Yeniden Refah Partisi genel başkan yardımcısının bulunduğu makam aracı kaza yaptı: 3 yaralı
Yeniden Refah Partisi genel başkan yardımcısının bulunduğu makam aracı kaza yaptı: 3 yaralı
İçeriği Görüntüle

Günümüz dünyasında sosyal ve ekonomik yapının hızla değişmesi, bireylerin evlilik kurumuna bakış açısını da farklı bir boyuta taşıdı. Eskiden "bir yastıkta kocamak" ülküsüyle çıkılan yollar, şimdilerde yerini bireysel mutluluk ve duygusal tatmin arayışına bırakmış durumda.

Artan boşanma oranları sadece hukuki bir süreç değil, aynı zamanda sosyolojik bir dönüşümün habercisi olarak değerlendiriliyor. Konuyla ilgili merak edilenleri, aile yapısındaki bu değişimi ve çocukların bu süreçteki konumunu Çaldıran Belediyesi bünyesinde görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Nursel Tüz ile konuştuk.

Whatsapp Image 2026 02 08 At 11.35.02
Sosyal Hizmet Uzmanı Nursel Tüz

Değişen kültürel kodlar ve bireyselleşme

Boşanma davalarındaki artışın tek bir nedene bağlanamayacağını belirten Nursel Tüz, toplumsal yapının geçirdiği evrime dikkat çekti. Tüz, modernleşmenin getirdiği yeni değer yargılarını şu sözlerle ifade etti:

"Bireyselleşmenin ve ekonomik bağımsızlığın artması, insanların sosyal haklara erişiminin kolaylaşması boşanma oranlarını etkileyen temel unsurlardır. Geçmişten günümüze gelen kültürel kodlar değişiyor. Eskiden sevginin ve değerli hissetmenin tanımı farklıyken, günümüzde duygusal tatmin, saygı, eşitlik ve mutluluk gibi kavramlar birey için çok daha farklı anlamlar kazandı. Toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığının artması ve bilinç düzeyinin yükselmesi, kişilerin beklentilerini de bu yönde şekillendiriyor."

Sosyal Medya 12

Sosyal medyanın "kusursuzluk" illüzyonu

Dijital platformların aile içi huzuru nasıl etkilediği sorusuna yanıt veren Tüz, "Modernleşmenin etkisiyle hayatımıza dâhil olan sosyal profiller; gerçek ve var olmayan mükemmel hayatlara özenme, kendi yaşadıklarını eksik görme ve kıyaslama sonucunda yetersizlik, kaygı ve güvensizlik duygularının oluşmasına neden olmaktadır. Bu durum çiftler arasında çatışmaları artırmakta ve başvuruların çoğalmasına yol açmaktadır,” dedi.

Telefon Mesajlaşma

İletişimsizlik ve duygusal kopuş

Çiftlerin boşanma noktasına gelene kadar belli evrelerden geçtiğini belirten Tüz, sorunun merkezinde "doğru konuşamamak" olduğunu şu sözlerle vurguladı:

"Boşanma aşamasına gelene kadar; birbirine karşı suçlayıcı dil kullanma, sürekli savunma geliştirme, duvar örme, duygusal ve ruhsal uzaklık gibi durumlar görülmektedir. Bu süreçlerin doğmasının temel sebebi iletişimsizliktir. Doğru diyalog kuramama ve sorunları sağlıklı biçimde ifade edememekten kaynaklı duygusal kopuşlar yaşandığında, çiftlerin geri dönüşümsüz kararlar almasının önüne geçilemiyor.”

Boşanma

Çocuklar için güvenli bir geçiş süreci

Tüz, "Ebeveynler kararı açıklarken birbirlerini suçlamamalı, taraflar birbirini kötülememelidir. Boşanmanın çocuklardan kaynaklanmadığını çocuklara hissettirmeli, her iki tarafın da çocuklara karşı sorumluluklarının devam edeceğini net bir şekilde ifade etmelidir. Çocuğa güven duygusu aşılanmalı ve bunun bir ayrılık değil, bir değişim süreci olduğu anlatılmalıdır,” diye devam etti.

Muhabir: BÜŞRA TAMAN