katıldığı çok sayıda organizasyonda derece elde ettiğini ifade eden Ömeroğlu, yarışların kendilerine yalnızca başarı değil, dostluklar da kazandırdığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diyarbakır'ın Hazro Ilçesinde Yaşayan Yaklaşık 25 Aile, Kuşaktan Kuşağa Aktarılan At Yetiştiriciliği Geleneğini Yaşatmaya Devam Ediyor. (1)" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/diyarbakirin-hazro-ilcesinde-yasayan-yaklasik-25-aile-kusaktan-kusaga-aktarilan-at-yetistiriciligi-gelenegini-yasatmaya-devam-ediyor-1.jpg" width="1200" /></p>

<p>Derece alan atların değerinin önemli ölçüde arttığını belirten Ömeroğlu, iyi bir yarış atının ödüller kazandıkça değerinin katlandığını ifade ederek, bu başarının bölgedeki yetiştiriciliğe de katkı sunduğunu söyledi.</p>

<p>Hazrolu yetiştiriciler, ilçede modern bir yarış pisti kurulmasını da talep ediyor. Böyle bir tesisin hem yarışlara hazırlık sürecini kolaylaştıracağını hem de Türkiye'nin farklı illerinden sporcuları ilçeye çekerek bölgenin tanıtımına katkı sağlayacağını belirtiyor.</p>

<p>At yetiştiricisi Şeref Ömeroğlu, rahvan yarışlarında sık sık derece elde ettiklerini belirterek, "At sevgisi bambaşkadır. Yarışlara hazırlanabilmek için bir sahaya ihtiyacımız var. Böyle bir tesis yapılırsa Türkiye'nin dört bir yanından yarışmacılar Hazro'ya gelebilir." dedi.</p>

<p>Uğur Ömeroğlu ise at yetiştiriciliğinin ailelerinden kendilerine kalan en önemli miraslardan biri olduğunu belirterek, bu kültürü gelecek nesillere aktarmakta kararlı olduklarını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/diyarbakirda-yetisen-rahvan-atlari-buyuk-ilgi-goruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 19:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/diyarbakirin-hazro-ilcesinde-yasayan-yaklasik-25-aile-kusaktan-kusaga-aktarilan-at-yetistiriciligi-gelenegini-yasatmaya-devam-ediyor-2.jpg" type="image/jpeg" length="49547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya'dan Muş’a gelin geldi]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/rusyadan-musa-gelin-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/rusyadan-musa-gelin-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversite eğitimi için gittiği Rusya'da tanıştığı Polina Galimovı ile evlenme kararı alan Muşlu Asım Sönmez, memleketinde düzenlenen düğünle mutluluğa "evet" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muşlu Asım Sönmez ile Rusya vatandaşı Polina Galimovı, Muş'ta düzenlenen düğün töreniyle dünyaevine girdi. Üniversite eğitimi sırasında Rusya'da tanışan çift, yaklaşık dört yıl süren birlikteliklerini evlilikle taçlandırdı.</p>

<p>Muş'taki bir düğün salonunda gerçekleştirilen törene aileleri, yakınları ve davetliler katıldı. Çift, mutlu günlerinde kendilerini yalnız bırakmayan misafirleriyle bu özel anı paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düğünün ardından açıklamalarda bulunan damat Asım Sönmez, yaklaşık dört yıldır birlikte olduklarını belirterek, "Güzel bir birlikteliğimiz oldu. Daha sonra evlenmeye karar verdik. Bugün de bu güzel yolculuğumuzu evlilikle taçlandırdık. Çok mutluyuz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye'ye gelin geldiği için büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Polina Galimovı ise kültürel farklılıkların kendileri için bir engel olmadığını söyledi. Galimovı, "Kültürlerimiz elbette farklı ancak buna alışıyoruz. Burada kendimi çok mutlu hissediyorum. Her şey çok güzel." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/rusyadan-musa-gelin-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/universite-egitimi-icin-gittigi-rusyada-tanistigi-polina-galimovi-ile-evlenme-karari-alan-muslu-asim-sonmez-memleketinde-duzenlenen-dugunle-mutluluga-evet-dedi.jpeg" type="image/jpeg" length="13402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz tatilinde rutini bozulan çocuklar için uzmanından uyarılar]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/yaz-tatilinde-rutini-bozulan-cocuklar-icin-uzmanindan-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/yaz-tatilinde-rutini-bozulan-cocuklar-icin-uzmanindan-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Yusuf Ziya Tavil, yaz tatilinde çocukların aynı oyunu oynamak ya da aynı videoyu izlemek istemesinin her zaman inatçılık anlamına gelmediğini belirterek, ailelerin davranışların altında yatan nedenleri doğru değerlendirmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz tatilinde değişen günlük rutinler, özellikle bazı çocuklar için uyum sürecini zorlaştırabiliyor. Biruni Üniversitesi Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ziya Tavil, çocukların sürekli aynı etkinliği yapmak istemesi ya da değişikliklere tepki göstermesinin her zaman inatçılık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Biruni Üniversitesi Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ziya Tavil" class=" detail-photo img-fluid" height="473" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/biruni-universitesi-ozel-egitim-ogretmenligi-bolumu-ogretim-uyesi-prof-dr-yusuf-ziya-tavil.jpg" width="500" /></p>

