DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen Kültür ve Turizm Bakanlığı 2026 bütçe görüşmelerine katılarak, Bakanlığa Van ve bölge kültürü ile turizmi hakkında kritik sorular yöneltti.
Milletvekili Dindar, Van Gölü'nün korunmasına yönelik çalışmaları sorarken, göl kıyısındaki kaçak ve ruhsatsız otel yapımlarına neden müdahale edilmediğini sordu. Ayrıca Van'daki otel denetimlerinin nasıl yapıldığına dair bilgi talep etti.
Dindar, Van'ın zengin tarihine odaklanarak şu soruları yöneltti:
1- Van Müzesi'nde tutulması gerekirken yurt dışına kaçırılan tarihi eserlere dair Bakanlığın bir çalışması olup olmayacağını sordu.
2- Van ve çevresinde Medlere ve Urartulara ait kalıntıların açığa çıkarılması amacıyla hangi çalışmaların yürütüleceğini sordu.
3- Van'daki tarihi kiliselerin, Başkale Travertenleri ve Peri Bacalarının, Gürpınar'daki Tirişin Kalesi ve Gevaş'taki Aziz Thomas Manastırı gibi onlarca tarihi yerin neden koruma altına alınıp Van turizmine kazandırılmadığını sordu.
Konuyla ilgili VanHaber.tr'ye konuşan DEM Parti Milletvekili Mahmut Dindar şunları aktardı:
“Van Gölü’nü kaybetmemek adına neler yapabiliriz diye sorduk”
"Van Gölü, Van'ın ve bulunduğu çevrenin bir hayat damarıdır. Eğer Van Gölü olmazsa bütün o güzellikler kaybolur ve Van kendi Van olmaktan çıkar. Hepimizin Van Gölü'ne sahip çıkması lazım; zira Van Gölü, hepimiz için çok kıymetli ve değerli bir varlıktır. Van'a bugün bir değer katan birinci unsur, Van Gölü'dür. Yani Van'ı, Van yapan o bölgedeki Van Gölü'dür. Ne yazık ki, Kıyı Kanunu çerçevesinde sahilde oteller, tamiratlar, yeni restoranlar yapılıyor. Ayrıca Van Gölü'nün kirlenmesi, gölün içine arıtılmadan akıtılan kanalizasyon atıklarıyla da yakından ilgilidir. Bu anlamda Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın aslında burada bir yetkisi vardır ve gölü koruma altına alabilir. Bu minvalde Bakanlığa, bir çalışma veya hazırlıklarının olup olmadığını, bir bütçe ayırıp ayırmayacaklarını sorduk. Fakat gördüğümüz kadarıyla herhangi bir hazırlık yok. Herkes bilir; Van Gölü başka bir yerde olsaydı, bütün bir etrafı bugün turizm otelleriyle donatılmıştı, kente büyük bir katma değeri olacaktı. Ancak son zamanlarda suların çekilmesiyle birlikte, Van Gölü'nü kaybetmemek adına neler yapabiliriz diye sormamız gerekiyor. Biz hep birlikte sahip çıkmak zorundayız. Gerçekten Van Gölü'nün o yok olması, o bölgenin tamamen yok olması anlamına gelecektir. Bu nedenle bu konuşmaları yaptık."
“Bu kadim kantin tarihi eserlerine sahip çıkmalıyız”
"Van, geçmişiyle tarihi bir kenttir, birçok medeniyeti içerisinde barındıran ve Urartulara başkentlik yapmış bir şehirdir. O anlamda tarihi eserler de oldukça fazladır. Fakat bunlar maalesef kaderine terk edildi; birçoğu yıkılmakla ve yok olmakla karşı karşıya. Bunlar aslında Van'ın değerleridir; katma değer sağlayacak, turizm anlamında çok büyük gelirler getirecek ve bulunduğu bölgelere katkı sağlayacak çok değerli eserlerdir. Bunlara sahip çıkmamız lazım. Bunların içinde birçok eski tarihi kilise, farklı farklı peri bacaları, Gürpınar'daki Tirişin Kalesi, Gevaş'taki Aziz Thomas Manastırı gibi onlarca tarihi yer var. Kültür Bakanlığı'na bağlı oldukları için, bunların yeniden gün yüzüne çıkartılması, tadilat yapılması ve turizme kazandırılması için ayrı bir bütçe hazırlanıp hazırlanmadığını sorduk. Ancak bu konuda o bölgede bir bütçe çıkardıklarını veya bir hazırlıkları olduğunu görmedik. Türkiye'deki her yerde olduğu gibi, Van da bu tarihi eserlere sahip çıkmak, bunları turizme kazandırmak zorundadır. Bunlar kültür varlıklarıdır; bunlara değer biçip yeniden gezilebilir, görülebilir hâle getirerek turizme büyük katkılar sağlayabiliriz. Tirişin Kalesi gibi birçok kalemiz var, bunların yeniden elden geçirilmesi lazım. Bakalım, bekleyeceğiz ne kadar Van'a değer verecekler ne kadar sahiplenecekler."
“Yurt dışına kaçırılan eserler olduğu bilgisini aldık”
"Duyumlarımız var fakat ne kadar eser yurt dışına çıkarılmış, hangi eserlerdir, maddi değerleri nedir, bunların yerine sahte eserler mi konulmuş; tam bir bilgi sahibi değiliz. Ancak bazı eserlerin Van Müzesi'nden dışarıya çıktığını biliyoruz. Bunların bir envanteri elimizde yok. Bunun araştırılıp hangi eserlerin çıkartılıp envanterinin tutulması lazım. Çünkü bunlar Van'ın değerleridir, Van Müzesi'nde sergilenmesi ve Van'a katkı sağlaması lazım. Biz tabii bunları çok detaylı bilmiyoruz ama bunların takipçisi olacağız ve yeniden Van'a getirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa sürekli dile getireceğiz. Bunlar Van halkının ve Van şehrinindir, geri gelmesi lazım. Ayrıca bunların nasıl çıktığını da araştırmak lazım; kim göz yumdu, nasıl çıktı, kim götürdü? Bir mahkeme süreci var mı, araştırma yapılmış mı? Bunun da üzerine gitmek lazım.”
“Kürtçe’ye verilen desteğin oranını sorduk”
“Türkiye'de yayınlanan kitaplara, dergilere, gazetelere ve filmlere verilen toplam teşvik ve desteğin ne kadar olduğunu, bunlar içinde yayın dili Kürtçe olanların bütçe oranının ne olduğunu da sorduk. Tüm bu eserleri hem turizme kazandırmak hem de halkımızın gelip bunların Urartu’dan, farklı farklı medeniyetten kalma olduğunu yerinde görmesi daha kıymetlidir, daha değerlidir."




