AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, deprem bölgesinin kısa süre içerisinde toparlandığını vurgulayarak, milletin dayanışma gücünün ve devletin kapasitesinin bir kez daha ortaya konulduğunu ifade etti.
Depremin ardından devlet ve hükümetin tüm kurumlarıyla yoğun bir faaliyet yürüttüğünü belirten Çelik, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de ilk andan itibaren zorlu şartlara rağmen arama kurtarma çalışmalarına katıldığını söyledi. Hasar gören havaalanları ve kapanan yollar nedeniyle büyük bir mücadele verildiğini dile getiren Çelik, sivil toplum kuruluşlarının da sahada önemli katkılar sunduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın süreci yakından takip ettiğini belirten Çelik, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un da çalışmaların büyük bölümünü bölgede yürüttüğünü aktardı. Çelik, “Bugün gelinen noktada, bütün ekiplerin ve vatandaşlarımızın emeğiyle önemli bir başarı elde edilmiştir.” dedi.
Deprem sürecinde dezenformasyonla da mücadele edildiğini ifade eden Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yıl dönümünde kullandığı dili eleştirerek, “CHP yönetiminin söylemi bu yıl dönümünde bir kez daha enkaz altında kalmıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
DEM Parti’ye yanıt
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, deprem bölgesinde yardımların mezhep ya da inanca göre dağıtıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, bu söylemleri “çok büyük bir iftira” olarak nitelendirdi. Çelik, sahada bulunmamış kişilerin provokatif amaçlarla bu tür iddiaları gündeme getirdiğini savunarak, yardımların ilk andan itibaren ihtiyaç önceliğine göre ve ayrım gözetilmeksizin ulaştırıldığını ifade etti. İddiaların detaylı şekilde incelendiğini belirten Çelik, tamamının asılsız olduğunun ortaya çıktığını söyledi.
Mezhepçilik üzerinden yürütülen söylemleri eleştiren Çelik, bütün mezheplerin ve toplumsal aidiyetlerin saygıdeğer olduğunu vurgulayarak, ayrıştırıcı dilin yanlış ve zararlı olduğunu dile getirdi.
Tülay Hatimoğulları: "Alevi bölgelerine üvey evlat muamelesi yaptılar"
Söz konusu açıklamalar, DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları’nın 5 Şubat’ta yaptığı değerlendirmelerin ardından geldi. Hatimoğulları, deprem sürecinde özellikle Alevi nüfusun yoğun yaşadığı bölgelerin ihmal edildiğini öne sürmüş, yardımların mezhep ve siyasi yakınlıklara göre dağıtıldığını savunmuştu. Hatimoğulları, deprem sonrası Hatay ve Adıyaman başta olmak üzere birçok bölgede barınma, sağlık ve eğitim sorunlarının devam ettiğini belirterek, yüz binlerce yurttaşın hâlâ konteynerlerde yaşadığını ifade etmişti.
Çelik, bu tür söylemlerin provokatif olduğunu savunarak, sahada yardımların ilk mağdura ve ilk ihtiyaç sahibine ulaştırılması için büyük bir özveriyle çalışıldığını ifade etti. İddiaların incelendiğini ve gerçeği yansıtmadığını belirten Çelik, mezhepçilik üzerinden yapılan ayrıştırıcı dilin yanlış olduğunu söyledi.
"Suriye'de tek ordu- tek millet önemli"
Öte yandan Suriye konusunda “tek millet, tek ordu” anlayışının önemine dikkat çeken Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımız Suriye konusunu ele alırken Suriye’deki istikrara verdiği önemi, tek millet ve tek ordu anlayışının ülke açısından taşıdığı kıymeti bir kez daha değerlendirmiştir." ifadelerini kullandı.
“Maksimalist yaklaşımlar etrafında şekillenmeye çalışan söylemler olmakla birlikte bir yandan terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefinin ortaya koyduğumuz ilkeler çerçevesinde ilerlemesi söz konusudur. Buna dönük olarak dezenformasyonlar, maksimalist yaklaşımlar, çerçevenin dışına taşmaya çalışan aşırı söylemler, odağımızı kaybettirmeye yani terör örgütünün feshi ve silah bırakması hedefini sulandırmaya dönük bazı yanlış yaklaşımlar ya da ırkçı söylemler zaman zaman ortaya çıkabilmektedir. Bunlara gerektiği yerde gerekli cevaplar verilir ancak odağımızı kaybetmeyeceğiz, manipülasyon ve provokasyonun bizi yolumuzdan geri çevirmesine müsaade etmeyeceğiz.
Sayın Cumhurbaşkanımız Suriye konusunu ele alırken Suriye’deki istikrara verdiği önemi, tek millet ve tek ordu anlayışının ülke açısından taşıdığı kıymeti bir kez daha değerlendirmiştir. Suriye’nin kuzeydoğusunda yerleşik terör örgütünün faaliyetlerinin bertaraf edilmesiyle birlikte terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin önemli bir engelden kurtulduğunu, önümüzdeki dönemde Suriye’nin birlik ve bütünlük içerisinde Arapların, Kürtlerin ve Türkmenlerin ortak kazananlar olduğu bir çerçevede yoluna devam edeceğini ifade etmişlerdir.
İran’a dış müdahalenin yanlış olacağını belirten Çelik, sorunların müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini ifade etti. Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin yakından takip edildiğini belirten Çelik, Türkiye’nin diplomasi ve barıştan yana tutumunu sürdüreceğini kaydetti.”