<p>Prof. Dr. Tavil, özellikle özel gereksinimli çocukların değişen rutinlere uyum sağlamakta daha fazla güçlük yaşayabileceğini ifade ederek, ailelerin çocuğun davranışını yalnızca "inat" olarak görmek yerine, bu davranışın altında yatan ihtiyacı anlamaya çalışmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Yaz tatili boyunca çocukların tekrarlayan davranışlarının dikkatle gözlemlenmesi gerektiğini belirten Tavil, bazı çocukların kendilerini güvende hissettikleri etkinlikleri tekrar tekrar yapmak isteyebileceğini söyledi. Aynı oyuncağı seçmek, aynı çizgi filmi izlemek ya da her gün aynı saatte aynı etkinliği yapmak istemenin çocuk için öngörülebilirlik ve güven duygusunu temsil edebileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tatil döneminde günlük düzenin aniden değişmesinin çocuklarda çeşitli tepkilere yol açabileceğine dikkat çeken Tavil, ailelere çocuklarını değişime önceden hazırlamalarını önerdi. Gidilecek yerin, yapılacak etkinliklerin ve günlük programdaki değişikliklerin önceden anlatılmasının uyum sürecini kolaylaştıracağını dile getirdi.</p>

<p>Ailelerin her tekrarlayan davranışı ortadan kaldırmaya çalışmasının doğru olmadığını belirten Tavil, önemli olanın bu davranışın çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğini değerlendirmek olduğunu söyledi.</p>

<p>Çocuğu alıştığı etkinlikten tamamen uzaklaştırmak yerine yeni deneyimlerin mevcut rutine kademeli olarak eklenmesini tavsiye eden Tavil, "Artık bunu oynamayacaksın" demek yerine sevdiği etkinliğin ardından kısa süreli yeni aktiviteler planlanmasının daha sağlıklı bir yöntem olduğunu ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Yusuf Ziya Tavil, çocukların davranışlarının çoğu zaman bir mesaj taşıdığına işaret ederek, sürekli aynı şeyi yapmak istemelerinin "inat ediyorum" değil, "Ne olacağını bilmek istiyorum" anlamına gelebileceğini belirtti. Tavil, davranışların doğru okunmasının hem aile içi çatışmaları azaltacağını hem de çocukların yeni durumlara uyum becerilerini geliştireceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/yaz-tatilinde-rutini-bozulan-cocuklar-icin-uzmanindan-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2025/12/sosyal-medya-aa.jpg" type="image/jpeg" length="34239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'deki genç nüfus açıklandı, 117 ülke geride kaldı]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/turkiyedeki-genc-nufus-aciklandi-117-ulke-geride-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/turkiyedeki-genc-nufus-aciklandi-117-ulke-geride-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre Türkiye'de 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 708 bine ulaştı. Bu rakam, dünyanın 194 ülkesinden 117'sinin toplam nüfusundan daha fazla olurken, Türkiye genç nüfus sayısında Avrupa'nın da zirvesinde yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, sahip olduğu 12,7 milyonluk genç nüfusuyla dünyanın birçok ülkesini geride bırakarak dikkat çekici bir demografik avantaja sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkelerin toplam nüfusları içerisinde 15-24 yaş aralığı genç nüfus olarak kabul edilirken, Türkiye bu alanda Avrupa'nın en genç ülkesi olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Dünya genelinde yaklaşık 8,2 milyarlık nüfusun 1 milyar 283 milyonunu 15-24 yaş grubundaki gençler oluşturuyor. Böylece genç nüfus, dünya nüfusunun yüzde 15,6'sına karşılık geliyor. Türkiye'de ise 86,1 milyonluk nüfusun 12 milyon 708 bin 348'i gençlerden oluşurken, bu kesim toplam nüfusun yüzde 14,8'ini oluşturuyor.</p>

