Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, hem iddianameye hem de çözüm sürecine ilişkin yürütülen tartışmalara dair değerlendirmelerde bulundu.
“Gizli tanık ‘Meşe’ dosyadan çıkarılmış, yerine ‘İlke’ konmuş”
Özel, iddianamenin ortaya çıkmasının ardından savcılığın gizli tanık sürecine ilişkin ciddi çelişkiler bulunduğunu öne sürdü. Soruşturma aşamasında “Meşe” kod adlı gizli tanığın beyanlarının sorgulamalarda kullanıldığını hatırlatan Özel, iddianamede bu kişinin hiç yer almadığını belirtti.
Özel, savcılığın yeni bir gizli tanık olan “İlke”yi dosyaya dahil ettiğini belirterek, gizli tanık değişimini “oyuncu değişikliği” olarak nitelendirdi ve “Gerçek kişilerin beyanları üzerinden yürütülen bir süreçte tanık değişimiyle iddia oluşturulamaz” dedi.
“İddiaların hiçbiri kanıtlanmamış; telefon, para, teknik takip yok”
Soruşturma sürecinde kamuoyuna yansıyan ‘bin 200 telefon’, ‘para dolu çantalar’, ‘teknik takip’ gibi iddiaların iddianamede bulunmadığını söyleyen Özel, yaz ayları boyunca bu iddiaların siyasi kampanya malzemesi hâline getirildiğini ifade etti.
“Tutuksuz yargılama ve TRT’den canlı yayın Türkiye’yi rahatlatır”
CHP lideri, İmamoğlu ve dava kapsamındaki diğer isimlerin tutuksuz yargılanması gerektiğini belirtirken, duruşmaların TRT’de canlı yayınlanmasının davaya ilişkin tartışmaları şeffaflaştıracağını söyledi. Özel, “En azından iddianame ve savunmalar kamuoyunun önünde okunmalıdır” dedi.
“İddianamenin başında Erdoğan’ın siyasi sloganı var”
Özel, iddianamenin giriş bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ahtapotun kolları” söylemine atıf yapıldığını belirterek, bunun savcılık tarafından siyasi değerlendirme yapıldığı anlamına geldiğini savundu. Dava sürecinin “siyasi baskı taşıdığı” iddiasını yineleyen Özel, “Sayın Erdoğan ‘Bu dava siyasi değil’ diyor ama iddianameye bakınca durum farklı” ifadelerini kullandı.
Bahçeli ve yeni çözüm süreci tartışmaları
Özel ayrıca, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin son açıklamalarını değerlendirerek, Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik mesajlar verdiğini söyledi. Özel’in, “Erdoğan bugün yaptığı konuşmada ne ‘ada’ dedi ne ‘İmralı’. MHP’ye derinliği ölçtürüp kendisi kenarda durmak istiyor” sözleri dikkat çekti.
Özel, geçmişte yürütülen çözüm süreci dönemine atıfta bulunarak, sorumluluğun devlet kurumları üzerinden yürüdüğünü, bu kez Cumhurbaşkanı’nın sürecin her aşamasında sorumluluk alması gerektiğini belirtti:
“Bir süreç yürüyecek, bu sürecin içinde derenin derinliğini MHP’ye ölçtürecek. Kendi hem bu sürecin çözümünden menfaat bekleyecek, hem de bırak elini taşın altına sokmayı tamamen kendisini buradan kenara çekecek geçmişte olduğu gibi. ‘Oslo görüşmelerini devlet yapıyordu, duble yolları AK Parti.’ Öyle mi? Böyle konforlu bir siyaset alanı bitti Tayyip Bey’in. Bilsin. Öyle Oslo görüşmelerini devletimizin yapıp, duble yolları AK Parti’nin yaptığı konfor alanından çıktık artık. Sorumluluk alacak, bu ülkeyi yönetiyorsa sorumluluk alacak.”
“Deprem bölgesi bir övünç değil, utanç tablosu”
Açıklamasında deprem bölgesindeki konut sorununa da değinen Özel, aradan geçen üç yıla rağmen yüz binlerce depremzedenin hâlen konteynerlerde yaşadığını hatırlattı ve “Verilen sözler tutulmadı” dedi.