<p>Türkiye'nin sahip olduğu 12,7 milyonluk genç nüfus, dünya genelindeki 194 ülkenin 117'sinin toplam nüfusunu geride bırakıyor. Genç nüfus sayısı, toplam nüfusları Türkiye'nin gençlerinden daha az olan ülkeler arasında 12,3 milyon nüfuslu Tunus, 11,3 milyon nüfuslu Birleşik Arap Emirlikleri ve 10,4 milyon nüfuslu Portekiz de bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa'da da genç nüfus bakımından ilk sırada yer alan Türkiye'yi, 8,3 milyon gençle Birleşik Krallık, 8 milyon gençle Almanya ve 6 milyon gençle İtalya takip ediyor. Türkiye'nin genç nüfusu ayrıca Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin 19'unun toplam nüfusunu da geride bırakıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/turkiyedeki-genc-nufus-aciklandi-117-ulke-geride-kaldi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/06/van-halk-goruntu-vanhaber-2.jpeg" type="image/jpeg" length="10840"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havuza girmeden önce bunu mutlaka yapın! Uzmandan hayati tavsiyeler]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/havuza-girmeden-once-bunu-mutlaka-yapin-uzmandan-hayati-tavsiyeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/havuza-girmeden-once-bunu-mutlaka-yapin-uzmandan-hayati-tavsiyeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, yaz döneminde çocukların havuz keyfini güvenli şekilde yaşayabilmesi için havuz hijyenine dikkat edilmesi, kişisel temizlik kurallarına uyulması ve herhangi bir enfeksiyon belirtisi görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte çocuklar yüzme havuzlarını daha sık kullanıyor. Uzmanlar hijyen kurallarına uyulmayan ve düzenli denetlenmeyen havuzların çeşitli enfeksiyon hastalıklarına davetiye çıkarabileceğini bildiriyor.</p>

<p>İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Dilek Yılmaz da, yaz aylarında havuz kullanımının artmasıyla birlikte çocuklarda enfeksiyon riskinin de yükseldiğini belirtiyor. Yılmaz yaptığı açıklamada, hijyen kurallarına uyulmayan havuzların ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda aileleri uyarıyor.</p>

<p><img alt="İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Dilek Yılmaz" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/izmir-sehir-hastanesi-cocuk-enfeksiyon-hastaliklari-klinigi-egitim-sorumlusu-prof-dr-dilek-yilmaz.webp" width="542" /></p>

<p>Prof. Dr. Yılmaz, kirli havuzların çocuklarda idrar yolu enfeksiyonları, bağırsak enfeksiyonları, göz enfeksiyonları, dış kulak yolu enfeksiyonları ve çeşitli cilt enfeksiyonlarına neden olabileceğini belirtti.</p>

<p>Bazı enfeksiyonların ağır seyredebileceğine dikkat çeken Yılmaz, özellikle dirençli bakterilerin yol açtığı idrar yolu enfeksiyonları, şiddetli ishal vakaları ve ciddi cilt enfeksiyonlarında çocukların hastaneye yatırılarak tedavi edilmek zorunda kalabildiğini ifade etti.</p>

<p>Ailelerin çocuklarını yalnızca hijyen kurallarına uygun şekilde işletilen ve düzenli olarak denetlenen havuzlara götürmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, küçük yaştaki çocukların havuz suyunu istemeden yutabildiğini hatırlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Yılmaz, "Havuz sularının yutulmaması gerektiğini anne ve babalar çocuklarına mutlaka anlatmalı. Ayrıca çocukların havuza girmeden önce ve çıktıktan sonra duş almaları sağlanmalı. Özellikle dış kulak yolu enfeksiyonlarını önlemek için kulakların iyice kurulanması büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İshal şikayeti bulunan çocukların tamamen iyileşmeden havuza girmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, bu durumun hem çocuğun sağlığını olumsuz etkileyebileceğini hem de diğer kullanıcılar açısından enfeksiyon riskini artırabileceğini söyledi.</p>

<p>Yaz aylarında serinlemek amacıyla süs havuzları veya denetlenmeyen su birikintilerine girilmemesi gerektiği uyarısında da bulunan Yılmaz, bu alanların enfeksiyon açısından ciddi risk taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/havuza-girmeden-once-bunu-mutlaka-yapin-uzmandan-hayati-tavsiyeler</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/06/yuzme-havuz.jpeg" type="image/jpeg" length="21830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklara karşı hayati uyarı! Sağlık Bakanlığı tek tek açıkladı]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/asiri-sicaklara-karsi-hayati-uyari-saglik-bakanligi-tek-tek-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/asiri-sicaklara-karsi-hayati-uyari-saglik-bakanligi-tek-tek-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava nedeniyle yurttaşları uyararak; yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme ve besin güvenliğine dikkat edilmesi gerektiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında artan hava sıcaklığı ve nemin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine karşı yurttaşlara önemli uyarılarda bulundu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, sıcaklık ve nemin artmasıyla birlikte vücut ısısının yükseldiği, metabolizmanın bu duruma uyum sağlamaya çalıştığı ve aşırı terlemeye bağlı olarak sıvı ile mineral kayıplarının yaşanabildiği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, sıvı kaybına bağlı olarak bayılma hissi, baş dönmesi, halsizlik ve bulantı gibi sağlık sorunlarının görülebileceği belirtilirken, kronik hastalığı bulunanlar, küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki bireyler, hamileler ile açık alanda çalışanların sıcak havalardan daha fazla etkilendiğine dikkat çekildi.</p>

<p>Bakanlık, yaz döneminde sağlığın korunması için yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülmesi, gün boyunca düzenli sıvı tüketilmesi ve besin güvenliği kurallarına uyulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Su içme" class="detail-photo img-fluid" height="736" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/11/su.png" width="1233" /></p>

<p>Açıklamada, susamayı beklemeden gün boyunca düzenli olarak su içilmesi gerektiği belirtilerek, günlük su ihtiyacının vücut ağırlığının her kilogramı için yaklaşık 35 mililitre olduğu ifade edildi. Buna göre yetişkin bir bireyin günde ortalama 2,5 ila 3 litre su tüketmesi önerildi.</p>

<p>Sıvı ihtiyacının karşılanmasında çay, kahve ve gazlı içecekler yerine yarım yağlı süt, ayran ve meyve suyu gibi içeceklerin tercih edilmesi tavsiye edilirken, egzersiz yapan kişilerin de terleme ile kaybettikleri sıvıyı yeterli miktarda su tüketerek yerine koymaları gerektiği belirtildi.</p>

<p>Aşırı sıcaklardan korunmak için bol, hafif ve açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesi, serinlemek amacıyla ılık duş alınması ve sıcağa bağlı rahatsızlık belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği ifade edildi.</p>

<p><img alt="Sağlıklı Beslenme4" class="detail-photo img-fluid" height="555" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/12/saglikli-beslenme4.jpeg" width="904" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beslenme konusunda da uyarılarda bulunan Bakanlık, kahvaltılarda az yağlı peynir, zeytin ve taze sebzelerin tercih edilmesini önerdi. Kafein içeren içecekler yerine süt, meyve suyu ile ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylarının tüketilmesinin daha sağlıklı olacağı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca yağlı yiyecekler, kızartmalar ve hamur işlerinden mümkün olduğunca uzak durulması gerektiği vurgulanırken, yemeklerin haşlama, ızgara, kendi suyunda ya da az suda pişirme yöntemleriyle hazırlanmasının daha sağlıklı olduğu kaydedildi. Meyve ve sebze tüketiminin artırılması, tam buğday ekmeği, bulgur ve yulaf gibi lif oranı yüksek besinlerin tercih edilmesi, ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyveli tatlılar ve dondurmanın tüketilmesi önerildi.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında besin zehirlenmelerinin daha sık görüldüğüne de dikkat çekerek, açıkta satılan gıdaların tüketilmemesi, et, süt, yumurta ve balık gibi kolay bozulan besinlerin uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini bildirdi. Besinlerin hazırlanması, pişirilmesi ve saklanması sırasında hijyen kurallarına uyulmasının, gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesinde büyük önem taşıdığı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/asiri-sicaklara-karsi-hayati-uyari-saglik-bakanligi-tek-tek-acikladi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/sicak-havalar-aa-8.jpeg" type="image/jpeg" length="71448"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin genç nüfusta dünya sıralaması açıklandı]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/turkiyenin-genc-nufusta-dunya-siralamasi-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/turkiyenin-genc-nufusta-dunya-siralamasi-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in "Dünya Nüfus Günü 2026" bültenine göre Türkiye, 86,1 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık 18'inci ülkesi oldu. Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranı Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde yer alırken, doğurganlık hızı dünya ortalamasının altında kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "Dünya Nüfus Günü 2026" bültenini yayımladı. Birleşmiş Milletler (BM) nüfus tahminlerine dayanan verilere göre, Türkiye 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünyanın en kalabalık 18'inci ülkesi konumunda bulunuyor.</p>

<p>2025 yılı ortası itibarıyla dünya nüfusunun 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaşacağı tahmin edilirken, en kalabalık ülke 1,46 milyar nüfusla Hindistan oldu. Hindistan'ı Çin ve ABD izlerken, Türkiye ise dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ini oluşturdu.</p>

<p><img alt="1-131" class="detail-photo img-fluid" height="454" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2026/07/1-131.png" width="795" /></p>

<p><strong>Çocuk ve genç nüfusta AB ortalamasının üzerinde</strong></p>

<p>Verilere göre Türkiye'de 0-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 24,8 olarak hesaplandı. Bu oran dünya ortalaması olan yüzde 29,3'ün altında kalsa da Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti.</p>

<p>15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfus oranı ise Türkiye'de yüzde 14,8 oldu. Dünya ortalaması yüzde 15,6 olarak belirlenirken, Türkiye bu alanda da AB ülkelerinin tamamını geride bıraktı.</p>

<p><img alt="Emekli Zammı Van Haber-1" class="detail-photo img-fluid" height="542" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/11/emekli-zammi-van-haber-1.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>Yaşlı nüfus dünya ortalamasının üzerinde</strong></p>

<p>Türkiye'de 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı yüzde 11,1 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye'nin yaşlı nüfus oranı, yüzde 10,4 olan dünya ortalamasının üzerine çıkarken, Avrupa Birliği ülkelerinin yaşlı nüfus oranlarının ise altında kaldı.</p>

<p><strong>Doğurganlık hızı dünya ortalamasının altında</strong></p>

<p>BM verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak öngörülürken, Türkiye'de bu oran 1,42 çocukta kaldı.</p>

<p>Türkiye'nin doğurganlık hızı dünya ortalamasının altında olmasına rağmen, Avrupa Birliği'ndeki birçok ülkeye göre daha yüksek seviyede bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yaşam süresi dünya ortalamasından yüksek</strong></p>

<p>Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi hem erkeklerde hem de kadınlarda dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Verilere göre erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak hesaplandı. Dünya ortalaması ise erkeklerde 70,9 yıl, kadınlarda 76,2 yıl seviyesinde bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/turkiyenin-genc-nufusta-dunya-siralamasi-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/06/van-halk-goruntu-vanhaber-3.jpeg" type="image/jpeg" length="43329"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı açıkladı: Son dönemde martıların sayısı neden arttı?]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/uzmani-acikladi-son-donemde-martilarin-sayisi-neden-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/uzmani-acikladi-son-donemde-martilarin-sayisi-neden-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, İstanbul'da son günlerde sıkça duyulan martı seslerinin üreme döneminde yuvadan yeni ayrılan yavrulardan kaynaklandığını, şehirde kolay ulaşılabilen besin kaynaklarının ise martı popülasyonunu artırdığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da özellikle sahil kesimlerinde son haftalarda artan martı seslerinin nedeni açıklandı. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Dr. Ergün Bacak, seslerin büyük ölçüde yuvadan yeni ayrılan yavru martılardan kaynaklandığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Martıların nisan ve mayıs aylarında yumurtladığını belirten Bacak, yumurtadan çıkan yavruların yaklaşık 40 ila 50 gün sonra uçmaya başladığını ifade etti.</p>

<p>Yavruların uçmayı ve beslenmeyi yeni öğrendiğini anlatan Bacak, "Yavrular ebeveynlerinden yiyecek istemek için sık sık yüksek sesle ötüyor. Hem yavruların hem de onları besleyen erişkinlerin aynı bölgede bulunması nedeniyle özellikle çatılar ve sahil çevresinde gürültü daha belirgin hale geliyor." dedi.</p>

<p><strong>Çatılar yeni yuvalama alanı oldu</strong></p>

<p>Dr. Bacak, İstanbul'da martı popülasyonunun son yıllarda gözle görülür şekilde arttığını belirterek, bunun en önemli nedenlerinden birinin doğal yaşam alanlarının azalması olduğunu söyledi.</p>

<p>Martıların geçmişte adalar ve kayalık alanlarda yuvalandığını hatırlatan Bacak, şehirleşmeyle birlikte güvenli buldukları bina çatılarını tercih etmeye başladıklarını ifade etti.</p>

<p><strong>Çöpler ve mama bırakılması etkili oluyor</strong></p>

<p>Martıların beslenme alışkanlıklarının da değiştiğine dikkat çeken Bacak, eskiden ağırlıklı olarak denizden avladıkları balıklarla beslenen martıların artık çöplerden ve sokak hayvanları için bırakılan mamalardan kolayca beslenebildiğini söyledi. Kolay ulaşılabilen besin kaynaklarının martıların daha iyi beslenmesini sağladığını belirten Bacak, bunun üreme başarısını artırdığını ve yavruların hayatta kalma oranını yükselttiğini kaydetti.</p>

<p>Öte yandan insan kaynaklı besin bolluğunun yalnızca martıları değil, kargaları da etkilediğini belirten Bacak, şehirleşme nedeniyle doğan ve kartal gibi doğal yırtıcıların yaşam alanlarının daralmasının da martı popülasyonunun kontrolünü zorlaştırdığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/uzmani-acikladi-son-donemde-martilarin-sayisi-neden-artti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/06/inci-kefali-yilan-marti8.jpeg" type="image/jpeg" length="45533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arkadaşı 400 bin lira emanet etti, eşi yanlışlıkla çöpe attı]]></title>
      <link>https://www.vanhaber.tr/arkadasi-400-bin-lira-emanet-etti-esi-yanlislikla-cope-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanhaber.tr/arkadasi-400-bin-lira-emanet-etti-esi-yanlislikla-cope-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de kuyumcu Mehmet Güneş'in evde unuttuğu ve içinde 400 bin lira bulunan poşet, eşi tarafından yanlışlıkla çöpe atıldı. Yaklaşık 15 ton atığın arasında yapılan aramaların ardından güvenlik kameraları sayesinde para, mahalledeki çöp konteynerinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Karabağlar ilçesinde yaşanan olay, hem büyük bir paniğe hem de mutlu sona sahne oldu. Kuyumculuk yapan 43 yaşındaki Mehmet Güneş'e, bir arkadaşı altın almak üzere ertesi gün kullanmak için emanet olarak 400 bin lira teslim etti. Güneş, parayı eve götürerek mutfağa bıraktı ancak durumu eşine söylemeyi unuttu.</p>

<p>Paradan habersiz olan eşi ise poşeti çöp sanarak evdeki diğer atıklarla birlikte mahalledeki çöp konteynerinin yanına bıraktı. Ertesi gün arkadaşı parayı almaya geldiğinde durum ortaya çıktı. Eşinin "Ben onu çöpe attım." demesi üzerine büyük şok yaşayan Mehmet Güneş, belediye ekiplerinden yardım istedi.</p>

<p>İlk olarak çöplerin toplandığı atık merkezine giden Güneş ve arkadaşları, yaklaşık 15 ton atığın arasında uzun süre arama yaptı ancak herhangi bir sonuca ulaşamadı.</p>

<p>Bunun üzerine mahallede bulunan yedi farklı güvenlik kamerasının kayıtlarını inceleyen Güneş, temizlik görevlilerinin konteyneri boşalttıktan sonra yerde duran poşeti kamyon yerine yeniden konteynerin içine attığını fark etti. Hemen mahalledeki çöp konteynerine giden Güneş, çöplerin arasında yaptığı aramada içinde 400 bin lira bulunan poşeti buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşadığı paniği anlatan Mehmet Güneş, paranın kendisine emanet olduğunu belirterek, "Eşim parayı çöpe attığını söyleyince başımızdan kaynar sular döküldü. 15 ton çöpün içinde saatlerce arama yaptık. Daha sonra kamera kayıtlarını izleyince poşetin konteynerin içinde kaldığını gördük. Konteyneri karıştırınca parayı bulduk. Helal paraymış, geri geldi." dedi.</p>

<p>Yaşadığı olayın ardından büyük bir rahatlama yaşadığını ifade eden Güneş, "Rabb'im kimseye böyle bir sıkıntıyı yaşatmasın. Bir anda büyük üzüntü, ardından büyük sevinç yaşadık." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Toplum Yaşam</category>
      <guid>https://www.vanhaber.tr/arkadasi-400-bin-lira-emanet-etti-esi-yanlislikla-cope-atti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanhabertr.teimg.com/crop/1280x720/vanhaber-tr/uploads/2026/07/yanlislikla-cope-atilan-400-bin-lira-son-anda-bulundu.png" type="image/jpeg" length="25873"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
